1924 yılının temmuz ayında yayınlanan Resimli Ay Dergisindeki uçakların savaşlardaki önemine dair bir yazıda oldukça ilginç tespitler gerçekleştiriliyor. Ne yazık ki imzasız yayınlanan yazının meçhul yazarı İngiltere, Fransa ve Amerika’da gerçekleşen yeni buluşlar sayesinde savaşları nasıl bir gelecek beklediğine değinirken, İkinci Dünya Savaşı’nda kullanılmaya başlayacak roketler, muhtemel bir savaşta Londra’yı bekleyen bombardıman tehlikesi gibi isabetli öngörülerde bulunuyor.

 

“Bir İngiliz hem havadan donanma ve şehirleri bir anda mahvedecek, hem de şehir ve orduları havai hücumlara karşı müdafaa edebilecek yeni bir alet ihtira (icat) etmiştir. Bununla şehir üzerine mayi (akıcı madde) halinde ateş yağdırılıyor.

Dünyanın bu iki muazzam devleti karşı karşıya geldikleri zaman donanmalarıyla muharebe edeceklerdir. Japonya ile Amerika’yı ayıran hudut koca Bahr-i Muhit-i Kebir’den (Büyük Okyanus’tan) ibarettir.

 

Onun için Amerika bütün kuvvetini donanmaları mahvedecek tahrip vasıtaları taharrisine (araştırmalarına) vermiştir. Bir Amerikan mühendisi tayyareden atılacak bir bomba ile denizdeki sefaini (gemileri) mahvedecek fosfatlı bir bomba keşfetti. Bu bomba sefinenin (geminin) üst ve civarına düşünce gemiyi mürettebatıyla birlikte mahvedecek kadar kuvvetlidir. Bu yeni bomba son zamanlarda müteaddit defalar (tekrar tekrar) tecrübe edildi ve muvaffakiyetli neticeler (başarılı sonuçlar) verdi. Bu sayfada bu tecrübelerden bir tanesinin resmi vardır. Gemi tayyareden atılan fosfatlı bir bomba ile gark edilmiştir (batırılmıştır). Şimdi bu bombanın ıslahına (kusurlarının giderilmesine) çalışılmaktadır. Deniz üzerinde seyreden bir donanmanın bu bombalar vasıtasıyla imhası imkânı suret-i katiyede (kesin olarak) tahakkuk ettiği (gerçekleştiği) zaman artık donanmanın hükmü kalmayacaktır.

 

1920’li yıllarda gazetelerde yayınlanan bir sosyal sorumluluk reklamında havacılığın sadece sivil amaçlarla kullanılması gerektiği savunuluyor:

“Geleceğin Taşımacılığı… Ne İçin? Ölüm ve Yıkım veya Dostluk ve Barış Tüm Savaş Uçaklarını Ortadan Kaldırın!”

 

Şimdi de bir İngiliz, tayyarelerle bir donanmaya hücum için yeni bir alet ihtira etmiştir (icat etmiştir). Diğer sayfamızda resmi ve teferruatı görülecek olan bu alet, yeni sistem bir fişekten ibarettir. Bu fişeğin içerişinde yedi yüz küçük bomba vardır. Bu fişeklik bir tayyareden kendisine mahsus aletle atıldığı zaman nişan alınan yere gelince patlıyor ve havai fişeklerinin havada patladığı zaman etrafa saldıkları rengarenk yıldızlar gibi patladığı yeri ateş ve kıvılcıma boğuyor. Patladığı yerde adeta havadan bir kazan mayi (sıvı) halinde kızgın ateş dökülmüş gibi oluyor ve bittabii bu mayi düştüğü yeri yakıyor ve mahvediyor. Bir fişeğin yüz yarda merbaa (yüz yarda kare) bir mıntıkayı tahribe kafi geliyor.

Bu alet aynı zamanda bir şehri veya bir donanmayı tayyare hücumuna karşı müdafaa için de kullanılabiliyor, havaya atıldığı zaman fişek beş mil irtifaya çıkabiliyor. Mamafih (bununla beraber) muhteviyatı takviye edilmek suretiyle daha yüksek bir irtifaya da çıkarmak mümkündür. Fişek yerden atılıyor ve havada yine aynı cesamette (büyüklükte) bir mıntıkada rast geldiği bütün ecsamı (cisimleri) mahvediyor.

 

Bu fişeğin bir iyiliği de havaya attığınız zaman patlar patlamaz tesirini yapması ve yere yakıcı bir şey dökmemesidir. Aynı zamanda yere atıldığı zaman yere düşünceye kadar patlamaması ve bu suretle tayyareleri tehlikeye ilka etmemesidir (tehlikeye terk etmemesidir). Bu fişeğe İngilizler roket diyorlar ve bundan mühim neticeler bekliyorlar. İngilizleri en ziyade düşündüren mesele İngiltere ve Londra’yı harici bir hücuma karşı müdafaa olduğu için, müdafaa vesaitini takviye eden bu kabil ihtiralar İngiltere’de büyük hüsnü kabul görmektedir. Bu roketlerle yapılacak bir müdafaa hattı vasıtasıyla İngiltere’nin müdafaasını temin mümkün olacağı zan ve tahmin edilmektedir.

 

Diğer sayfamızda resmi (Fotoğraf 1) görülen bu roketin şekil ve evsafı (özellikleri) ber-vech-i atidir (aşağıdaki gibidir):

  1. Tecrîye (akışkan) roketi. İçerisi madeni fişekle doludur. Patlayınca bu madenler eriyerek akıyor ve düştüğü yeri yakıyor.
  2. Bu roketler beş mil irtifaya (yüksekliğe) kadar yükseliyor ve havadaki tayyareyi parçalıyor.
  3. Roketi atan top.
  4. Patlayan bir roketin havaya çıkışı
  5. Tayyarenin üstünde patlayan bir roket
  6. Roket kullanan bir tayyare, düşman üstünde dolaşarak attığı bir roketle bütün bir orduyu mahvedebiliyor.
  7. Patlayan bir roketin şehir üzerine akıttığı mayi (sıvı) halinde ateş.”

 


Popular Mechanics dergisinin Aralık 1930 sayısında, sık sık yapıldığı gibi uçak tehlikesi kapağa taşınmış.

 


Popular Mechanics dergisinin Eylül 1940 tarihli sayısında ise, artık gelecek gelmiş ve uçaklarla donanmaların bitimsiz savaşı başlamıştır.

1968 © Uçak Teknisyenleri Derneği