|
Technical Englısh Dictionary |
Sözlüğü bilgisayarınıza indirmek için lütfen burayı tıklayın
A length of : Bir parça
A set of : Bir grup,set
Abondon,to : Bırakmak,vazgeçmek
Abbreviate,to :
Kısaltmak
Abbreviation : Kısaltma
Abnormal : Anormal,uygun olmayan
Abort,to : Başarısızlıkla bitmek,yarıda kesmek/durdurmak
Aborted take off : Kalkıştan önce uçuştan vazgeçme
About : 1- Hakkında ,– e dair
: 2- Takriben
: 3 –Çevresinde,etrafında
: 4 – Yakında civarında
: 5 – Her yerinde
Above : Yukarısına,yukarısında;yüksek;daha çok;daha fazla
Above mentioned : Yukarıda bahsedilen
Abrade,to : Aşındırmak,yemek
Abrasion : Aşınma
Abrasive : Aşındırıcı,aşındıran
Abruptly : Ansızın,birdenbire
Absence : Yokluk,bulunmama
Absolute : Tam,mutlak,kesin
Absolutely : Mutlaka,kesinlikle
Absorb to : Emmek,soğurmak,absorbe etmek
Abut to : Dayanmak,dokunmak,bitişik olmak
Accelerate,to : İvmelenmek,hızlanmak
Acceleration : Hızlandırma,süratin artması,hızlanma
Accelerometer : Hızlanmayı,ivmelenmeyi ölçen cihaz,aksekerometre
Accept,to : Kabul etmek,onaylamak,almak
Acceptable : Kabul edilebilir,uygun
Access : Erişim,ulaşma
Access door : Ulaşım kapağı
Access panel : Ulaşım paneli
Access platform : Ulaşım platformu,sehpa
Accessible : Yaklaşılabilir,girilebilir,ulaşılabilir
Accessory gearbox : Dişli kutusu
Accident : Kaza
Accidental : Kazara,istemeden
Accommodate,to : Sağlamak,temin etmek,yerleştirmek
Accoplısh,to : Tamamlamak,yapmak
Accordıng to : -e göre
Accumulate to : Birikmek,yığılmak,toplamak
Accuracy : Kesinlik,doğruluk
Accurate : Doğru,kesin,tam,
Achieve,to : Gerçekleştirmek,yapmak,başarmak
Acidified : Asitli,asitlenmiş
Acknowledge to : Onaylamak,kabul etmek
Acorn tube : Akorn lamba
Acquıre to : Kazanmak,elde etmek,edinmek
Acquired : Kazanılmış,belirli
Acquistion : Kazanma,edinme,belirleme
Acrid : Keskin,tehlikeli
Acress : Bir yanından öteki yanına
Action : Hareket
Activate,to : Harekete geçirmek,etkili hale getirmek
Activation : Harekete geçme ; tesirini gösterme
Active : Aktif,faal
Activity : İş,etkinlik,aktivite
Actual : Esas,gerçek,asıl
Actutate,to : Çalıştırmak
Actuating : Harekete geçiren,çalıştıran
Adapt,to : Adapte etmek,uyarlamak
Add,to : İlave etmek,eklemek
Addition : Ekleme,ilave etme,ilave,ek
Additional : Fazladan,ekstra,ilave olarak
Address,to : Bahsetmek
Adequate : Yeterli,uygun
Adhere,to : Yapışmak,tutmak
Adherent : Yapışık,bağlı
Adhesive : Yapışkan,yapışıcı
Adjacent : Çok yakın,bitişik komşu
Adjoın,to : Bitişik olmak
Adjust to : Ayarlamak
Adjustable : Ayarlanabilir
Adjustable Access platform: Ayarlanabilir ulaşım platformu
Adjustment : Ayar,ayarlama,düzeltme
Adjustment cap : Ayar kepi(kapağı)
Adjustment screw : Ayar vidası
Admit to : Kabul etmek,izin vermek
Adopt to : Kabul etmek,benimsemek,kullanmak
Advance to : İlerlemek
Advanced : İleri
Adversely : Zararına,olumsuz olarak
Advisable : Tavsiye edilir,uygun
Advise to : Tavsiye etmek
Aerodrome : Hava meydanı
Aerodynamic : Aerodinamik,hareket halindeki hava yada gazla ilgili
Aerology : Hava bilimi
Affect to : Tesir etmek,dokunmak
Aft : Arka,geri,arka taraf
After : Sonra
Again : Tekrar
Aganist : 1- Karşılaştırarak
: 2- -e karşı
Aggravate to : Kötüleştirmek,şiddetlendirmek
Agitate,to : Sallamak,çalkalamak
Agitation : Sallama,çalkalama
Agree,to : Bağdaşmak,uymak
Aid : Yardım
Aileron : Uçağın sağa sola yatışını sağlayan uçuş kumanda yüzeyi
Aim : Hedef,amaç,gaye
Aim to : Hedefe doğru çevirmek
Air : Hava
Air brake : Hava freni
Air carrier : Hava yolu şirketi
Air conditioning : Havanın şartlandırılması,havalandırma
Airborne : Havada,uçan
Aircraft : Uçak,hava taşıtı
Aircraft Maintenance mechanic : Uçak bakım teknisyeni,mekanik
Airfield : Hava meydanı(askeri)
Airflow : Hava akımı
Airframe : Gövde
Airspace : Hava sahası
Airspeed : Hava sürati,havaya nazaran sürat
Airstair : Merdiven
Airstream : Hava akımı
Airworthy : Uçuşa elverişli
Aisle : Koridor
Alert to : Alarm vermek,uyarmak,bildirmek
Align with to : Aynı hizaya koymak,aynı eksene getirmek
Align to : 1- Karşılaştırmak
: 2 – Navigasyonda IRU için enlem – boylam bilgilerinin girilebilmesi için işlemi başlatmak.
Alike : Benzer,aynı
All : Bütün,tüm
Allcate to : Tahsis etmek,ayırmak
Allow to : Bırakmak,müsaade etmek,izin vermek
Allowable : Kabul edilebilir,izin verilebilir
Alloy : Alaşım
Alone : Tek başına ,yalnız,sadece
Along : Boyunca
Alphanumerics : Harf ve rakamlardan oluşan dizi
Also : de-da aynı zamanda
Alter to : Değiştirmek,değişmek
Alternate : Yedek,yerini alabilen
Alternately : Sırayla
Alternative Current ( A.C) Alternatif akın,dalgalı akım
Although : Rağmen,karşın
Altimeter : Uçağın yerden yüksekliğini gösteren alet,altimetre
Altitude : Yükseklik,irtifa
Aluminum,aliminium : Alüminyum
Always : Her zaman,daima
Ambient pressure : Ortam basıncı
Ambient temperature : Ortam sıcaklığı
Amendment : Düzeltme,değişiklik
Ammeter : Ampermetre,akın miktarını ölçen alet
Among : Aralarında , arasında
Amount : Miktar
Amplification : Büyütme,güçlendirme zayıf sinyallerin değerini yükseltme
Amplify to (amplified amplified) Büyütmek,genişletmek,kuvvetlendirmek
Angle : Açı
Angle of attack : Hücum açısı,uçak ekseni ile hava filelerinin akış doğrultusu arasındaki açı
Annotate to : Açıklayıcı notlar koymak
Annotation : Not
Annual : Yıllık
Annunciate to : Bildirmek
Annunciator panel : Arıza uyarı paneli
Anomaly : Anormallik
Answer : Cevap
Answer to : Cevap vermek
Antenna : Anten
Antenna tilt angle : Anten eğim açısı
Anticipate to : Beklemek,ummak,tahmin etmek
Anti-clockwise : Saatin ters yönünde
Anti-icing : Buzlanmayı önleme
Anti-skid : Anti-skid kaymayı önleyen,kaymaya karşı
Anti-skid brake : Tekerlekleri kazıklatmadan ve kaydırmadan hızını düşüren fren
Any : 1- Hiç
: 2 – Herhangi
Any(no)longer than : - den daha fazla süre değil
Apart : Ayrı
Aperture : Açıklık,delik
Apparent : Açık,görülebilir,meydan da olan
Appear to : Ortaya çıkmak ,görünmek
Applicable : Uygun,uygulanabilir
Apply to : 1- Vermek,uygulamak
: 2 Sürmek
Approach : Yaklaşma ,inişe
Approach to : Yaklaşmak
Appropriate : Uygun
Approve to : Onaylamak
Approved : Onaylanmış
Approximately : Yaklaşık , yaklaşık olarak
Apron : Apron,terminalin yada hangarın karşısında bulunan uçak park alanı
Arc : Yay,kavis
Area : Bölge,yer
Arm : Kol
ARMED position : (İşletme) hazır durum
Arming : Hazır duruma sokma
Around : Çevresinde,etrafında
Arrange to : Düzenlemek,ayarlamak
Arrest to : Durdurmak,tutmak
Arrival : Geliş,varış
Arrive to : Gelmek , varmak
Arrow : Ok
Artıcle : Nesne,şey,madde
Artıculate : Mafsallı,düzenli bir şekilde birbirine bağlı
Artıculate to : Mafsal ile birleştirmek
Artificial : Yapay,suni
As : 1-…. Olduğundan , - den dolayı, çünkü
: 2 – gibi
As a rule : Genellikle,çoğunlukla
As follows : Aşağıdaki gibi
As necessary : Gerektiği şekilde,gerektiği gibi
Ascend to : Yukarı çıkmak,yükselmek
Ascent : Yükselme
Ashtray : Kül tablası
Aside : Bir yana,bir tarafa
Aspect ratio : Görüntü oranı,görüntü boyutu,çerçeve oranı
Assemble to : Birleştirmek bir araya getirmek,kurmak , monte etmek
Assembly : Montaj,kurma,bir araya getirme
Assess to : Değerlendirmek
Assign to : 1- Tahsis etmek,ayırmak
: 2 – Atamak,tayin etmek
Assigned : Ayrılmış,tahsis edilmiş
Assist to : Yardım etmek desteklemek
Assocıated : İlgili
Associated with : … ile ilgili,ilişkili; bağlı
Assure to : Emin olmak,temin etmek,sağlamak
Asteriks : Yıldız işareti(*)
Asymmetric : Asimetrik,simetrik olmayan
At a time : Bir seferde
At least : En az
At once : Derhal,hemen
At regular ıntervals : Düzenli aralıklarla
Attach to : Bağlamak,tutturmak
Attachment poınt : Bağlantı noktası
Attack to : 1- Saldırmak , hücum etmek
: 2 – Zarar vermek
Attain to : Ulaşmak, erişmek
Attempt : Deneme,girişim
Attempt to : Denemek,girişmek
Attention : Dikkat,ilgi
Attitude : Konum,durum,pozisyon
Audible : İşitilebilir,duyulabilir
Aural warning : Sesli ikaz
Authority : Otorite,yetki,makan
Authorization to : İzin vermek,yetki vermek
Automatic Direction Fınder (ADF ) : Otomatik yön bulucu
Automatic Volume Control (AVC ) : Otomatik ses kontrolü
Auxiliary : Yedek,yardımcı
Auxiliary Power Unıt ( APU ) : Yardımcı güç kaynağı
Available : Mevcut,hazır,elde mevcut,müsait
Average : Ortalama
Aviation : Havacılık
Avionics : Havacılık elektroniği
Avoid to : Önüne geçmek , meydan vermemek, sakınmak,kaçınmak
Away : Uzağa,uzakta; bir yana
Axis : Eksen
Axle : Aks,Dingil
Axle sleeve : Aks kovanı
Azimuth : Azimut,gök küresinin herhangi bir noktası ile güney yönü arasındaki açı,güney açısı
Back : Arka,geri,tekrar
Back of : Arkası,arkasında,arkasına
Back off to : Gevşetmek
Back up to : Desteklemeki,yedeklemek
Background lighting : Arka panel aydınlatması
Backing : Yardım arka çıkma,arka,arkalık,destek
Backlash : Şiddetli geri itme,makine de boşluk veya salgı,laçkalık
Backlash of controls : Kumandaların oynaklığı
Backşash play : Kumanda boşluğu ( Kumandalar bu boşluk içerisinde oynatılırsa kumanda hareketi meydana gelmez.
Backside : Arka,taraf
Back-up : Yedek,destek
Backward : Geriye doğru
Bacteria : Bakteri
Bad (ly) worse,worst : Kötü
Badge : İşaret,alamet,rozet
Baffle plate : Bölme plakası
Balance : Balans,denge
Balance to : Dengelemek,eşit hale getirmek
Ball : Bilya,küre,top
Balast : 1 – Balans denge ayarlığı
: 2 – Ayar rezistansı,akımı dengelemek üzere dizayn edilmiş bir devre elemanı
Ballytpe : Bilyalı tip
Bank : Yatış uçağın bir kanadının diğer kanada göre alçak yada daha yüksek olduğu pozisyon
Bank angle : Yatış açısı
Bank to : ( Uçakta ) bir tarafa yatmak
Bar : 1- Basınç ölçü birimi
: 2 – Çubuk,değnek,kol,demir
Bare : Çıplak,yüzey katmanı veya koruması olan
Barrel : Varil,fıçı
Barrel roll : Uçuşta uçağın ekseni üzerinde tam bir devir yapması
Barrier cream : Koruyucu krem
Base : 1- Taban , alt(kısım),dip
: 2 – Üs
Base plate : Taban levhası
Base to : Temel almak,referans almak,kullanmak
Basıc : Esas,temel
Basically : Temel olarak,esasında
Basin : Lavabo,leğen
Battarey : Batarya,akü,pil
Batatarey operated : Batarya ile çalışan
Batterarey powered : Batarya ile çalışan / beslenen
Bay : Bölme,iki kiriş veya dikme arası
Bayonet pin : Kavrama pimi,bağlama somunu pimi
Be provided to : Bulunmak,olmak
Be subjected to,to : Maruz kalmak,maruz bırakılmak
Be,to (is,are,was,were) : Olmak,varolmak
Beacon : Bir uçağa kılavuzluk etmek yada uçağı yönlendirmek amacıyla ışık,elektrik sinyali,yada başka uyarma türleri yayan istasyon , radyo,far
Beacon lıghts : Havaalanlarındaki işaret lambaları
Bead : Damak,ufak yuvarlak cisim,boncuk
Beam : 1 – Kiriş
: 2 – Işık,ışın,huzme
Beam antenna : Huzme anten
Beam deflection tube : Huzme saptırmalı tüp
Bear , to (bore,borne) : Taşımak
Bearing : Yatk,rulman
Bearing alignment : Yatağı istikametine koymak,ayar yapmak.
Because : Çünkü , -den dolayı
Because of : Yüzünden, - den dolayı
Become , to (became,become)Hale gelmek,dönüşmek,olmak
Before : Önce ,– den önce
Begin to ,(began , begun ) : Başlamak
Beginning : Başlangıç,kaynak
Behind : Arkasında
Bell : Zil,çan
Bell cutout switch : Zil kesme,susturma switchi
Bellcrank : Hareketin yönünü değiştirmek için kullanılan manivela,kol
Belly : Göbek
Belly fairing : Koltuk(gövde altı) kaportası
Belly landing : İniş takımlarını kullanmayarak,gövde üzerine iniş
Belong ,to : Ait olmak
Below : Aşağı,aşağıda,aşağısında,altında
Belt : Kayış,kemer
Belt konveyor : Kayışlı konveyör
Belt drive : Kayışla hareket ettirme,döndürme
Bench : Tezgah,sıra oturma sırası,bank
Bench drıll : Masa matkabı
Bench RPM : Deneme devir sayısı
Bench vıce : Tezgah mengenesi
Bend : Bükülmüş kıvrık kısım
Bend to ( bent,bent) : Kıvırmak,bükmek
Bending : Eğilme,bükülme,eğme,bükme
Beneath : Aşağısına,altına,aşağısında,altında
Bent : Eğilim,meyil,eğri,bükük
Beside : Yanında,yanına
Besides : Ayrıca
Best : En iyi
Beter : -den daha iyi
Between : Arasında
Bevel : Dik açılı olmayan,eğim,eğrilik
Bevel gear : Konik dişli. Bir şiftin kendisine paralel olmayan diğer bir şaftı döndürmesini sağlar.
Beverage : İçecek ,meşrubat
Beware,to : Dikkat etmek,sakınmak,kaçınmak
Beyond : Ötesinde,daha fazla,daha ileride
Bezel : Façeta,kenar,çıkıntı
BITE Test : Dahili sistem testi
Bias : 1 – Verev,şivli,meyilli
: 2 – (Elektrikte) bayas,öngerilim
Biaxial : İki eksenli
Big : Büyük
Binary : İkili
Bind to(bound,bound) : Bağlamak,tutturmak
Binding : İki madeni cismin fiziksel olarak bağlanması
Bit : 1 – Matkap ucu, alet ucu
: 2 – (Bilgisayarda)bit,ikili sayı sisteminde bir birim
Blade : Jet motorunda kademeleri oluşturan döner parçalardan her biri,pal
Blank off to : Sızdırmazlığın sağlanması amacı ile tapa,conta,bostik vb.maddeler uygulamak
Blank out to : İptal etmek
Blank to : Kapak ile kapatmak
Blanket : Battaniye
Blast : Sert rüzgar sağanağı
Bleed ( off) to : Kanamak,(basınç ,gaz) boşalmak,kaçmak,boşaltmak,kaçırmak
Blend to : Karıştırmak,harmanlamak
Blind cap : Kör başlık
Blind plug : Kör tapa
Blister : Kabartı
Blistering : Kabarma
Block tıme : Uçağın kalkışı için takozların alındığı andan inişte park edip takoz konduğu ana kadar geçen zaman
Block to : Önünü kapatmak,tıkanmak
Blockage : Tıkanma
Blocked : Tıkalı
Blot to : Kurulamak,kurutmak
Blow to (blew,blown) : Hava vermek,fışkırtmak
Blower : Fan,vantilatör,hava akımını sağlayan cihaz,üfleyici
Blunt : Kör,keskin olmayan
Blunted : Kör keskin olmayan
Boarding : Uçağa binme
Body : Gövde , vücut
Bolt : Cıvata
Bolt to : Civatalamak
Bond : 1 – Elektriki irtibat
: 2 – Kimyasal madde kullanarak yapıştırma
Bond to : 1 - Elektriki irtibat sağlamak,elektrik bağlantısı kurmak
: 2 – Kimyasal madde kullanarak yapıştırmak
Bonding : 1 – Bağlantı
: 2 – Tutturma,yapıştırma
Bonnet : 1 - Başlık, başlık şeklindeki kapak
: 2 – Arabanın motor kaportası
Boost : 1 – Manifold basıncı
: 2 – Basıncı arttırma,zengin karışım verme
Boost to : İtmek;desteklemek;yükseltmek,arttırmak,voltajı yükseltmek
Bore : Delik,oyuk,çap
Both : Her ikisi,her iki
Both… and… Hem … hem de…
Bottle : Tüp
Bottom : En alt,taban,dip
Bottom to : Değmek,ulaşmak
Brake : Fren
Brake tempereture monıtorıng system : Fren ısısı kontrol sistemi
Brake to : Fren yapmak,frenlemek
Branch : Dal,kol,bölüm
Branch to : Ayrı yönlere,bölümlere ayrılmak/dağılmak/bölünmek
Breadth : Genişlik
Break : 1 – Çatlak,kırık
: 2 – Aralık,açıklık
: 3 – Ara,paydos
: 4 – Ani düşme,kesilme
Break down to : Bozulmak
Break off to : Kırılıp ayrılmak
Break to ( broke,broken) : 1 – Kırmak
: 2- (Elektrik) Devreyi bozmak,kapatmak
Breakdown : (Makine) Bozulma,durma
Breath : Nefes , soluk
Breathe to : Solumak , nefes almak
Bridge : Köprü
Brief : Kısa
Briefcase : Çanta,evrak çantası
Brıght : Parlak
(brıghter,brıgtest) : daha parlak,en parlak
Brıghtness : Parlaklık
Brilliance : Parlaklık
Brıng to(brought,brought) : Getirmek
Brıskly : Çabuk
Broad : Geniş,enli
Broadcast : Yayın
Broadcast to : Radyo ile yayınlamak
Brush : Fırça
Brush on,to : Fırçayla sürmek
Brush to : Fırçalamak
Bubble : Baloncuk
Build : Yapı
Build in to : Dahil etmek
Build to : 1 – İnşa etmek
(built,built) : 2 – Monte etmek,parçaları bir araya getirmek
Built-in : Dahili,gömme(dolap vs)
Bulge : Çıkıntı,şişkinlik
Bulkhead : Duvar
Bump to : Çarpmak,vurmak
Burn : Yanık
Burn to : Yanmak
Burst to : 1 – Patlamak
(burst,burst) : 2 – Yarılmak,ayrılmak
Busbar : Elektrik gücü dağıtım çubuğu / hattı
Busy : Meşgul
But : 1 – Fakat,ama
: 2 – Hariç
Butt : Herhangi bir şeyin enli ucu veya sapı,fıçı
Butt to : 1 – Bitişmek,bitiştirmek
: 2 – Değdirmek,değmek
: 3 – Kafasını vurmak
Button : Düğme,buton
By : 1- Tarafından
: 2 – İle,vasıtasıyla
: 3 – Yanında , yakınında,
By means of : Yoluyla,vasıtasıyla
By use of : Yoluyla,kullanarak
By way of : Yoluyla,vasıtasıyla
Bypass : Atlama,dolaştırma,aşama hattı
Bypass to : Bir devreyi,bir şeyin içinden geçirmek yerine o şeyi atlayacak şeklide değiştirmak.
Cabin : Kabin
Cabin attendant : Kabin memuru,hostes
Cabin window shade : Güneşlik,kabin perdesi
Cable : Kablo
Cadmium plated : Kadmiyum kaplama
Cage : Kafes
Calculate , to : Hesaplamak
Calculation : Hesap
Calibrated dial : Derecelendirilmiş kadran/gösterge
Calibration : Kalibrasyon,ayarlama
Call button : Çağırma butonu
Call,to : 1- Çağırmak
: 2 – Telefonla aramak
Calorie : Kalori
Cam : Kam
Cambered : Dış bükey,kavisli,hafif bükük
Cancel ,to : İptal etmek
Canted : Eğimli
Cap : Kapak
Cap nut : Şapkalı,kapalı somun
Cap,to : Kep ile kapatmak
Capability : Kapasite,güç,imkan
Capasity : Kapasite
Captain : Kaptan
Captain panel : Kaptan pilotun paneli
Captain’s control stand : Pedestal
Capture : Yakalanma,kilitlenme
Carburize to : Karbonlanmak
Carcass ply : Karkas kat
Card : Kart
Cardboard : Kalın karton,mukavva
Cardinal number : Asıl sayı,sayma sayısı(1,2,3,4…gibi)
Careful : Dikkatli
Carefully : Dikkatlice,dikkatli şekilde
Carriage : Taşıma,nakliye, araba
Carrier : Taşıyıcı
Carry out to : Yapmak
Carry to(carried,carried) : Taşımak
Cartridge : Kartuş
Carve, to : 1- Kesmek
: 2- Oymak
Case : Kutu,muhafaza,kasa
Casing : Kasa
Cast iron : Dökme demir,pik demir
Casting : Döküm
Castle nut : Çentikli somun,taçlı somun
Catch to(caught,caught) : Yakalamak,tutmak,yetiştirmek
Category : Kategori,sınıf
Cathode Ray Tube(CRT) : İçindeki elektronlar(katot ışınları)florasan ekranda görüntü oluşturan elektron tüpü
Cause : Sebep
Cause to : Neden olmak,sebebiyet vermek,yol açmak
Caution : İkaz(iş ve malzeme için)
Cautious : Dikkatli,tedbirli
Cavity : Boşluk
Cease to : Durmak,sona ermek
Ceilling : Tavan
Cement : Çimentolamak,yetiştirmek
Center fuel tank : Merkez yakıt tankı
Center of gravity : Ağırlık merkezi
Center,centre : Merkez,orta
Center to : Merkezlemek,ortalamak
Center-groove tire : Merkez oluklu lastik
Centerline : Merkez hattı,pist orta hattı
Center-rib tire : Merkez kuşaklı lastik
Central : Merkezi,santral
Centrifugal : Santrifüj,merkezkaç
Certain : Belirli
Certificate : Sertifika,belge
Certified : Onaylı,tasdikli,yetkili
Certify,to(certified,certified) : Onaylamak,tasdik etmek
Chafe to : Ovuşturmak,sürterek aşındırmak,ovarak ısıtmak
Chain : Zincir
Chalk : Tebeşir
Chamber : Oda
Chamfer : Oluk,yiv
Chamfer to : Oluv açmak,yiv açmak
Chance : İhtimal , olasılık
Change : Değişiklik
Change to : Değiştirmek,değişmek,çevirmek
Channel : Kanal,oluk
Chapping : Çatlama
Chapter : Bölüm
Characteristic : Özellik
Characterize to : Tanımlamak,nitelemek
Charge : Ücret,yük,görev,şarj
Charge to : Yüklemek,doldurmak,şarj etmek
Charged : Yüklü
Charging : Yükleme,doldurma,şarj etme
Chart : Tablo,grafik
Charter,to : Kiralamak,tutmak
Chase to : Oluk açmak,oymak
Chaser : Diş açma bıçağı,keski
Chassis : Şasi,çerçeve
Cheap : Ucuz
Check : Kontrol
Check list : Kontrol listesi
Check valve : Check valf,bir yöne akışa izin veren aksi yöne akışı
Check to : Kontrol etmek
Chemical : Kimyasal
Chevron cutting : Zikzak kesilme
Chief pilot : Baş pilot,kaptan
Chill to : Soğumak,soğutmak
Chılly : Soğuk,serin
Chip to : Yontmak,çentmek
Chipping : Küçük parçalar halinde yontulma
Chisel : Keski,iskarpela
Chloride : Klörür
Chlorinated water : Klorlu su
Chock : Takoz
Choıce : Seçim
Choke to : Tıkamak,boğmak
Choose to(chose,chosen) : Seçmek
Chop to : Kesmek,parçalamak
Chord : Kiriş
Chrome : Krom
Chunk : İri parça
Chunking : İri parçalar halinde kopma
Circle : Daire , çember
Circle to : Etrafını çevirmek,kuşatmak
Circuit : Devre
Circuit breaker : Sigorta,devre kesici
Circuit diagram : Devre şeması
Circular : Dairesel yuvarlık
Circulate to : Dolaşmak
Circulation : Dolaşım,devir,sirkülasyon
Circulation of air : Hava sirkülasyonu
Circumference : Çevre,çember
Circumferential : Çevreye ait,çevresel
Circumstance : Durum,koşul
Claim to : Talep etmek,hak iddia etmek
Clamp : Kelepçe
Clamp circuit : Bloke devresi,kenetleme devresi
Clamping ring : Kelepçe halkası
Clarify to(clarified,clarified) : Arıtmak,temizlemek
Clasp to : Tutturmak,kenetlemek
Classification : Sınıflandırma,tasnif
Classify to(classified,classified) : Sınıflandırmak,tasnif etmek
Clay : Balçık,kil
Clean : Temiz
Clean to : Temzilemek
Cleaning agent : Temzileme maddesi
Clear : Açık,serbest,net
Clear of : Temizlenmiş, - den uzak
Clear up to : Düzenlemek,toparlamak,temizlemek
Clearance : 1- Aralık,klerans
: 2 – İzin
Cleared for push-back : Push-back serbest
Clench to : Sıkmak,sıkıştırmak
Click : Tık,çıt sesi
Climate : İklim
Climb : Tırmanma,yükselme
Clımb to : Tırmanmak,yükselmek
Clıng to(clung,clung) : Yapışmak,bırakmamak
Clinometer : Klinometre,eğimölçer
Clıp to : 1 – Tutturmak,iliştirmek
: 2 – Kesmek
Clıper(clıppıng circuıt : Kesici devre,kırpıcı devre
Clock : Saat
Clockwise : Saat yönünde
Clog,to : Tıkamak,tıkanmak,engel olmak
Clogged : Tıkalı,tıkanmış
Cloggıng : Tıkanma
Close : Yakın
Close up,to : Kapatmak,bitirmek
Close to : Kapatmak,kapanmak
Closed : Kapalı
Closure : Kapanma
Cloth : Bez
Clothes : Giysi,elbise
Clothing : Giysi
Cloud : Bulut
Cluster : Grup,küme,demet
Clutch to : Kavramak
Coarse : Kaba,iri
Coat to : Kaplamak,örtmek
Coating : Kaplama(boya,astar,cila,vs)
Coaxial cable : Koaksiyel kablo
Cock : Musluk valf
Coherence : Birbirini ttma,yapışma
Coıl : Bobin,sargı
Cold : Soğuk
Cold start : Kuru,yakıtsız start
Collapse to : Kapatmak
Collect to : Toplamak,biriktirmek
Collected : Toplanmış,birikmiş
Collide to : Çarpmak,çarpışmak
Collısıon : Çarpışma
Color,colour : Renk
Column : Kolon
Combination : Kombinasyon,bileşim,karışım
Combine to : Birleştirmek,birleşmek
Combined : Kombine,birleşmiş
Combustion : Yanma
Combustıon chamber : Yanma odası,ateşleme odası
Come into contact to : Temas etmek
Come into view to : Görünmek
Come on,to : 1 – Yanmak
: 2 – Çalışmak
Come to (came,come) : Gelmek
Comfort : Rahatlık,konfor
Comfortable : Rahat,konforlu
Command : Komut
Command to : Kumanda etmek emir vermek
Commence to : Başlamak
Commercial : Ticari
Commercially available : Piyasada satılan
Common : Genel,müşterek,ortak
Commonly : Genellikle
Communicate to : İletişim kurmak,haberleşmek,iletmek
Communication : Muhabere,iletişim
Company : Şirket
Compare,to : Karşılaştırmak,mukayese etmek
Comparison : Karşılaştırma,kıyas
Compartment : Bölüm,bölme,kompartıman
Compass : Pusula
Compensante to : 1- Telafi etmek,karşılamak
: 2 – Dengelemek,eşitlemek
Competent : Yeterli,kabiliyetli,yetkili
Compile,to : Toplayıp bir araya getirmek,derleyip toplamak
Complementary : Tamamlayıcı
Complete : Tam
Complete to : Tamamlamak
Completely : Tamamen
Completion : Tamamlama,tamamlanma
Complex : Karmaşık
Complicated : Karmaşık,anlaşılması güç
Complimentary : Hediye olarak,bedava
Comply with to : Uymak yerine getirmek
Compose to : Meydana getirmek,oluşturmak
Composed of : -den ibaret
Compound : Bileşim
Compress to : Sıkıştırmak sıkmak,tazyik etmek
Compressed air : Sıkıştırılmış / tazyikli hava
Compression : Sıkıştırma
Comprise to : Kapsamak,içermek,ihtiva etmek
Compute to : Hesaplamak
Concave : İçbükey,konkav
Conceal to : Gizlemek,saklamak,örtmek
Concentrated : Konsantre
Concerning : İlgili olarak , hakkında
Conclude to : Bitirmek,sonuçlandırmak
Conclusion : Sonuç,son
Concrete : 1 – Somut,kesin
: 2 – Beton
Concurrently : Aynı zamanda
Condensation : Yoğunlaşma
Condense to : Yoğunlaştırmak
Condenser : Kondensör,yoğunlaştırıcı cihaz
Condition : Şart ,Durum
Conditioned air : Şartlandırılmış hava
Conduct to : 1 – Yapmak,yürütmek,idare etmek
: 2 – İletmek,geçirmek
Conductive : İletken,iletici
Conductivity : İletkenlik
Conductor : İletken madde
Conduit : Telleri muhafaza eden boru,kanal
Cone : Koni
Confidence test : Güvenilirlik testi
Configuration : Durum,konum
Confine to : Sınırlamka,kuşatmak
Confirm to : Teyid etmek,doğrultuluğunu onaylamak
Confirmation : Onay , tasdik,doğrulama
Comform to : Uymak
Confuse to : Karıştırmak,şaşırtmak,aklını karıştırmak
Connect to : Bağlamak,birleştirmek,tutturmak
Connectıon : Bağlantı
Connector : Konnektör,bağlantı elemanı
Consecutive : Art arda gelene,ardışık
Consequence : Sonuç
Consider to : Dikkate almak,hesaba katmak,saymak,kabul etmek
Consideration : Önem
Considered : Sayılır,nitelendirilir
Consist of to : Dikkate almak,hesaba katmak,saymak,kabul etmek
Consistent : Tutarlı
Constant : Sabit
Constant Speed Drive : Uçak jeneratörünün devrini sabit tutan cihaz
Constitute to : Meydana getirmek,kurmak,tesis etmek
Construct to : Yapmak,inşa etmek,kurmak
Construction : Yapı
Consumable materıal : Sarf madde
Consume to : Tüketmek,sarf etmek
Consumption : Tüketim,sarfiyat
Contact : İrtibat,temas
Contact resistance : Temas direnci
Contain to : İçermek,kapsamak,ihtiva etmek
Contained to : ….ile sınırlı,içinde
Contanier : Konteyner,kap
Contaminant : Kirliliğe sebep olan madde,kirletici madde
Contiminate to : Kirletmek
Contiminated : Kirli,kirlenmiş
Contamination : Kirlenme
Content : İçerik
Contınue to : Devam etmek
Continuity : Devamlılık,süreklilik
Continuous : Sürekli
Continuosly : Sürekli olarak,devamlı
Contract to : Büzülmek,küçülmek,kısalmak
Contribute to : Katkıda bulunmak
Control cabin : Uçuş kompartımanı,kokpit
Control column : Kumanda lövyesi
Control stand panel : Pedestal
Control surface : Kumanda yüzeyi
Control Wheel : Kumanda volanı
Contol to : Kumada etmek kontrol altında tutmak
Convenience : Uygunluk,rahatlık
Convenient : Uygun,elverişli
Conventional : Klasik,geleneksel
Conversion : Değişme,değiştirme
Convert to : Değiştirmek,dönüştürmek
Convey to : Taşımak,nakletmek
Conveyör : Konveyör,yük taşıyıcı
Cool : Soğuk
Cool to : Soğutmak,soğumak
Cooler : Soğutucu
Cooperation : İşbirliği
Copilot : Yardımcı pilot
Copper : Bakır
Cord : İp,sicim,tel,şerit,kablo
Cord body : Lastik iç kısmı
Core : 1 – İç,öz
: 2 – Motorun sıcak kısmı
Corner : Köşe
Correct : Doğru,düzgün
Correct to : Düzeltmek
Corrective : Düzeltici
Correctly : Gerektiği gibi,doğru olarak,düzgün bir şekilde
Correspond to : Uymak,uygun gelmek
Correspondıng : İlgili
Correde to : Çürümek,aşınmak,paslanmak,korozyona uğramak
Correded : Korozyona uğramış ,aşınmış,paslanmış
Corrosive : Paslandırıcı,aşındırıcı
Corrugated : Oluklu
Corrugation : Oluk,yiv
Cotton : Pamuk
Count to : Saymak , hesaplamak
Counter : Sayaç
Counteract to : Karşı koymak,önlemek
Counterbalance to : Denkleştirmek,eşit kuvvetle karşı koymak
Counterbore to : Havşa açmak
Counterclockwise : Saatin ters yönünde
Countersink to : Havşa açmak
Counterweight : Denge ağırlığı
Country : Ülke
Couple to : Birleştirmek,bağlamak
Coupling : Kavrama ,bağlama
Course : Kurs,yol,güzergah
Course line : Harita da uçulacak yolu gösteren hat
Cove : 1- Girinti,çukur,oyuntu
: 2 – Koy,körfezcik
Cover : Kaplama;örtü;kapak
Cover to : Örtmek,kaplamak,kapamak
Covering : Örtü,örtme
Cowling : Motor kaportası
Crab : Küçük vinç
Crack : Çatlak
Crane : Vinç
Crankshaft : Krank mili
Crash-proff : Darbe ve çarpmaya dayanıklı
Crayon : Renkli tebeşir
Create to : Yapmak,yaratmak,-e yol açmak
Crest : Uçuş ekibi,uçuş mürettabatı
Crewmember : Mürettebat,uçuş ekibi elemanı
Crimp : Kıvrım,dalga
Critical : Kritik,çok önemli
Crome plating : Krom kaplama
Crooked : Eğri çarpık
Cross : Çapraz,karşıt
Cross to : 1- Çaprazlamak
: 2 – Karşıdan karşıya geçmek
Cruıse : Düz uçuş,uçak ve uçuş koşulları için en uygun sürat ve yükseklikteki uçuş
Crush : Baskı , ezme
Cumulative : Birikerek çoğalan,toplanan kümülativ
Cure to : 1- Sertleşmek,kurumak
: 2 – İyileştirmek,tedavi etmek
Current : 1- Yürürlükte olan mevcut
: 2 – Akım,cereyan
Current density : Akım yoğunluğu
Current feed : Akımla beslenme
Curtail to : Kesmek , kısaltmak
Curtain : Perde
Curve : Eğri,kavis
Curved : Eğri,kavisli
Customer : Müşteri
Customs : Gümrük
Cut to (cut cut ) : Kesmek,kesilmek
Cutoff : Durdurucu,akış kesici
Cutout : 1- Otomatik devre kesici,cereyanı kesen alet
: 2 – Oyuk,bölme
Cycle : Devir
Cylinder : Silindir
Daily : Günlük
Damage : Hasar,zarar
Damage to : Zarar vermek,hasarlamak
Damaged : Hasarlı
Damp : Nem,rutubet
Danger : Tehlike
Dangerous : Tehlikeli
Dark : Karanlık,koyu
Darkness : Karanlık
Dash : Çizgi (-) işareti
Date : Tarih
Daylight : Gün ışığı,gündüz
Deactivate to : Çalışmaz duruma getirmek,ayırmak
Dead : Ölü,bozuk
Dead engine : Uçuş esnasında duran motor
Dead wire : Akımsız tel
Deaerate to : Havasını gidermek,havasını almak
De-aeration : Sıvıdan havayı alma , ayırma işlemi
Debris : Döküntü istemeyen madde enkaz
Decay to : Bozmak , çürütmek,bozulmak,çürümek
Decelarate to : Yavaşlamak,hız azaltmak,hızı azalmak
Decelerating electrode : Yavaşlatıcı elektrot
Deceleration : Hız azalması,yavaşlama
Dechlorinate to : Klorunu gidermek,klorsuzlaştırmak
Decibel : Ses şiddetini ölçme birimi
Decide to : Karar vermek
Decimal : Ondalık,onlu
Decision : Karar
Declare to : Beyan etmek,ilan etmek,bildirmek
Decline to : 1 – Sapmak
: 2 - Azalmak,düşmek
Decoder : Kod çözücü
Decontaminate to : Temizlemek,zararlı maddelerden arındırmak
Decrease : Düşüş,azalma
Decrease to :Azaltmak,düşürmek,azalmak,düşmek
Decrement : Azalma,eksilme
De-energize to : Gücü/enerjiyi kesmek
Deep : Derin
Default : 1- İhmal
: 2 – Yokluk,hazır bulamayış
Defect : Hata,kusur,arıza
Defective :Hatalı,eksik,arızalı
Deficiency : Eksiklik,noksanlık,kusur
Define to : Tanımlamak,tarif etmek
Definite : Kesin,belirli
Definition : Tanım
Deflate to : İndirmek,bir şeyin havasını almak/kaçırmak
Deflated : İnik,sönük
Deflated tyre, Deflated tire : İnik lastik,havasız lastik
Deflect to : Saptırmak,çevirmek,sapmak,dönmek
Deflection : Sapma,dönme,yön değiştirme
Deformed : Deforme,hasarlı
Defuel to : Yakıt boşaltmak
Defueling : Yakıtın uçaktan geri alınması,boşaltılması
Degeneration : Bozulma,yozlaşma
Degradation : Aşınma
Degrease to : Yağını gidermek
Degree : Derece
Degree centigrade : Celsius derecesi
Degree of saturation : Doyma derecesi-noktası
De-ıcıng system deıcer : Oluştuktan sonra buzlanmayı gideren sistem
Delay : Gecikme,tehir
Delay to : Ertelemek,tehir etmek
Delayed : Gecikmeli
Delete to : Silmek,çıkarmak
Deleted : Çıkarılmış,silinmiş
Delicate : Hassas
Delimit to : Sınırlamak,tahtidlemek
Deliver to : Teslim etmek,götürmek,dağıtmak
Delivery : Teslim,dağıtım
Demand : İstek,talep
Demand to : İstemek,talep etmek
Demolish to : Yıkmak yok etmek
Demonstrate to : Göstermek,kanıtlamak,gösteri yapmak
Demount to : Sökmek yerinden çıkartmak
Denote to : Belirtmek,göstermek
Dense : Yoğun,koyu
Density : Yoğunluk
Dent : Ufak çukur veya çöküntü,çentik,diş
Denty to (denied,denied) : Reddetmek,inkar etmek
Depart to : Yola çıkmak,gitmek,ayrılmak
Department : Bölüm
Departure : Kalkış,gidiş
Depend on to : Bağlı olmak
Dependable : Güvenilir
Depending on : Bağlı olarak
Depict to : Göstermek,resmetmek
Deplete to : Tüketmek,bitirmek,boşaltmak
Depletion : Tüketme,bitirme
Depreciation : Aşınma,değer azalması,amortisman
Depress to : Basmak,bastırmak
Depressurization : Basınçsızlandırma,basıncını alma
Depressurized : Basıncı alınmış,boşaltılmış
Depth : Derinlik
Derive to : Çıkarmak,elde etmek
Descent to : Alçalmak,aşağı inmek
Descent : Alçalma
Description : Tanım,tarif
Deselect to : İptal etmek,bırakmak
Deserve to : Hak etmek ,layık olmak,
Design : 1- Model
: 2- Tasarım,plan
Desıgn to : Yapmak,planlamak
Designate to : Belirtmek,göstermek
Designated : Ayarlanmış,belirlenmiş
Designation : Belirleme
Desirable : İstenilir,arzu edilir
Desire to : İstemek arzu etmek
Desired : İstenen,gerekli
Despite : -e rağmen, -e karşın
Destination : Varış yeri,varılacak yer,hedef
Destroy to : Yok etmek,mahvetmek
Destructive : Zararlı,yıkıcı
Detach to : Ayırmak,sökmek
Detached : Ayrılmış,sökülmüş
Detail : Detay,ayrıntı
Detalied : Detaylı,ayrıntılı
Detect to : Bulmak,hissetmek
Detection : Hissetme
Detection range : Hissetme alanı
Detector : Dedektör,hissedici
Detent : Tetik,mandal
Detergent : Deterjan
Deteriorate : Kötüleşmek,kötüye gitmek
Determine to : Belirlemek saptamak,göstermek,karar vermek
Detonate to : Patlamak,patlatmak
Detonatıon : Patlama
Detrimental : Zararlı
Develop to : 1- Gelişmek,büyümek,geliştirmek
: 2 – (film) Banyo etmek
Devolopment : Gelişim,gelişim
Deviate to : Sapmak,ayrılmak
Deviation : Sapma;uçaktaki manyetik alanların neden olduğu pusula hatası
Deviation ratio : Sapma oranı
Device : Cihaz
Devise to : 1- Planlamak,kurmak
: 2 – Bulmak
Dew : Çiy
Dew point : Yoğunlaşma noktası
Diagnosis : Tanı,teşhis
Dıagonal : Çapraz
Dial : Kadran,cihazın hangi frekans,hız arama vs.ayarladığını gösteren panel veya gösterge
Dial to : 1 – Kadran ile ölçmek,göstermek
: 2 – Telefon numaralarını çevirmek,tuşlamak
Diameter : Çap
Diamond shaped : Baklava biçiminde
Die : 1 – Kalıp,matris,metal ve diğer maddeleri şekillendirmek için kullanılan alet
: 2 – Lokma,delik veya yiv açmak için kullanılan kesici alet
Die to : Ölmek,sona ermek
Dielectric : Elektriği iletmeyen,geçirmeyen madde,yalıtkan
Differ ( from ) to : Farklı olmak
Difference : Fark
Different : Farklı,ayrı,değişik
Differentiate to : Ayırt etmek,ayırmak
Difficult : Zor,güç
Diffuse to : Yaymak,dağıtmak,yayılmak,dağılmak
Digit : Rakam
Dıgıtal : Dijital,sayısal
Digital flight Data (Recorder DFDR): Uçuş bilgilerini kaydeden cihaz ,kara kutu
Dilute to : Seyreltmek
Dim : Donuk,mat
Dimension : Boyut , ebat,ölçü
Diminish to : Azaltmak,eksiltmek
Dip to : Daldırmak,batırmak
Dipping : 1 – Daldırma,batırma
: 2 – Boyama
Direct : Doğrudan,direkt
Direct Current (DC) : Doğru akım
Direct to : 1 – Doğrultmak,yöneltmek,çevirmek
: 2 – Yönetmek
Direction : Yön,taraf
Directional gyro : Yatay düzlemdeki hareketi(ivmelenmesini) uçağın sağa sola hareketini hisseden gyro
Dirt : Kir,pislik,toz,toprak
Dirty : Pis,kirli
Disadvantage : Dezavantaj,aleyhine olan durum
Disagree Light : Uyumsuzluk lambası
Disagree to : Aynı fikirde olmamak,uyuşmamak,uymamak
Disagreement : Uyumsuzluk
Disappear to : Gözden kaybolmak
Disapprove to : Uygun görmemek,onaylamamak
Disassemble : Sökmek,paraçalara ayırmak
Disassembly : Parçalara kısımlara ayırma,sökme
Discard to : Atmak
Discern to : Fark etmek,ayırt etmek
Dıscharge : Boşaltma
Dıscharge lights : Boşaldı lambaları
Discharge to : Boşaltmak,deşarj etmek,akıtmak
Disclose to : Bildirmek,söylemek
Discoloration : Solma,rengi değişme
Disconnect to : Bağlantısını kesmek,ayırmak,ayrılmak
Disconnected : Ayrılmış
Dıscontınue to : Kesmek,devam etmemek durmak
Discontununity : Süreksizlik,devamsızlık,kesik olma
Discover to : Keşfetmek,bulmak
Discrepancy : Fark ayrılık , uyumsuzluk
Disciminate to :Ayırmak,ayrım yapmak
Disengage to : Bağlantısını kesmek,bağlantısı kesilmek,ayırmak serbest bırakmak
Disinfect to : Dezenfekte etmek
Dısıngfectant : Dezenfektan
Disk drive : Disket sürücü
Diskette : Disket
Dislocate to : Yerinden çıkarmak
Dislodge to : Yerinden çıkarmak
Dismantle to : Sökmek,parçalara ayırmak
Disparıty : Fark
Dispatch ,despatch : Gönderme,sevk etme
Dispatch to : Sevk etmek,göndermek
Disperse to : Dağıtmak,yaymak
Displace to : Yerinden çıkartmak,yerini değiştirmek
Displcaed : Yeri değiştirilmiş
Display : Görüntü
Display unıt : Görüntü ünitesi,ekran
Dısplay to : Göstermek,görülecek şekilde yerleştirmek
Disposable : Bir defa kullanılıp atılan malzeme
Disprove to : Yanlış olduğunu kanıtlamak
Dissipate to : Dağıtmak,yok etmek,gidermek
Dissolve to : Eritmek,erimek,çözmek
Distance : Mesafe uzaklık
Distance Measurıng Equipment (DME): Mesafe ölçme teçhizatı,uçuşta uzaklığı gösteren sistem
Distant : Uzak,uzakta
Distinct : Arı,farklı
Distill to : Damıtmak
Distinct : Ayrı,farklı
Dıstınctıon : Bozulma
Distribute to : Dağıtmak,vermek
Distribution : Dağılım,dağıtım
District : Bölge
Disturb to : Rahatsız etmek,düzenini bozmak
Disturbance : Düzensizlik,arıza
Divert to : Başka yöne çevirmek,saptırmak
Diverty : Uçağın gideceği meydan yerine başka bir meydana inmesi
Divide to : Bölmek,ayırmak
Division : Bölüm,bölünme
Do,to (did,done) : Yapmak
Dolly : Tekerlekli kriko,ağır komponentleri taşımak ve kaldırmak için kullanılan araç
Domain : Manyetik alan
Dome : kubbe,kubbe şekli verilmiş
Domestıc : Yerli,dahili,iç
Domestıc flıght : İç hat uçuş
Dominant : Baskın , dominant
Door : Kapı,kapak
Door latch : Kapı mandalı
Dope : Macun
Dot : Nokta,benek
Double : Çift,iki
Dovetail : Kırlangıç kuyruğu,geçme kurtağzı
Dowel : Tespit pimi
Dowel pin : Saplama,merkezleme pimi
Down : Aşağı,aşağıya ,aşağıda
Downstream : Sistem çıkışı
Drag : Uçağın havada ilerlemesine karşı havanın gösterdiği direnç,geri sürükleme
Drag to : Çekmek,sürüklemek
Drain outlet : Boşaltma hattı çıkışı
Drain to : Boşaltmak(sıvı)
Draining : Boşaltma
Draw to (drew,drawn) : 1-Çekmek sürüklemek
: 2 – İçine çekmek,emmek
: 3 – Çizmek resmetmek
Drawing : Çizim,şema
Drench to : Islatmak,sıvıya batırmak
Dress out to : Gidermek,çıkarmak
Dribble to : Damlamak,damlatmak
Dried : Kuru,kurutulmuş
Drift : Uçuşta esas baş ile yol arasında rüzgarın neden olduğu fark
Drift to : (Rüzgarın veya akıntının etkisiyle) Sürüklenmek
Drill to : Matkapla delmek,delik açmak
Dring to ( drank ,drunk) : İçmek
Drinkable : İçilebilir
Drip to : Damlamak,damlatmak
Driplesstick : Tanktaki yakıt miktarını bulmaya yarayan derecelendirilmiş çubuk (akıtmasız) çekme çubuğu
Dripstick : Çekme çubuğu,tanktaki yakıt miktarını bulmaya yarayan çubuk(akıtmalı)
Drive (drove,driven) Sürmek,çalıştırmak
Droop to : Sarkmak,çökmek
Drop : Düşme,düşüş
Drop to : Düşmek,düşürmek
Dry : Kuru
Dry motor : Kuru (yakıtsız) start
Dry to(dried,dried): Kurutmak,kurulamak,kurumak
Dual : Çift , ikili
Duct : Geniş çaplı boru,dak
Due to : Yüzünden sebebiyle
Dull : Donuk,mat,soluk
Dumb : Dilsiz,sessiz
Dummy astenna : Yardımcı anten,yapay anten
Dump valve : Uçuşta uçağın iniş ağırlığını azaltmak için tanktaki yakıtın boşaltılmasını sağlayan valf
Dump to : Boşaltmak,atmak
Durability : Dayanıklılık,sağlamlık
Durable : Dayanıklı,sağlam
Duration : Süre
During : Süresince,esnasında,boyunca,sırasında
Dust : Toz
Dust cap : Toz kapağı
Dust cover : Toz koruyucu kapak,cihazı kaplayan metal koruyucu
Dustfree : Temiz tozsuz
Dusrproof : Toz geçirmez
Duty : Görev,gümrük vergisi
Dye to : Boyamak
Each : Her bir , her biri
Ear : Kulak
Ear plug : Kulak tıkacı
Early : Erken
Earth : Yerküre,dünya,toprak,yer
Ease to : Hafifletmek,dindirmek,kolaylaştırmak
Easily : Kolayca
East : Doğu
Easy : Kolay,basit
Eat to (ate,eaten) : Yemek
Eccentric : Dış merkezli,eksantrik
Eddy : Girdap,anafor
Edge current : Endüksiyon akımı
Edge : Kenar
Edge thickness : Kenar kalınlığı
Edible : Yenebilir
Effect : Sonuç,etki
Effective : Etkili,geçerli
Effectivity : Uygulanabilir,geçerlilik
Efficiency : Verim,randıman
Effiencient : Verimli ,etkili,yeterli
Effort : Güç,gayret,çaba
Either : İkisinden biri
Either … or : Ya..yada ,veya
Eject to : Dışarı atmak,fırlatmak
Elapse to : (Zaman) Geçmek
Elapsed time : Geçen zaman
Elasticity : Esneklik,elastikiyet
Elbow : Dirsek
Elbow fıttıng : Dirsek şeklindeki bağlantı elemanı
Electrical bond : Elektrik irtibatı
Electrical circuit : Elektrik devresi
Electrical harness : Elektrik donanımı
Elektrical network : Elektrik şebekesi
Electrician : Elektrik teknisyeni
Electricity : Elektrik
Electronıc Access door : Elektronik kompartman kapağı
Element : Element,öğe,unsur
Elevate to : Yükseltmek,kaldırmak
Elevator : Uçağın kuyruğunda bulunan ve burun aşağı yukarı hareketini sağlayan ana kumanda yüzeyi , elevatör
Eliminate to : Elemek,atmak,çıkartmak
Elongate to : Uzatmak
Elsewhere : Başka yerde
Emanete to : Çıkmak,yayılmak
Embed to : Gömmek içine koymak
Emerge to : Ortaya çıkmak
Emenrgency : Acil durum,tehlike hali
Emery : Zımpara
Emission : Yayma,emisyon
Emit to : Yaymakidışarı vermek,göndermek
Empenanage : Kuyruk takımı
Employ to : İş vermek,çalıştırmak,görevlendirmek
Employee : Çalışan,işçi
Employer : İşveren
Empty : Boş
Empty to : Boşaltmak
En route : Yolda giderken,sefer halinde
Enable to : Mümkün kılmak,izin vermek
Encircle to : Kuşatmak,çevrelemek
Enclose to : Kapsamak,içine almak,çevresini sarmak
Encounter to : Karşılaşmak,rastlaşmak
Encourage to : Cesaretlendirmek, teşvik etmek
End : 1-) Son,bitiş
: 2-) Uç
End to : Bitmek,sona ermek
Endanger to : Tehlike yaratmak
Endless : Sonsuz
Endurance : 1-) Bir uçağın belirli bir yakıt miktarı ile uçabileceği toplam süre,havada kalış süresi
: 2-) Sabır,dayanma
Endure to : Dayanmak,çekmek,katlanmak
Energize to : Enerji vermek , güç vermek
Engage to : Birbirine geçirmek,birbirine geçmek,iç içe geçmek
Engagement : Devreye girme
Engine : Motor
Engine core : Motorun sıcak kısmı
Engine nacella : Motor kaportası
Engine out : Motorun durması,çalışmaması
Engine pylon : Motorun bağlandığı yer
Engine test cell : Motor deneme tesisi
Engineer : Mühendis,teknisyen,makinist
Engrave to : Oymak
Enhance : Arttırmak,çoğalmak
Englarge to : Genişletmek,büyütmek
Enormous : Çok iri,büyük,müthiş
Enough : Yeterli
Enrich to : Zenginleştirmek,yakıt,hava karışım oranını zenginleştirmek( yakıt artarken havayı attırmayarak)
Ensure to : Emin olmak,garantiye almak,sağlamak temin etmek
Entail to : Gerektirmek,zorunlu kılmak
Enter to : Girmek
Entering : Giriş
Entertainment : Eğlence,eğlencelik
Entire : Bütün,tüm,tam
Entirely : Tamamen
Entrance : Giriş
Entrust to :Emanet etmek
Entry : Girme,giriş
Entryway : Giriş
Enumerate to : Sıralamak,belirtmek
Envelop to : Sarmak,kuşatmak
Environment : Çevre , içinde bulunan şartlar
Equal : Eşit,denk
Equalize to : Eşitlemek
Equation : Eşitlik,denklem
Equıpment : Ekipman,teçhizat,malzeme
Equıpment,cooling : Cihaz soğutulması
Equpped (with…) ile Donanmış
Equivalent : Muadil,eşit karşılık gelen
Erase to : Silmek
Err to : Yanılmak,hata yapmak
Error : Hata,yanılgı
Escape to : Kaçmak
Especially : Bilhassa özellikle
Essential : Gerekli esas
Establish to : 1- Kurmak,tesis etmek
: 2 – Saplamak,tespit etmek
Estimate to : Tahmin etmek hesaplamak
Estimated Time of Arrival (ETA) : Tahmini varış zamanı
Etch to : Asitle yakmak,aşındırmak
Evacuate to : Boşaltmak,tahliye etmek
Evacuation : Tahliye boşaltma
Evaluate to : Değerlendirmek
Evaluatıon : Değerlendirme
Evaporate to : Buharlaşmak
Even : - De,da ; hatta , bile
: 2- Düz eşit
Even number : Çift sayı
Evenly : Eşit olarak,dengeli şekilde
Event : Olay
Eventually : Neticede sonunda
Every : Her,her bir
Evidence : Kanıt,delil
Evident : Açık,belli,ortada
Exact : Tam,doğru,kesin
Examination : Muayene,yoklama
Examine (for) to : ( Bir şeyi bulmak amacıyla) incelemek
Examine to : İncelemek,tetkik etmek
Example : Örnek
Exceed to : Geçmek,aşmak
Excel to : Geçmek,üstün olmak
Excellent : Mükemmel,çok iyi
Except (for) : Dışında ,haricinde ,hariç
Exception : İstisna
Excess : Fazla,aşırı
Excessive : Aşırı
Excitation : Uyartım,uyarma
Excite to : Harekete geçirmek
Exclude to : Kabul etmemek,dahil etmemek
Excluding : Hariç
Execute to : Uygulamak,yürütmek
Exercise to : Uygulamak
Exert to : Kullanmak,uygulamak
Exhale to : ( Soluk) Dışarı vermek,buhar çıkarmak
Exhaust gas temperature (EGT) : Egsoz gazı çıkış sıcaklığı
Exhaust to : Boşaltmak
Exhaustive : Geniş,ayrıntılı
Exist to : Var olmak
Exit : Çıkış yeri
Exit to : Çıkmak
Expland to : Genişletmek,yaymak
Expansion : Genişleme,yayılma,genleşme
Expect to : Beklemek,ummak
Expel to : Atmak
Expense : Masraf,gider
Expensive : Pahalı
Experience : Deneyim
Experiment : Deney
Expert : Uzman
Expire to : Bitmek,sona ermek
Explain to : Açıklamak
Explanation : Açıklama,izah
Explanatory : Açıklayıcı
Explicit : Açık,belirgin,net
Explode to :Patlamak
Explore to : Keşfetmek,araştırmak
Explosion : Patlama
Explosive : Patlayıcı,patlayarak
Export to : İhraç etmek
Expose to : 1-) Maruz bırakmak,karşı karşıya getirmek
: 2-) Açmak,meydana koymak,göstermek
Exposed : 1-) Açık,meydanda
: 2-) Uzatmak,devam etmek
Extended : Açılmış,açık,uzamış,dışarıda (buton vs)
Extension : Açılma,açma
Extension and retraction test : Al-ver testi
Extensive : Geniş yaygın
Extent : 1-) Boy,uzunluk
: 2-) Ölçü derece
Exterior : Dış,haric,
Extermal : Dış,harici
External power : Harici güç
Extınguish to : Söndürmek,sönmek
Extract to : Sökmek,çıkarmak,almak
Extraction fan : Vantilatör
Extreme : Aşırı,son derece
Extrude to : Sıkmak,çıkarmak
Exude to : Sızmak,akmak,yayılmak
Eye : Göz
Fabric : 1-) Kumaş,bez
: 2-) Yapı,çatı
Fabricate to : İmal etmek,yapmak
Face : Yüz,yüzey
Face shield : ( Yüz için ) Siper,koruyucu
Facilitate to : Kolaylaştırmak
Facilities : Vaıta,imkan , bina,tesisat
Facility : 1-) Kolaylık
: 2-) Beceri,ustalık
: 3-) Özel bir iş için yapılmış bina
Fact : Gerçek , olgu
Factory : Fabrika
Fade away to : Ortadan kaybolmak,yok olmak,sönmek
Fade in to : Yavaş yavaş görünmek,görünür olmak,açılmak
Fade out to : Yavaş yavaş gözden kaybolmak,kararmak
Fade to : Solmak,rengi atmak
Fail safe : Arızaya karşı emniyetli,arızalara karşı otomatik tedribatı olan ( mekanizma)
Fail to : Yetersiz olmak,başarısız olmak,başarısızlıkla sonuçlanmak,arızalanmak,bozulmak
Failed : Arızalı
Failure : Arızalı,başarısızlık
Faint : Donuk,mat,soluk
Fairing : Kaplama,kaporta
Faırly : Oldukça
Fall to (fell,fallen) : Düşmek,azalmak
False : Yanlış,hatalı
Familiar : Bilinen,tanınan
Fan case : Fan kasası
Fan cowl : Fan kaportası
Fan cowl door : Fan kaporta kapağı
Fan duct cowl : Fan kaportası
Fan engine : Motor gücünün büyük bölümünü en öndeki geniş çaplı fanda elde edildiği motor tipi
Far : Uzak
Fast : Süratli,hızlı,çabuk
Fasten to : Bağlamak
Fastener : Bağlayan şey,perçin,cıvata gibi iki nesneyi birbirine bağlamak için kullanılan alet
Fatal : Öldürücü
Fatigue : Metal yorulması
Faucet : Musluk
Fault : Arıza
Faulty : Hatalı,arızalı
Favorable,favourable : Olumlu,uygun
FD Engage logic : FD’nin devreye girebilmesi için gerekli şartlar
Fear to : Korkmak,endişe etmek
Feasible : Yapılabilir,mümkün,uygun
Feather edge : Kolay bükülen çok ince sivri uç
Feature : Özellik,vasıf
Federal Aviation Administration (FAA) : Federal Havacılık İdaresi
Federal Aviation Regulations ( FAR’s) Federal Havacılık Yönetmelikleri
Fee : Ücret
Feeble : Zayıf,güçsüz,kuvvetsiz
Feed line : Beslenme hattı
Feed to (fed,fed) Doyurmak,beslemek
Feed back : Geribeslenme,değişen konumu bildirme
Feel to : (felt,felt) : Hissetmek
Female connector : Dişi bağlant elemanı
Fence : Çift parmaklık
Ferrous : Demirden oluşan,demirli
Ferrule : Demir halka,yüksük
Ferry : Uçağın ticari olmayan uçuşa gitmesi,uçağın yolcusuz ve yüksüz yalnız kendi ekibiyle uçması
Fetch to : Gidip getirmek
Field : Alan,meydan,hava meydanı
Field elevation : Bir meydanın deniz seviyesinden yüksekliği
Figure : Şekil,biçim
Filament : Lamba teli,flaman
File : 1-) Eğe
: 2 -) Dosya
File to : 1-) Eğelemek,eğe ile düzeltmek
: 2-) Dosyalamak
Fill connection : İkmal bağlantısı
Fill valve : İkmal valvi
Fill to : Doldurmak
Filling : Doldurma
Fillister : Oluk rendesi , oluk
Film : Tabaka , kat
Filtler cartridges : Filtre elemanı(süzgeç)
Filtler cloggıng ligt : Filtre tıkalı lambası
Fitler to : Süzmek,filtreden geçirmek
Filthy : Pis , kirli
Fin : Uçağın dikey stabilizeri
Finally : Sonunda,nihayet
Find to (found,found) Bulmak
Fine : Güzel,iyi kaliteli
Finger : Parmak
Finish to : Bitirmek,tamamlamak,bitmek,sona ermek
Fire : Ateş,yangın
Fire extinguisher : Yangın söndürücü
Fire handle : Motorda yangın çıkması halinde motoru durdurup motora giden yakıtı,hidroliği,pnömatiği ve elektriği kesen ana kol yada buton
Fireproof : Ateşe dayanıklı,yanmaz
Firm : 1-) Firma,şirket
: 2-) Sıkı,sağlam,sert
Firmly : Sıkıca
First : İlk,önce
First aid : İlk yardım
First offıcer : Yardımcı pilot
Fit to : Uymak,uygun olmak
Fitted to : Tutturulmuş,bağlanmış
Fitting : Bağlantı
Fix to : 1-) Sabitleştirmek,düzenlemek
: 2-) Tamir etmek
Fixed : Sabit,oynamaz,bağlı,belirlenmiş
Fixtures : Sabit eşya
Flabby : Gevşek,sarkık
Flag : Bayrak
Flake : İnce tabaka ,ince parça,pul
Flaked : Pul pul olmuş,pul halinde ayrılıp düşmüş
Flakıng : Pul pul dökülme
Flame : Alev
Flame out : Alev sönmesi.Çalışmakta olan motorun kendiliğinden durması
Flammable : Yanıcı,çabuk tutuşan
Flange : Flanş,kenar,oturma yüzeyi
Flare out to : Genişletmek
Flare to : Birden alev almak
Flash to : Yanıp sönmek
Flashligt : El feneri
Flat : 1-) Düz
: 2 -) Havasız , patlak ( lastik )
Flat spot : Lastik diş veya dişlilerinin aşınması sonucu düzlemiş, bezi çıkmış bölge
Flaw : Kusur,defo
Fleet : Filo
Flexible : Esnek,bükülebilir
Flicker to : Titremek, titreşmek
Flight : Uçuş
Flight altitude : Uçuş yüksekliği
Flight attendant ( F/A) : Uçuş görevlisi , hostes
Flight control : Uçuş kumandası
Flight crew : Uçuş mürettabatı
Flight data recorder : Kara kutu
Flight deck : Uçuş kompartmanı,kokpit
Flight kit : Uçuş teçhizatı/donanımı
Flight path : Uçuş pateni
Flip flop : İki durumlu
Float to : 1-) Yüzmek,sıvının üstünde durmak
: 2-) Havada süzülmek,uçmak
Floating point format : Ondalıklı gösterim biçimi
Flood to : Sel basmak,su basmak
Floodlight : Aydınlatma lambası
Floor : Taban,zemin
Flooy disk : Disket
Flow : Akış
Flow to : Akmak
Fluctuate to : Dalgalanmak,inip çıkmak,azalıp çoğalmak
Fluctation : Dalgalanma
Fluid : Akışkan sıvı
Flush to : Yıkamak,temizlemek,flaş etmek
Flute : Oluk,yiv
Flutter : Titremek,sallamak,kanat sarsıntısı
Flux : Akıntı,akış,cereyan akı
Flux density : Akı yoğunluğu
Fly to ( flew,flown ) : Uçurmak,uçmak
Foam : Köpük
Focus to : Odaklamak
Fog : Sis
Foggy : Sisli
Fold to : Katlamak
Foldıng type seat : Katlanan koltuk
Follow to : Takip etmek,izlemek
Following : Aşağıdaki müteakip
Foolproofing : Güvenilir,kusursuz
Foot : 1-) Ayak
: 2-) 0,3048 m
For : 1-) İçin
: 2-) (zaman) Süresince , -dır
Forbid to ( forbade,forbidden) : Yasaklamak
Force : Güç,kuvvet
Force to : Zorlamak,sıkıştırmak,itmek
Forearm : Dirsekle bilek arası
Forecast : Hava tahmini
Forecast to : Tahmin etmek
Foreign object : Yabancı madde
Foreign Object Damage ( FOD ): Yabancı cisim hasarı
Forget to ( forgot,forgotten ) : Unutmak
Form to : Oluşturmak,biçim vermek
Formal : Resmi,biçimsel
Format to : Formatlamak,şekil vermek,düzenlemek
Formation : Oluşum , formasyon
Former : Önceki , eski
Fortnight : Onbeşgün,iki hafta
Forward : Ön,ileri,öne doğru
Foul to : Dokunmak,çarpmak
Fouled : Kirli,tıkalı
Found to : Kurmak,yapmak
Four-wheel : Dört tekerlekli
Fraction : Küçük parça,bölüm,kısım
Fractional : Çok küçük,önemsiz
Fragile : Kırılabilir eşya,malzeme
Fragment : Parça
Frame : Uçağın gövde yapısına şekil sağlayan dış çember
Framework : Ana yapı iskeleti,iskelet,çatı
Frayed : Aşınmış
Free : 1-) Serbest,özgür
: 2-) Bedava,parasız
Free from : -sız ,den uzak,arınmış
Freedom : Özgürlük,serbestlik,arınma
Freze to : ( froze,frozen) : Donmak,dondurmak
Freezing : Donma
Freezing point : Donma noktası
Freezing weather : Dondurucu hava
Freight : Yük,kargo
Freighter : Kargo uçağı,yük gemisi
Frequency : Frekans
Frequancy meter : Frekansmetre
Frequent : Yaygın,olağan
Frequently : Sık sık
Fresh : Taze
Fresh air : Temiz hava
Friction : Sürtünme
Fringe area : Kenar bölge
From : -den,-dan,-den beri
Front : Ön,ön taraf
Front spar : Ön spar ( duvar)
Frost to : Donmak,buzlanmak
Frozen : Donmuş
Fuel : Yakıt
Fuel boost pump : Yakıt yardımcı pompası
Fuel on board ( FOB ) : Uçaktaki mevcut yakıt miktarı
Fuel pressure : Yakıt basıncı
Fulfil to : Yerine getirmek,yapmak
Full : Dolu,tam
Full turn : Tam dönüş
Fully : Tamamiyle
Fumes : Duman,buhar , gaz
Functıon : İşlev,görev
Fundamental : 1-) Kural,temel
: 2-) Esas,temel
Furnish to : 1-) Sağlamak,tedarik etmek
: 2-) Döşemek
Further : 1-) Daha fazla , daha ileri
: 2-) Başka,bir başka,bundan başka
Furthermore : Bundan başka , ayrıca
Fuse : Sigorta
Fuse to : Eriyip birbiriyle kaynaşmak,yapışmak
Fuselage : Uçak gövdesi
Fusion : Kaynaşma,füzyon
Futile : Boş,faydasız
Future : Gelecek,ileriki bir zamanda
Gage,gauge : Gösterge,saat
Gain to : Kazanmak,elde etmek
Galley : Uçaktaki yiyecek,içeceklerin konulup hazırlandığı bölüm,mutfak
Gang : Ekip ,takım,posta,grup
Gap : Boşluk,aralık
Gasket : Conta
Gasoline : Yakıt,benzin
Gate : Kapı,yolcu giriş kapısı
Gear : 1-) Dişli
: 2-) İniş takımı ( Landing gear )
Gear hydraulıc system : İniş takımı hidrolik sistemi
Gearbox : Dişli kutusu
General : Genel
Generalize to : Genelleştirmek
Generate to : Vermek,sağlamak,üretmek
Generation : Kuşak,nesil
Generous : Cömert,bereketli,verimli
Gentle : Kibar,nazik,yumuşak
Gently : Yavaşça,hafifçe
Genuine : Gerçek,hakiki
Get Access to : Erişmek,ulaşım sağlamak
Get to ( got got ) : Elde etmek,almak
Give up to : Bırakmak,vaz geçmek
Give to ( gave,given ) Vermek
Glance to : Göz atmak,bakmak
Glass : 1-) Cam
: 2-) Bardak
Glaze to : Sırlamak,cilalamak
Glide : Süzülme,alçalma
Glide slope : Süzülüş açısı
Globe : Küre
Glossy : Parlak
Gloves : Eldiven
Glow : Kızıl ışık,parlaklık
Glow to : Kızmak,akkorlaşmak
Glue : Tutkal,yapıştırıcı
Go around : Uçağın inişten vazgeçip pas geçmesi
Go by to : Geçmek
Go off to : Devam etmek
Go to : 1-) Gitmek,uzanmak
(went,gone) 2- ) İşlemek,çalışmak
Goggles : Koruyucu gözlük,maske
Good : İyi,uygun
Goods : Eşya,malzeme,madde
Govern to : Yönetmek,idare etmek,yönlendirmek
Governor : Regülatör,düzenleyici
Grade to : Derecelendirmek,sınıflandırmak
Gradient : Eğim,meyil
Gradually : Kademeli olarak,derece derece
Graduation : 1-) Derecelere ayırma
: 2-) Mezuniyet
Grasp to : Tutmak,kavramak
Gravity : Yerçekimi,ağırlık
Gravity draining : Kendi ağırlığıyla boşaltma
Gravity filling : Kendi ağırlığıyla ikmal
Grease : Yağ,gres
Gren : Yeşil
Grey : Gri
Grind to : ( ground,ground ) Öğütmek,ufalamak,taşlamak
Grip to : Sımsıkı tutmak,kavramak
Groove : Oluk
Groove cracking : Oluk çatlaması,diş gibi kırılması
Gross weight : Uçağın kargo da dahil toplam ağırlığı,brüt ağırlık
Ground : Yer,toprak,zemin
Ground door opening handle : Yerde kapak açma kolu
Ground roll : Tekerleklerin dönmesi
Ground safety : Yer emniyeti
Ground service network : Yer servis şebekesi
Ground station : Yer istasyonu
Ground to : Topraklamak
Grounding : Topraklama
Grounding-plate : Topraklama (oturma) yüzeyi.şase yüzeyi
Group to : Bir grupta toplamak
Grow to ( grew,grown ) : Büyümek,gelişmek,artmak,çoğalmak
Growth : Üreme,oluşma,büyüme
Guard to : Korumak,beklemek,önlem almak
Guess to : Tahmin etmek
Guıde to : Yol göstermek,rehberlik etmek,idare etmek
Gush out to : Fışkırmak
Gust ( of wind ) : Rüzgar süratinin artması,ani rüzgar
Guy : Gergi teli
Gyro : Cayro
Habit : Alışkanlık
Half ( pl.halves) :Yarım,bir şeyin yarısı
Halt to : Durmak,durdurmak
Hammer : Çekiç
Hamper to : Engel olmak,engellemek
Hand : El
Hand crank : Döndürme kolu
Handicap : Dezavantaj,engel
Handle : Kol,tutamaç,sap
Handle to : Ele almak,kullanmak
Handy : Kullanışlı,pratik
Hang to ( hung , hung ) : Asmak,asılmak,asıllı durmak
Haphazard : Rasgele,gelişi güzel
Happen to : Olmak
Harbor,harbour : Liman,sığınak,barınak
Hard : 1-) Sert,katı
: 2-) Güç,zor
Harden to : Sertleştirmek,katılaştırmak
Harmful : Zararlı
Harmless : Zararsız
Harness : Donanım
Harsh : Sert
Haste : Acele,telaş
Have to (had,had) : Sahip olmak,almak
Hazard : Tehlike
Hazardous : Tehlikeli
Head : Baş
Head to : 1-) Başta olmak,önde gelmek
: 2-) Yönelmek,yöneltmek
Headed into : Başı(burnu) bir tarafa çevrili
Heading : Baş,uçağın esas yönü
Headset : Telsiz konuşması için kullanılan başlık
Heap : Yığın,küme
Hear to ( heard,heard ) : Duymak,işitmek
Heat : Isı,sıcaklık,hareret
Heat dissipation : Isı kaybı
Heat to : Isıtmak
Heater : Isıtıcı
Heavy : Ağır
Heavy rainfall : Şiddetli yağış
Height : Yükseklik
Helical : Helezoni,sarmal
Helmet : Kask,başlık
Help : Yardım
Help to : Yardım etmek
Here : Burada,buraya
Hesitate to : Tereddüt etmek,duraksamak
Hexadecimal : Onaltılı
Hexegonal : Altıgen
Hide to ( hid,hidden) : Saklamak,gizlemek
High : Yüksek
High altitude : Yüksek irtifa,10 bin metrenin üzeri
High winds : Kuvvetli rüzgar
Hijack to : Uçak kaçırmak,silah zoruyla gaspetmek
Hinge : Menteşe
Hinged : Menteşeli,menteşelenmiş
Hit : Vurma,vuruş,darbe
Hit to ( hit,hit ) : Vurmak,çarpmak
Hoist : Yük asansörü,vinç
Hoist to : Yukarı kaldırmak,yukarı çıkarmak
Hold to( held,held ) : Tutmak.mevcut durumu muhafaza etmek,devam ettirmek
Holding pattern : Havaalanına iniş izni bekleyen uçakların izledikleri belirli yol,bekleme paterni
Hole : Delik,oyuk
Hollow : Boş,oyuk,çukur
Hook : Kanca
Hope to : Umut etmek,ummak,beklemek
Horizon : Ufuk
Horizontal : Yatay
Hose : Hortum
Hot : Sıcak
Hour : Saat
Housıng : Yuva,yer
Hover to : Havada belli bir noktada durmak,sallanıp durmak
Howewer : Bununla birlikte,ama,fakat
Hub : Tekerlek merkezi,göbek
Hubcup : Cant kapağı,başlık kapağı
Huge : Çok büyük , kocaman
Hum : Uğultu,gürültü
Humid : Nemli,rutubetli
Humidity :Rutubet
Hurricane : Kasırga,bora
Hurry to ( hurried,hurried) : Acele etmek
Hurt to (hurt , hurt ) : İncitmek,acıtmak,yaralamak
Hybrid : Melez
Hydraulıc fluıd contaıner : Hidrolik sıvı kabı
Hydraulıc ground power cart : Hidrololik sistem servis aracı
Hydraulic pump : Hidrolik pompası
Hydraulıc return line : Hidrolik dönüş hattı
Ice burn : Islak pistten dolayı aşınma
Ice formatıon : Buz oluşumu,
Ice foundation : Buz oluşumu
Ice protection : Buzlanmadan korunma,buzlanmayı önleme
Icıng : Buzlanma
Identical : Aynı
Identification : Tanımlama,kimlik
Identification card : Tanıtma kartı
İdentification ring : Tanımlama/kimlik halkası,etiket
Identıfy to ( ıdentified,identified ) : Tanıtmak,belirtmek
Idle : Rölanti
Idler : Ara tekerleği,kasnak
Idlıng Boşa alma,boşta çalıştırma
If : Eğer,-se
If not : Değilse,yoksa
Ignitable : Yanıcı
İgniter : Ateşleme bujisi,ateşleyici
İgnition : Ateşleme
İgnition plug : Buji
Ignore to : Aldırmamak,önem vermemek
Ill : Hasta , kötü,fena
Illegible : Okunmaz
Illicit : Yasaya aykırı,yasa dışı
Illuminate to : Aydınlatmak
Illustrate to : Resimle göstermek,açıklamak
Image : Görüntü
İmaginary : Hayali,sanal
Immaculate : Lekesiz,kusursuz
İmmaterial : Önemsiz
Immature : Olgunlaşmamış
Immediately : Hemeniderhal
Immelmann turn : Uçağın yarım lupıng yaptıktan sonra yarım tono yaparak yatay vaziyetie gelerek yükseklik kazanması
İmmense : Ucu bucağı olmayan,kocaman
Immerse to : İçine batırmak,daldırmak
İmminence : Yakınlık,yakınlaşma
İmmobile : Hareketsiz ,devinimsiz
İmmobilize to : Tesbit etmek,yerinde tutmak,hareketini önlemek
Immovable : Kımıldamaz,hareketsiz
Immune : Bağışık,muaf
Impact : Darbe,çarpma,etki
İmpair to : Bozmak,zarar vermek
İmpart to : 1-) Vermek,katmak
: 2-) Bildirmek,söylemek
İmpartial : Tarafsız,yansız
İmpartıble : Bölünemez
İmpatıent : Sabırsız
Impede to : Engel olmak
Impel to : Zorlamak,sevk etmek
Impeller : ( Pompa vb içindeki) Pervane ,pal
Impenetrable : Girilemez,nüfuz edilemez
Imperceptible : Hissedilmez,fark edilmez
Imperfect : Kusurlu,hatalı
Imperil to : Tehlikeye sokmak
Impervious : Su yada hava geçirmez,sızdırmaz
Implement : Alet
Implement to : Tamamlamak,yapmak,yerine getirmek
Imply to (implied,implied) : 1-) Anlamına gelmek,dernek olmak
: 2-) İçermek,kapsamak
İmport to : İthal etmek,yurt dışından getirmek
İmpose to : Zorla benimsetmek,empoze etmek
Impossible : Olanaksız,imkansız
Impractıcable : Yapılamaz,uygulanamaz
Impregnate to : (iyice) Islatmak
Impression : Etki,izlenim
Improve to : Geliştirmek,ilerletmek
Improvement : İlerleme,gelişme
Impulse : Darbe,vuruş
Impulse turbine : Çarpma etkili türbin
İmpurıty : Kirlilik,pislik
In accordance with : Uygun olarak –e göre
In addition to : Ek olarak,yanı sıra
In approach : Yakın ( inişe) Yaklaşmada
In case of : Halinde , durumunda
In concern with : İlgili olarak
In conjunctaıon with : ….ile beraber/birlikte
In front of : Önünde
In good condıtıon : İyi durumda
In operatıon : Çalışır durumda,faal
In posıtıon : Yerinde,gerekli konumda
In progress : Devam etmekte
In proportıon to : Orantılı olarak
In proximinity to : Yakınında
In the event of : Halinde – durumunda
In turn : Sırayla
In view : Görünür
Inaccessible : Ulaşılamaz
Inaccuracy : Yanlışlık,hata
Inadequate : Yetersiz
Inadvertently : Kasıtsız olarak
Inapplicable : Uygulanamaz
Inboard : İç taraf
In-bound : İstasyona yaklaşmak(uçuş)
Incandescent light : Akkor telli lamba
Inch : İnç 2,54 cm
Incıdence : İsabet,etki alanı
Incıdent : Olay
Incipient : Yeni başlamış
Incıdent : Olay
Incıpıent : Yeni başlamış
Inclinatıon : Eğilim,eğim
Incline to : Eğmek,eğilmek,yatmak,meyletmek
Inclined : Eğimli
Inclinometer : Eğim,ölçer
Include to : Dahil etmek,kapsamak
Included : Dahil
Including : Dahil,kapsayarak
Inclusive : İçine alan,dahil
Incombustible : Yanmaz
Income : Gelir,kazanç
Incomplete : Eksik,tamamlanmamış
Inconel : Paslanmaz çeliğe benzer,ısıyla sertleştirilemeyen krom-demir alaşımı
Inconspicuous : Göze çarpmayan , önemsiz
Inconvenience : Rahatsızlık,elverişsiz olma
Incorporate to : Birleştirmek , katmak,birleşmek
Incorrect : Yanlış
Incorrectly : Yanlış olarak
Increase : Artış
Increase to : Artmak,çoğalmak,artırmak
Increment : Artma,artış,çoğalma
Incur to : Sebep olmak,-den kaynaklanmak; maruz olmak
Indeed : Gerçekten
Indefinite : Belirsiz,sınırsız,sonsuz
Indent : Çentik
Indentation : Girinti,çukur
Independent : Bağımsız
Independently : Ayrı olarak,bağımsız olarak
Index : 1-) İşaret , gösterge
: 2-) Dizin,ındeks
Index by tıtle : Başlıklara göre sıralama
Index by type number : Tip numaralarına göre sıralama
Indıcate to : Göstermek,belirlemek,işaret etmek
Indıcatıon : İndikasyon,gösterme
Indıcator : İndikatör,gösterge
Indifferece : İlgisizlik,kayıtsızlık
Indifferent : İlgisiz,nötr
Indırect : Dolaylı,indirekt
Indıvidual : 1-) Tek,ayrı
: 2-) Bireysel,ferdi
: 3-) Şahıs,fert,birey
Indıvıdual air outlet : Manika
Induce to : 1-) İkna etmek,sevk etmek,neden olmak
: 2-) İndüklemek
Inductıon : İndükleme,indüksiyon
Induction coil : İndüksiyon bobini
Inductıon current : İndükleme akımı,indükleme yoluyla elde edilen elektrik akımı
Ineffective : Etkisiz
Inefficient : Etkisiz,verimsiz
Inert : Hareketsiz,etkisiz
İnertia : Atalet,devinimsizlik
Inertıal Reference System(IRS): Uçağın dünya üzerindeki konumunu ve yerini gösteren sistem
Inevitable : Kaçınılmaz
Inextricable : Karışık,içinden çıkılmaz
Inextricably : İçinden çıkılmaz biçimde
Infallible : Yanılmaz,güvenilir
Inferıor : Aşağı,alt,ikinci derecede olan
Infiltrate to : İçeri sızmak,süzülmel
Infınıte : Sonsuz,sınırsız
Infınıty : Sonsuzluk,sınırsızlık
Inflame to : Tutuşmak,alev almak
Inflammable : Yanıcı,tutuşur,alev alır
Inflate to : Şişirmek(lastik) hava yada bir başka gazla ikmal etmek
In flight fuel dumpıng : Uçuşta yakıtı havada boşaltma
Influence : Etki
Influence to : Etkilemek
Inform to : Haber vermek,bildirmek,söylemek
Informatıon : Bilgi,bildirme,haber
Infractıon : Bozma,ihlal
Infrequent : Seyrek,nadir
Infuse to : Dökmek,akıtmak,demlemek
Infusion : İçine dökme yada akıtma,demleme,karıştırma,katma
Ingest to : İçine çekmek
Ingot : Külçe,kütük
İngraın to : Yer etmek,yerleşmek
Ingredient : Karışımı oluşturan madde,içindeki
Inhale to : Nefes almak,soğumak
Inherent : Doğal,doğasında olan
Inhıbıt to : Engellemek,yasaklamak
Inhıbıtor : Inhibitör,yavaşlatıcı
Inıtıal : İlk,önceki
Inıtıate to : Başlatmak
Inject to : Enjekte etmek,içine katmak
Injectıon pressure : Enjeksiyon basıncı
Injury : Yararlanma,zarar
Ink : Mürekkep
Inlet : Giriş,ağız
Inlet chamber : Emme odası
Inlet duct : Emme borusu
In line : Sırada,bir hizada
Inner : İçerdeki,iç
Innocent : Masum,zararsız
Innovate to : Yenilik getirmek,değişiklik yapmak
Innovatıon : Yenilik,değişiklik
Innumerable : Sayısız
Inoperatıve : İşlemeyen bozuk
In – phase : Eş fazlı
Input : Girdi,bilgi
Inquire to : Sormak,bilgi almak
Inquiry : Soruşturma,araştırma
Inscribe to : Yazmak,kaydetek
Insert to : Sokmak,yerleştirmek
In service measurements : Servis ölçümleri,servis değerleri
İnside : İçinde,içindeki
İnsight : Kavrama,kavrayış
Insıgnificant : Önemsiz
Insıst to : Israr etmek
Inspect to : Dikkatlice gözden geçirmek,kontrol etmek,denetlemek
Inspectıon : Yoklama,kontrol,muayene
Inspector : Kontrol eden kişi,müfettiş
Install to : Yerleştirmek,takmak
Installatıon : Takma,yerleştirme
Installed : Yerleştirilmiş
Instance : Örnek
Instant : Hemen olan,acil
Instantaneous : Anlık,ani
Instead of : Yerine
Instruct to : 1-) Öğretmek,eğitmek
: 2-) Emir vermek,talimat vermek
Instructıons : Talimat
Instructor : Eğitmen
Instrument : Alet
Instrument Landing System (ILS) Aletli iniş sistemi
Insufficient : Yetersiz
Insulate to : Yalıtmak,izole etmek
Insulatıon : Yalıtım,izolasyon
Insulatıon resistance : İki iletkeni ayıran yalıtkan maddenin elektriki direnci
Insure to : Sigorta etmek,sağlama bağlamak
Intact : Bozulmamış,tam,eksiksiz
Intake : Giriş,ağız,emme
Intake stroke : Emme zamanı
Integer : Tam sayı,bütün
Integral : Tam,bütün,integral
Integrate to : Tamamlamak,bütünlemek
Integrated Drıve Generator (IDG): Dişli grubu ve üretici bölümü tek bir komponent içinde olan ve uçak motorundan aldığı dönüyle elektrik üreten jeneratör
Intergratıng circuıt : İntegralleyici devre
Integrity : Doluluk,tam olma
Intend to : Tasarlamak,niyet etmek
Intensifier electrode : Hızlandırıcı,güçlendirici elektrot
Intensıty : 1-) Şiddet,yoğunluk
: 2-) Parlaklık
Intentıonal : Kasıtlı
Intercept to : Durdurmak,kesmek,engellemek
Interceptor : Avcı uçağı
Interchangeable : Birbiriyle değiştirilebilir,birbirinin yerine geçebilir
Intercom system : Dahili konuşma sistemi
Interconnect to : Birbirine bağlamak
Interelectrode capacitance : Elektrotlar arası geçirgenlik,kapasitans
Interest to : İlgilenmek,ilgilendirmek
İnterface : Arayüzey,bir ünitenin diğerleriyle ilişkisi
Interfere to : Karışmak,müdahale etmek,engellemek
Interference : Müdahale
Interior : İç
İnterlaced scanning : Aralıklı tanıma
Interlayer insulatıon : İç tabakanın (katın) izolasyonu
Interlıne to : Orta astarı koymak
Interlock to : Birbirine kenetlemek,bağlamak,kilitlemek
Intermediate : Orta,arada bulunan,ortadaki
Intermission : Ara,aralık
Intermit to : Ara vermek,durmak,bir süre kesilmek
Intermittent : Aralıklı,kesik kesik,sürekli olmayan
Intermodulatıon : İnetrmodülasyon,arakiplenim
Internal : Dahili
Interphone : Dahili telefon sistemi
Interpret to : Yorumlamak,anlamını açıklamak
Interpratatıon : Yorumlama,yorum,açıklama
Interregnum : Ara,aralık
Interrelate to : Birbiriyle alakalı olmak
Interrelated : Karşılıklı,ilişkili,birbiriyle alakalı
Interrogate to : Sorguya çekmek
Interrupt to : Kesmek,ara vermek
Intersect to : Kesişmek,kesmek
Intersectıon : Kesişme , kavşak
Interval : Aralık ( zaman olarak )
Into : İçine , içine doğru
Intrıcate : Girift,anlaşılması güç,karışık
Introduce to : 1-) Ortaya çıkarmak,ortaya koymak
: 2-) İçine katmak
Introductıon : Giriş
Invalid : Geçersiz,hükümsüz
Invaluable Çok değerli
Invent to : İcat etmek,bulmak
Inventıon : İcat , buluş
Inventory : Envanter,sayım çizelgesi,ayrıntılı gösterge
Inverse voltage : Ters voltaj
Invert to : Tersine çevirmek
Inverter : İnverter,doğru akımı (DC) alternatif akıma ( AC) çeviren cihaz
İnvestigate to : Araştırmak,incelemek
Invisible : Görünmez
Invoıce : Fatura
Invoke to : Başvurmak
Involve to : Karıştırmak
Involved (ın) : Alakası olmak,karışmış bulmak
Iodine : İyot
Iodize to : İyotlamak
Ionize to : İyonlara ayırmak,iyonize etmek
Ionosphere : İyonosfer
Iron out to : Ortadan kaldırmak,gidermek
Irregular : Düzensiz,kuralsız
Irrıgate to : Yıkamak
Irrıtant : Tahriş edici
Isolate to : Ayırmak,bağlantıyı kesmek
Isolatıon : Ayırma
Issue to : Yayınlamak,çıkarmak
Item : 1-) Parça
: 2-) Bakımlarda uçakla ilgili arızaların ve cevaplarının yazıldığı kağıt
Itemize to : Ayrıntıları ile yazmak
Jack up to : Jaka almak,krkikoyla kaldırmak
Jackıng : Jaka almak
Jag : Sivri uç,diş.çentik
Jagged : Kertikli,dişli
Jam to : Sıkıştırmak,tıkamak,sıkışmak,tutukluk yapmak
Jamnut : Sıkıştırma sonucu,kontra somun
Jar to : Sarsmak,titremek
Jav clutch : Çeneli kavrama
Jelly : Pelte,jöle
Jerk to : Birdenbire çekmek,atmak,fırlatmak
Jerking : Aniden,birdenbire
Jerry can : Yakıt taşımak için kullaılan 5 galonluk konteyner,kap
Jettison to : Uçuş esnasında uçaktan eşya,yük atmak
Job set up : İşe hazırlık
Job set up information : Görev hazırlık bilgisi
Joggle : Geçme,bir parçanın diğerinin üstüne geçmesini sağlayan metal dirsek
Joın to : Birleşmek,birleştirmek,katılmak
Joint : Birleşme yeri
Jolt to : Sarsmak
Journal : Şaft yatağı
Journey : Yolculuk,seyaha
Jump to : Sıçramak,atlamak,zıplamak
Jumper : Geçici olarak kullanılan elektrik bağlantı teli
Junction : Birleşme,bitişme,iki iletkenin veya devrenin birleştiği nokta
Just : 1-) Henüz,şimdi
: 2-) Yalnız,sadece
Jusfity to(justified,justified) : Doğrulamak,haklı çıkarmak
Juxtaposıtıon : Bitişiklik,bitişme,yan yana koyma
Keep away to : Uzak durmak,uzak tutmak
Keep off to : Uzak durmak,uzak kalmak,yaklaştırmamak
Keep to (kept kept) : 1-) Muhafaza etmek,tutmak
: 2-) Sağlamak
Key to : 1-) Kilitlemek
: 2-) Vericiyi çalıştırmak,devreye sokmak
Keyboard : Klavye
Kind : Çeşit,tür,cins
Kink : Telin dolaşması,bükülmesi
Kit : Takım,alet takımı,set
Knee : Diz
Knife edge : Bıçak gibi keskin kenarlı çelik veya diğer sert maddeler
Knob : Switch düğme
Knock to : Vurmak,çarpmak
Knot : 1-) Hız birimi,saatte bir deniz mili(1852m/saat)
: 2 -) Düğüm
Know to(knew,known) : Bilmek
Knowledge : Bilgi
Known : Bilinen,beklenen
Knuckle : Boğum,mafsal
Knurled : Tırtıklı
Label : Etiket,tag
Label to : Etiketlemek
Lack : Olmayış,eksiklik
Lack to : -den yoksun olmak
Ladder : Merdiven
Laminate to : Yaprak haline getirmek,ince tabaka haline getirmek
Land : Toprak,ülke
Land to : Yere inmek
Landing : İniş
Landing gear : İniş takımı
Landing gear bay : İniş takımı bölümü
Landing gear well : İniş takımı yuvası
Landing gear wheel : İniş takımı tekerleği
Landing roll : İniş rulesi.Tekerleklerin piste konduğu noktadan uçağın pisti terk ettiği noktaya kadar olan mesafe
Language : Dil,Lisan
Lap to : Katlamak,katlanmak,üzerine koymak
Large : Geniş,büyük
Last : Son,sonuncu
Last to : Devam etmek
Latch : Mandal kilidi
Latch to : Mandallamak
Late : Geç,gecikmiş
Later : Sonra
Lateral : Yanal,yana doğru
Laterally : Yana doğru
Latitude : Enlem
Latter : İki şeyden sonuncusu,son söylenen
Lattice : Kafes,örgü
Launch to : 1 -) Uçağı uçuş için bırakma
: 2 -) Başlatmak (yeni iş )
Lavatory : Tuvalet
Lavatory doors : Tuvalet kapıları
Law : Kanun,yasa,kural,kaide
Lay to (laid,laid) : Yatırmak,koymak,yaymak
Layer : Tabaka
Layout : Plan
Leach to : Süzmek filtreden geçirmek
Leachable : Filtre edilebilir
Lead : Uç,kablo
Lead to (led,led) : Yol göstermek,idare etmek
Leading : Başta gelen,en önemli
Leading edge : Hücum kenarı,ön kenar
Leak : Sızıntı,kaçak
Leak proof : Sızdırmaz
Leakage : Sızıntı,kaçak
Lean to : Dayanmak,yana atmak,eğilmek
Leap to : Sıçramak,atlamak
Learn to : Öğrenmek
Leave to ( left,left ) : Bırakmak,ayrılmak
Ledge : Raf gibi düz çıkıntı
Lee : Muhafazalı taraf,rüzgardan korunan taraf
Lee side : Rüzgar altı
Left : Sol
Left hand side : Sol,sol taraf
Left handed : Solak
Leg : Bacak
Legal : Yasal
Legend : Işıklı yazı
Legible : Okunaklı
Legitimate : Yasal,meşru
Length : Uzunluk
Less than : -den az
Lessen to : Azaltmak,azalmak
Let to (let,let) : İzin vermek,bırakmak,beklemek
Level : Seviye
Level to : Düzeltmek,aynı seviyede getirmek
Lever : Lövye , kol
Liability : Sorumluluk
Liable : Sorumlu
License,license : Lisans,ehliyet,izin,ruhsat
License to : İzin vermek,ruhsat vermek
Lid : Kapak
Lie to ( lay,lain ) : Yatmak,uzanmak
Life : Hayat,yaşam
Life vest : Can yeleği
Life time : Hayat süresi,ömür boyu
Lift to : Kaldırmak
Light : Lamba,ışık
Light to ( lit,lit) : Aydınlatmak
Lightıng to : Hafifletmek,yükünü azaltmak
Lightly : Hafifçe
Like : Gibi,benzer
Like to : Hoşlanmak,sevmek
Likely : Olası,muhtemel
Likewish : Aynı şekilde bunun gibi
Limb : Dairesel dış kenar
Limit : Sınır,limit
Limit to : Kısıtlamak,sınırlamak
Limitation : Sınır,sınırlandırma
Limited : Sınırlı,kısıtlı
Line : Hat
Line maintenance : Hat bakım
Linear : Lineer,doğrusal,çizgisel
Linen : Keten,keten örgü
Linger to : Gitmemek,oyalanmak
Link : Bağ,bağlantı
Link to : Birbirine bağlamak,birleştirmek
Linkage : Bağlantı
Lint free : Tiftiksiz
Liquid : Sıvı,akıcı,akışkan
List to : Listesini yapmak,listeye geçirmek
Listen to : Dinlenmek
Live : Canlı,elektrikli,akım geçen
Live to : Yaşamak,hayatta olmak
Load : Yük
Load to : Yüklemek,doldurmak
Lobe : Yuvarlakça kısım
Local : Yerel,bölgesel
Local tıme : Yerel saat
Localize to : Yerini belirlemek,saptamak
Localizer : ILS’nin inişte son yaklaşma için pistin merkez hattını gösteren elektronik kısmı
Locate to : 1-) Yerleştirmek,koymak
: 2 -) Yerini bulmak,tespit etmek
Locatıon : Yer,yerleşim
Lock to : Kilitlemek,kilitlenmek
Locked : Kilitli
Locking device : Kilitleme aygıtı
Lockwıre : Emniyet teli
Lockwıre to : Emniyet teliyle bağlamak
Logbook : Yapılan işlerin kaydedildiği defter
Logıc : Mantık
Logıcal : Mantıklı,mantıksal
Long : Uzun
Long dıstance : Uzun mesafe
Long range : Uzun menzilli
Long term : Uzun vadeli
Longitude : Boylam
Longıtudinal : Uzunlamasına,boyuna
Look for to : Aramak
Look to : Bakmka
Loop : Lup,hat
Loose : Gevşek
Loosely : Gevşek olarak
Loosen to : Gevşetmek
Lose to (lost,lost) : Kaybetmek
Loss : Kayıp,kaybetme
Loud : Yüksek (ses) gürültülü
Loudness : Gürültü,ses yüksekliği
Loudspeaker : Hoparlör
Low : Düşük
Low pressure light : Düşük basınçlı ikaz lambası
Lower : Aşağı alt
Lower to : 1-) İndirmek
: 2-) İniş takımlarını açmak
LRU(Line Replaceable Unıt) : Hatta değiştirilebilen cihaz
Lubricant : Yağlama maddesi,yağ,gres
Lubricate to : Yağlamak
Lubracating : Yağlama
Lubracatıon : Yağlama,gresleme
Luck : Şans,talih
Lug : Bağlantı noktası olarak kullanılan çıkıntı,uzantı,pabuç
Luggage : Bagaj
Lukewarm : Ilık
Lumınary : Işık veren
Lumınous : Parlak,ışıklı
Lump : Parça,küme,topak,yumru
Lungs : Akciğer
Mach : Uçağın hızının uçulan ortamdaki ses hızına oranı
Magnet : Mıknatıs
Magnetıc pole : Manyetik kutup
Magnetic tape : Manyetik bant
Magnetize to : Mıknatıslamak
Magneto ignition : Manyetolu ateşleme
Magnifier : Büyüteç
Magnify to(magnified,magnified) : Büyütmek
Magnitude : Büyüklük
Mail : Posta
Mail to : Postalamak
Main : Ana,esas
Main gear : Ana iniş takımı
Main gear ground lock assembly : Ana iniş takımı açıkta kilitleme mekanizması
Mainly : Esas olarak
Maintain to : Mevcut durumu muhafaza etmek,tutmak,sağlamak
Maintenance : Bakım
Maintenance facility : Bakım merkezi
Maintenance personel l : Bakım personeli
Major : Esas,önemli
Majority : Çoğunluk
Make certain to : Emin olmak,temin etmek,tahkik etmek,kesinlik kazandırmak
Make sure to : Emin olmak,tahkik etmek,temin etmek
Make up to : Oluşturmak,meydana getirmek
Make to (made,made) : Yapmak,meydana getirmek
Male connector : Erkek bağlantı elemanı
Malfunctıon : Arıza
Malleable : Dövülebilir
Mallet : Tokmak,çekiç
Man power : İnsan gücü
Manage to : Yönetmek,idare etmek,başarmak,becermek
Mandatory : Zorunlu,gerekli
Man hour : Bir insanın bir saatlik çalışması,adam saat
Manifold : Basınçlı sıvı yada gazın kollara dağıldığı port,manifold
Manipulate to : İdare etmek,yönlendirmek,elle işletmek
Manner : Tarz,biçim,tavır
Manoeuver : Manevra
Manoeuver to : Manevra yapmak
Manual control : Elle (manüel) kumanda
Manufacture to : Üretmek,imal etmek
Manufacturer : Üretici,imalatçı firma
Many : Çok,çoğu,birçoğu
Map : Harita
Mar to : Bozmak,zarar vermek,şeklini bozmak
Marble : Mermer
Margin : Sınır,kenar,boşluk
Marginal : Kenarda olan
Mark : İşaret
Mark to : İşaretlemek,göstermek
Mass : Yığın,kütle,yoğun
Massive : Ağır,kalın,yekpare
Master cautıon light : Önemli arızaları ikaz eden lamba,ana ikaz lambası
Master switch : Ana şalter,sistemdeki tüm devrelere giden elektrik gücünü kontrol eden switch
Master warning light : Çok önemli arızaları ikaz eden lamba
Mat : Hasır,paspas
Match to : Birbirine uydurmak,eş olmak,uymak
Mate to : Birleştirmek,bağlamak,birbirine geçirmek
Material : Malzeme
Mating surfaces : Temas eden yüzeyler
Matter : 1-) Madde,cisim
: 2-) Mesele,sorun,konu
Mature to : Olmak,olgunlaşmak,vadesi gelmek
Maximize to : Maksimuma çıkarmak,getirmek
Maximum : En çok,en yüksek,azami
Mean : Orta,ortalama,iki seyin ortası
Mean value : Ortalama değer
Mean to : Anlamına gelmek,demek olmak,demek istemek
Meanıng : Anlam
Means : Yol,araç,yöntem
Meanwhıle : Bu arada
Measurable : Ölçülür,ölçülebilir
Measure to : Ölçmek
Measurement : Ölçü,ölçme
Measurıng : Ölçüm,ölçme
Mechanic : Mekanik teknisyen
Mechanically operated : Mekanik olarak çalışan
Mechanısm : Mekanizma,makine düzeni,mankineyi oluşturan bütün kısımlar
Medical : Tıbbi
Mediuö range : Orta menzilli
Meet to( met,met ) : Karşılamak,yerine getirmek,yapmak
Meeting : Toplantı,buluşma
Melt to : Erimek,eritmek
Melting point : Erime noktası
Member : Üye
Memory : Hafıza,bellek
Mend to : Onarmak,tamir etmek
Mental : Zihinsel,akılsal
Mentality : Anlayış,düşünce
Mention to : Söylemek,bahsetmek,-den söz etmek
Mercury : Cıva
Merely : Sadece,yalnız
Merge to : İçine karışmak,birleşmek,içine karıştırmak
Meridian : Meridyen
Merit : Değer
Merit to : Hak etmek,değmek
Mesh : 1-) Dişli çarkının dişlerinin birbirine geçmesi
: 2-) İnç karedeki atkı çözgü sayısı
Message slot : Mesaj kısmı/bölümü
Metallic : Metalik,madeni
Meter to : Ölçmek
Metering valve : Sıvı akışını yönlendiren bir çeşit kumanda valvi
Meticulous : Titiz,çok dikkatli
Microwawe : Mikrodalga
Middle : Orta
Mike (sl.) : Mikrofon
Mild : Yumuşak , ılımlı, zayıf
Milibar : Bar’ın binde biri
Mill to : Öğütmek,frezlemek,işlemek
Milling machine : Freze makinesi
Mingle to : Karıştırmak,karışmak
Minimal : En az , en küçük,en aşağı
Minimize to : Asgariye indirmek,mümkün olduğu kadar azaltmak
Minimum : En küçük miktar,asgari
Minimum enroute altitude : Uçuş sırasındaki asgari yükseklik
Minor : Daha küçük,daha az,önemi az
Minority : Azınlık
Minus : Eksi (-)
Mınute : Dakika
Mirror : Ayna
Misalign to : Yanlış ayarlamak
Misalignment : Yanlış ayarlama
Miscellaneous : Çeşitli,muhtelif
Mislead to (misled,misled) : Yanıltmak,yanlış bilgi vermek
Miss to : 1-) (Otobüs,uçak,ders…)kaçırmak,yetişememek
: 2-) Özlemek,aramak
: 3-) Anlamamak,kavramamak
Missing : Kayıp,eksik,olmayan
Mist : Pus,duman
Mistake : Yanlış,hata
Misuse to : Yanlış yerde kullanmak,kötü kullanmak
Mix to : Birbirine karıştırmak,karmak
Mixed : Karışık,karma
Mixture : Karışım,karıştırma
Mobile : Hareket eden gezici
Mock up : Herhangi bir şeyin modeli
Mode selector swıtch : Mod seçme swıtchi
Moderate : 1-) Orta,vasat
: 2-) Ilımlı,ölçülü
Modernize to : Yenileştirmek,çağdaşlaştırmak
Modification : Değişiklik,modifikasyon
Modify to (modıfıed,modıfied) : Değiştirmek
Modulate to : Modüle etmek,dalga uzunluğu ve frekansını değiştirmek,ayarlamak
Modulatıon : Değiştirme,ayarlama
Moısture : Nem,rutubet
Moment : An,çok kısa zaman
Momentarily : Kısa bir süre için,geçici
Momentary : Bir anlık,geçici
Momentum : Moment,devinirlik,hareket eden bir cismin kütle ve hızının çarpımıyla elde edilen hareket miktarı
Monitor to : İzlemek,kontrol etmek
Monolithic : Yekpare,tek parça
Monotonous : Tekdüze,monoton
Monsoon : Muson
Month : Ay,yılın on iki bölümünden her biri
Moon : Ay
Moor,to : (Uçağı)Bağlamak,sabitlemek
More : Daha çok , daha fazla
More than : -den daha fazla
Moreover : Üstelik,bundan başka
Morning : Sabah
Morse code : Mors alfabesi
Most : En çok , en fazla
Mostly : Çoğunlukla,genellikle
Motion : Hareket,devinim
Motivate to : Sevketmek,harekete geçirmek,motive etmek
Motor to : (Motor) Çalıştırmak
Motoring : Start dışı sebepler için motoru startelerle döndürmek
Mould to : Kalıba dökmek,biçimlendirmek
Mount : Yuva
Mount to : Monte etmek,tutturmak
Mouth : Ağız
Move in and out to : İleri geri hareket etmek
Move to : 1-) Hareket etmek/ettirmek
: 2-) Konumuna getirmek
Movement : Hareket
Movıng : Hareketli,hareket eden
Much : Çok epey,hayli
Mud : Çamur,balçık
Muffler : Susturucu
Multı : Çok
Multı functıonal : Çok işlevli,çok fonksiyonlu
Multiple : Çok bölümlü,çeşitli
Multiple circuit : Çok safhalı devre
Multiplexıng : Sinyali çoğaltma,bir sinyalle birden fazla çıkış sağlama,bir hattan birden fazla sinyal gönderme
Multiplication : Çoğalma,çoğaltma,çarpma
Multıply to(multıplied,multıplied) : Çoğaltmak,arttırmak,çarpmak
Mute : Sessiz
Mutual : Karşılıklı,iki taraflı,ortak,müşterek
Nacelle : Motoru örten ve içine alan kısım,kaporta
Nail : 1-) Çivi
: 2 -) Tırnak
Nail to : Çivilemek
Name : İsim , ad
Name to : İsim vermek,adlandırmak,belirtmek
Narrow : Dar
Narrow to : Daraltmak,sınırlamak
Natıonal : Ulusal,milli
Natıve : Yerli
Natural : Doğal
Nature : Doğa,tabiat,nitelik
Naught : Hiçbirşey,hiç,sıfır
Nautıcal : Denizciliğe ait
Navigate to : Gidip,gelmek(deniz) yolculuğu yapmak
Navigatıon : Sefer,seyrüsefer
Navy : Donanma,Deniz Kuvvetleri
Near : Yakın
Nearly : Hemen hemen,neredeyse
Neat : Temiz,derli toplu
Necessary : Gerekli
Necessitate to : Gerektirmek
Neck : 1-) Boyun
: 2-) Kaplarda ağza yakın dar kıısm
Need to : İhtiyacı olmak,gereksinim duymak
Needle : 1-) İğne
: 2 -) İbre
Neglect to : İhmal etmek,aldırmamak
Negligent : Kayıtsız,ilgisiz
Negotiate to : Görüşmek
Neighbouring : Yakın,komşu
Neither : Hiçbiri
Neither … nor : Ne…ne de
Net : Ağ
Network : Şebeke
Neutral : Nötr,sıfır durumda
Neutralize to : Etkisiz hale getirmek
Never : Asla,hiç
New : Yeni
News : Haber,bilgi
Next : En yakın,sonraki
Next to : Yanına,yanında
Night : Gece
Nil : Hiç,sıfır
Nippers : Pense,kerpeten,kıskaç
Nıpple : Nipel,iki bağlantı parçasını birbirine eklemekte , bağlamakta kullanılan ara parça
No longer : Artık,daha fazla değil
Node : Düğüm,boğum
Noise : Gürültü
Noise(no) : Sessiz,gürültüsüz
Nomenclature : Terminoloji,terimler dizini
Non stop : Devamlı,sürekli,duraklamadan
Nonabrasive : Başka bir yüzeye sürüldüğünde aşınmayan
Non – mandatory : Mecburi,gerekli olmayan
Nonmetallic : Metalik olmayan
Nonsmoker : Sigara içmeyen
Noon : Öğle
Normally : Normal olarak
North : Kuzey
Nose : Burun,uçağın ön kısmı
Nose gear : Burun iniş takımı
Nose gear ground downlock assembly : Burun iniş takımını kilitleme mekanizması
Nose gear lockpin : Burun iniş takımı kilit pimi
Nose landing gear : Burun iniş takımı
Not applicable : Uygulanamaz,uygun değik
Notch : Kertik,çentik
Note : Not
Note to : Kaydetmek
Nothing : Hiçbirşey
Notice : Uyarı,bildiri
Notificatıon : Bildirme,bildiri
Notıfıty to (notıfıed,notıfıed) : Bildirmek,haber vermek
Now : Şimdi
Nowadays : Bu günlerde
Noxıous : Zararlı,tehlikeli
Null : Değersiz,sıfır
Number : Sayı,rakam,adet
Number to : Saymak,numaralamak
Numerıc : Sayısal
Numerical : Sayısal
Numereous : Çok,çok sayıda,sayısız
Nut : Cıvata somunu,vida somunu
Obey to : İtaat etmek,uymak
Object : Nesne,madde
Object to : İtiraz etmek
Objectıon : İtiraz,kusur,sakınca,engel
Objectıonable : Mide bulandırıcı,hoş olmayan
Objectıve : Objektif,mercek,yansız,tarafsız
Obligatıon : Zorunluluk,görev
Obligatory : Zorunlu
Oblong : Dikdörtgen şeklinde,boyu eninden uzun
Observance : Yerine getirme,yapma
Observatıon : Dikkatki bakma,gözlem
Observe to : 1-) Uymak,yerine getirmek
: 2-) İzlemek
Observer : Gözlemci
Obsolete : Eskimiş,artık kullanılmayan
Obstacle : Engel
Obstruct to : Tıkamak,kapamak,engel olmak
Obstructıon : Engel,tıkanıklık
Obtaın to : Sağlamak,almak
Obvıous : Belli,açık,apaçık
Occasion : Fırsat,elverişli durum
Occasionally : Ara sıra , bazen
Occupatıon : Meslek,iş
Occupied : Meşgul,dolu
Occupy to : Meydana gelmek,olmak
Occurrence : Olay,meydana çıkma
Octal : Sekizli
Odd : 1-) Tek (sayı)
: 2-) Acayip,tuhaf
Odor,odour : Koku
Off : Kapalı
Off scale readıng : Ölçeksiz okuma
Off course correction : Rota düzeltme
Off course sıgnal : Rotadan sapma sinyali
Offer up to : Koymak,takmak,yerleştirmek
Offer to : Teklif etmek,önermek
Offıcer : Memur,görevli
Official duty : Resmi hizmet,görev
Offset : Dengelemek,denkleştirmek
Offset to : Dirsek,düz,çıkıntı
Ohmmeter : Ohmmetre,dirençölçer
Oil can : Yağdanlık
Oil cooler bypass valve : Yağ soğutucunun bypass valvi
Oil foam : Yağ köpüğü
Oil proof : Yağ sızdırmaz,yağ geçirmez
Oil strainer : Yağ filtresi,yağ süzgeci
Oil sump : Yağ haznesi,alt yağ karteri
Oıl tank filling port : Yağ tankı ikmal ağzı
Oil transfer houstıng : Yağ aktarma bölümü
Oıl free : Yağsız
Oleo strut : Hidrolik dikme
Oleopneumatıc : Havalı-yağlı
Omıssıon : Dahil etmeme,çıkarma,atlama
Omıt to : Bırakmak,atlamak,ihmak etmek
Omnidirectıonal : Yöneltmez,her yöne,her yönde
On : Çalışır durumda
On top : Üstünde ,üzerinde
Once : Bir defa,bir kez
Once more : Bir defadan fazla
One after the other : Birinin ardından öbürü
One hole mountıng : Tek delikli bağlantı
One way : Tek yönlü seyahat,tek yön
One shot multıvibrator : Tek adımlı multıvıbrator
Only : Bir tek,sadece
Opaque : Şeffaf olmayan,opak
Open : Açık
Open cırcuıt voltage : Açık devre gerilimi
Open line : Açık hat
Open tread splice : Lastik diş veya dişlerinin yarılması
Open to : Açmak,açılmak
Open end wrench : Açık ağızlı anahtar
Openıng : Açıklık,açış,ağız
Operable : Çalışılabilir,çalıştırılabilir durumda
Operate to : Çalışmak,çalıştırmak,işlemek
Operatıng altitude : Uçuş yüksekliği
Operatıng life : Çalışma ömrü
Operatıon : İşlem,çalışma,çalıştırma
Operatıonal Test : Çalışma,işlem testi
Opereatıve : Çalışan,çalışır durumda
Opınıon : Düşünce , fikir
Opponent : Karşı,zıt
Opportunity : Fırsat,uygun zaman
Oppose to : Karşı koymak,direnmek
Opposite : Aksi,zıt
Opposition : Zıtlık,karşıtlık
Optıc warnıng : Işıklı,görsel ikaz
Optıcal : Optikle ilgili,gözle veya ışık vasıtasıyla işleyen
Optımum : En iyi,en uygun
Optıon : 1-) Seçme,tercih
: 2-) Bir ödeme yapmadan bağlantı yapmak
Optıonal : İsteğe bağlı
Or : Veya,ya da
Oral test : Sözlü ,sınav
Order : 1-)Sıra,dizi,düzen
: 2-)Emir
Order to : 1-) Düzenlemek
: 2-) Emretmek
: 3-) Ismarlamak,sipariş etmek
Ordinal numbers : Sıra sayıları ( birinci,ikinci,üçüncü…gibi)
Ordinary : Sıradan,olağan
Ore : Maden cevheri,metal
Organize to : Düzenlemek
Orient to : Yönlendirmek
Orifice : Dar kanal,sınırlayıcı,azaltıcı
Orıgın : Başlangıç,kaynak
Orıgınal carrier frequency : Özgün taşıma frekansı
Originate to : Çıkmak,kaynaklanmak
O-ring seal : O kesitli conta,yuvarlak conta
Orthicon : (televizyon) Alıcı tüpü
Oscillate to : Salınım yapmak
Oscillation : Salınım,titreşim
Oscillograph tube : Elektrik akımındaki titreşimleri kaydeden alet
Other : Diğer,başka
Other than : -den başka
Otherwıse : Aksi taktirde yoksa
Ounce : Ons,28,349 gram
Out of adjustment : Ayarsız,ayar dışı
Out of order : Arızalı,hizmet dışı
Outage : Hizmet dışı kalma,işlememe
Outboard : Dış taraf
Outboard flap : Dış flap
Out bound : İstasyondan uzaklaşmak (uçuş)
Outdoor antenna : Harici anten,dış anten
Outer : Dıştaki,dışarıdaki
Outermost : En dıştaki
Outflow safety valve : Dışarıya akış veren emniyet valvi
Outlet : Çıkış,çıkış yeri
Outlet case : Tahliye bölümü
Outlet chamber : Tahliye odası
Outline : Ana hat,kroki,taslak
Outlook : Genel görünüş,görünüm
Out of phase : Faz dışı,iki dalganın aynı zamanda aynı noktadan geçmediği durum
Output : Çıkış,çıkan,çıktı
Outside : Dış,taraf
Outstandıng : Önemli önde gelen
Oven : Fırın
Over : Aşırı,fazla
Over the full travel : Maxımum hareketini aşmak
Over voltage : Aşırı voltaj
Overall : Ayrıntılı,geniş kapsamlı,tüm toplam
Overcast to : Karartmak
Overcome to (overcame,overcome) : Üstesinden gelmek,çaresini bulmak
Overflow : Taşma
Overhaul : Büyük bakım,revizyon
Overhead panel : baş üstü paneli
Overheat : Aşırı ısınma
Overlap : Taşma
Overload : Aşırı yük
Overnıght check : Konaklama bakımı
Overnıght stay : Geceleme,konaklama
Override to (overrode,overridden) : Otomatik sistemi mekanik çalıştırmak,tepelemek
Overrule to : İptal etmek,geçersiz kılmak
Overrun : Pist sonu emniyet sahası.Pistin ucundaki emniyet uzantısı
Overrunnıng clutch : Serbest tekerlek kavraması
Overshoot to (overshot,overshot) : Çok hızlı gidip kaçırmak,geçip gitmek,pist dışına çıkarmak
Oversize : Fazla geniş,fazla büyük
Overspeed : Aşırı hız
Overtime : Fazla mesai,fazla çalışma
Overturn to : Altüst etmek,çevirmek
Owe to : Borcu olmak
Own to : Sahip olmak
OWS : Ocean Weather Station
Oxide.coated filament : Oksit kaplı filamanın
Oxygen cylinder : Oksijen tüpü
Pack to : Paketlemek,sarmak,kaplamak
Package : Paket,ambalaj
Packed snow : Yoğun kar
Packing : 1 -) Conta
: 2-) Ambalaj
Page : Sayfa
Paınt : Boya
Paınt to : Boyamak
Paır : Çift
Pale : Solgun , mat
Pallet : Kargonun yükleme ve boşaltılmasını kolaylaştırmak için altına yerleştirilen metal platform
Pallet lock : Palet kilidi
Paper : Kağıt
Parachute : Paraşüt
Paragraph : Paragraf
Parallel feed : Paralel beslenme
Parameter : Parametre
Parasite drag : Parazit sürüklenme,hava akışının yüzey ve şekille sürtünmesinden doğan geri sürüklenme
Parking brake lever : Park freni kolu
Part : Kısım,parça
Part number : Parça numarası
Partıal : Kısmi
Partially : Kısmen
Partıcıpate to : Katılmak
Partıcle : Parçacık,tanecik
Partıcularly : Özellikle , bilhassa
Partıng : Ayrılma
Partıtıon : Ayırmak,bölmek
Partly : Kısmen
Pass to : Geçmek
Passage : Geçit,yol
Passanger : Yolcu
Passanger cabin : Yolcu kompartmanı,kabin
Passivate to : Pasifleştirmek
Passport : Pasaport
Past : Geçmiş
Paste to : Yapıştırmak
Patch : Yama
Path : Yol
Pattern : 1-) Patern,şekil
: 2-) Uçuş yolu
Pause to : Duraklamak , ara
Pavement : Zemin,kaldırım
Pawl : Bir yöne harekete izin veren aksi yönde hareketi engelleyen mekanik stop,tesbit mandalı
Pay attention to : Dikkat etmek
Pay to (paid,paid) : Ödemek
Payload : Uçağa yakıt alındıktan sonra uçağın kaldırabileceği yolcu ve kargo dahil yük miktarı
Payment : Ödeme
Peak : Zirve,bir şeyin en yüksek noktası,en yoğun
Peak power : Maxımum güç
Pedestal : İki pilot koltuğu arasındaki panel
Peel to : Kabuğunu soymak,soyulmak,pul pul dökülmek
Peeled rib : Soyulmuş kuşak
Peen to : Çekiçle dövmek,çekiçle ezmek
Penalty : Ceza
Pending : Kararlaştırılmamış,muallakta olan,askıda olan
Pendulum : Sarkaç
Penetrate to : İçine girmek,sızmak,içine işlemek,içine girip yayılmak
People : İnsanlar
Per : 1-) Başına,her bir … için
: 2-) – e göre
Per hour : Saatte
Perceıve : Algılamak,kavramak,anlamak
Percent : Yüzde (%)
Perceptible : Algınabilir,anlaşılabilir
Percolate to : Süzmek
Percussion : Vurma,çarpma
Perfect : Kusursuz,eksiksiz,mükemmel
Perforate to : Delmek,delik açmak
Perforated : Delikli
Perforatıon : Delik,delme
Perform to : Yapmak,yerine getirmek
Performance : İşleme,çalışma,randıman
Performance penalty : Güç azalması
Perharps : Belki
Peril : Tehlike
Periodically : Düzenli aralıklarla,peryodik olarak
Peripheral : Çevresel
Periphery : Çevre
Perish to : 1-) Yok olmak
: 2-) Çürümek,bozulmak
Permanent : Sürekli,daimi
Permeability : Geçirgenlik
Permeable : Geçirgen
Permissible : İzin verilebilir
Permit to : İzin vermek,müsaade etmek,imkan vermek
Permitted : İzin verilmiş,onaylanmış
Perpendicular : Dikey,düşey
Perpetual : Kalıcı,sürekli,daimi
Persist to : 1-) Israr etmek,inat etmek
: 2-) Sürüp gitmek,devam etmek
Person : Kişi
Personel : Personel
Perspex : Bir tür (sert) plastik
Pertain to : -e ait olma ile ,ilgili olmak,uygun olmak
Phase : Aşama,safha,evre,faz
Phillips head : Yıldız başlı
Phillips screwdrıver : Yıldız tornavida
Physical : 1-) Maddi,maddeye yakın
: 2-) Fiziksel,fiziki
Pick to : Seçip almak
Picket to : Uçağı bağlamak,sabitlemek
Pickle to : Asitle temizlemek
Pıcture : Resim
Piece : Parça
Pierce to : Delmek,delip geçmek
Pile to : Yığmak,kümelemek,biriktirmek
Pillar : Direk,sütun,kolon
Pılot actıon : Pilot müdehalesi
Pin : Pm
Pinch to : Sıkıştırmak,kıstırmak
Pıonner to : Öncülük etmek
Pit : Çukur,oyuk
Pıtch actıon : Uçağın burun aşağı yukarı hareketi,yunuslama
Pitot statıc system : Airspeed indikatörleri,altimetreler ve vertical speed indikatörleri için basınç sistemi
Pivot to : Mil üzerinde dönmek,eksen etrafında dönmek
Placard : Etiket,plakart,uçakla,çalışmayla veya komponentle ilgili uçağa yerleştirilen not
Placard to : Etiketlemek,plakartlamak
Place : Yer,bölge
Place to : 1-) Yerleştirmek,koymak
: 2-) (Konuma vs) getirmek
Placement : Yerleştirme
Plain : Düz,sade
Planet : Gezegen
Plank to : Kalas döşemek,tahta kaplamak
Planned : Planlı,planlanmış
Plant : 1-) Bitki
: 2-) Fabrika,tesis
Plate : Levha,plaka,kaplama
Pledge to : Güvence vermek,taahhüt etmek
Plenty : Çok,bol,çokluk
Plexiglas : Cama benzer bir plastik çeşidi,uçak camlarında kullanılan plastik madde
Pliable : Bükülür,bükülgen,esnek
Pliers : Kerpeten
Plot : Plan,kroki,taslak
Plug : 1-) Tıkaç,tıpa
: 2-) Fiş
Plumber : Su tesisatçısı
Plumbing : Su tesisatı,boru yerleştirme işi
Plunge to : Daldırmak,batırmak
Plunger : Pompa pistonu,dalma piston
Plus : Art (+)
Ply : Kat,katmer
Ply separation : Kat ayrılması
Pneumatıc : Pnömatik,hava basıncı ile işleyen,havalı
Pocket : 1 -) Cep
: 2-) Çukur,boşluk
Poınt : Nokta
Poınt at to : Çevirmek,doğrultmak
Poınt to : İşaret etmek,göstermek
Pointer : İbre
Poisonous : Zehirli
Polar current : Polarizasyon akımı
Polarity : Bir mıknatısın kutupları gibi çekme veya itme özelliklerine sahip olma
Polarize to : Bir ışının titreşimlerini belirli bir yöne çevirmek,polarmak
Pole : Kutup,mıknatısın uçları
Police to : Kontrol altında tutmak,kontrol etmek,denetlemek
Polısh to : Cilalamak,parlatmak
Polıshed : Cilalı,parlatılmış
Poor : Yetersiz
Pop out to : Atmak,dışarı çıkmak
Popped : Atık,dışarıda
Popular : Tutulan,yaygın,popüler
Pore : Metal yüzeyindeki küçük delik,açıklık;gözenek
Port : 1-) Liman
: 2-) Giriş yeri,buhar,gaz,su,yolu
Port sıde : Uçağın kendi cephesine göre sol tarafı
Portable : Taşınabilen
Portable tester : Portatif test aleti
Portıon : Kısım
Pose to : Ortaya çıkarmak
Posıtıon : Pozisyon,konum,durum
Posıtıon to : Konumuna getirmek,yerleştirmek,pozisyonlandırmak
Posıtıve : Pozitif,olumlu
Possess to : Sahip olmak
Possibility : Olasılık
Possıble : Olası
Post flight : Tamamlanmamış,en son uçuş
Postpone to : Ertelenemek
Potable : İçilebilir
Potent : Güçlü,kuvvetli
Potential : Potansiyel,mümkün olası
Pound : İngiliz ağırlık birimi (453 gr)
Pound per square inch (PSİ) : İnç kareye isabet eden pound cinsinden basınç
Pour to : Dökmek,akıtmak,dökülmek
Power : Güç
Power supply : Güç kaynağı
Power to : Çalıştırmak,enerjilendirmek
Practıcable : Yapılabilir,kullanışlı,elverişli
Practıcal : Pratik,kullanışlı,uygulamalı
Pre- : Önce,ön
Precarious : Güvenilmez,tehlikeli
Precaution : Önceden alınan tedbir,önlem
Precede to : -den önce gelmek
Precious : Değerli,kıymetli
Precipitation : Yağış,yağış miktarı
Precise : Kesin,tam
Precisely : Kesinlikle
Precision : Kesinlik,doğruluk
Preclude to : Engel olmak,önüne geçmek
Preconditionıng : Sinyali işlemeden önce ön bir işlemden geçirme.Ön düzenleme
Predetermine to : Önceden belirlemek
Predicate to : Doğrulamak,teyid etmek
Predict to : Önceden bildirmek,haber vermek
Prefer to : Tercih etmek
Preferably : Tercihen
Preformed packing : Özel conta
Preliminary : İlk , ön
Preparıtıon : Hazırlık
Prepare to : Hazırlamak,hazırlanmak
Preselect to : Önceden seçmek,kurmak
Presence : Varlık,hazır bulunma,var olma
Present : Mevcut ,var
Present posıtıon enterıng : Koordinatların pilot tarafından girilmesi
Present to : Sunmak,taktim etmek,vermek
Preserve to : Korumak,saklamak,muhafaza etmek
Preset to : Önceden ayarlamak
Press to : Basmak
Pressure : Basınç
Pressure bulkhead : Basınç duvarı-bölmesi
Pressure filling : Basınçlı ikmal
Pressurized : Basınçlı,basınçlandırılmış
Pressurıze to : Basınçlandırmak
Presume to : Saymak,varsaymak
Pretend to : -mış gibi yapmak
Prevail to : Hakim olmak,yaygın olmak,etkili olmak
Prevailing wind : En sık esen rüzgar,hakim rüzgar
Prevent to : Önlemek,engellemek
Preventive maintenance : Önleyici,koruyucu bakım
Previous : Önceki
Primary : Ana,esas
Primary flight control surfaces : Ana uçuş kumanda yüzeyleri
Prime : Esas,başlıca
Primer : Astar,boya
Prıncıpal : Esas,baş
Prenciple : Prensip,ilke
Prınt to : Basmak,yayınlamak
Prior to : Önce
Priority : Öncelik
Probability : Olasılık,ihtimal
Probable : Olası,muhtemel
Procedure : İşlem sırası.prosedür
Proceed to : Devam etmek,başlamak
Process : Süreç,işlem
Process to : Özel işlem tabi tutmak,işlemek,işlemden geçirmek
Produce to : Meydana getirmek,üretmek
Producer : Üretici
Product : Ürün
Productıon : Üretim,imal
Profession : Meslek,iş
Progress : İlerleme,gelişme
Prograssive : İlerleyen
Prohibit to : Yasaklamak,engel olmak
Prominent : Çıkık,çıkıntılı
Promote to : İlerletmek,arttırmak
Prompt : Çabuk,hemen olan,hazır
Proof : 1-) Kanıt,delil
: 2-) Dayanıklı,geçirmez
Propagate to : Üretmek,çoğaltmak
Propel to : İtmek,ileri doğru sürmek
Propeller : Pervane
Proper : Uygun
Properly : Doğru olarak,düzgün bir şekilde , gerektiği gibi,uygun şekilde
Proportıon : Orantı,oran
Proportıonal : Orantılı
Proposal : Öneri , teklif
Propulsıon : İtici güç,çlıştırıcı güç
Propulsive : İtici,çalıştırıcı
Protect to : Korumak
Protectıon : Koruma
Protectıve : Koruyucu
Protruding : Dışarıda
Prove to : Kanıtlamak
Provide to : Sağlamak,tedarik etmek
Provided ,providing : Şartıyla,şayet,ancak
Provisional : Geçici
Proximity : Yakınlık
Publısh to : Yayınlamak,basmak
Pull away to : Ayırmak,çekip ayırmak
Pull to : Çekmek
Pulsate to : Titremek,atmak
Pulse : Sinyal
Pulverize to : 1-) Ezmek,toz haline getirmek
: 2-) Püskürtmek
Pump : Pompa
Pump to : Pompalamak
Punctual : Dakik
Puncture : Delinme
Purchase to : Satın almak
Pure : Saf,katıksız
Purge to : Temizlemek,atmak
Purıfıer : Arıtıcı,temizleyici
Purify to(purified,purified) : Arıtmak,temizlemek
Purporse : Amaç,maksat
Purser : Kabin amiri
Push down to : Aşağı itmek
Push to : İtmek,bastırmak
Push pull cable : İtip çekerek çift yönlü hareket ileten kablo
Push to test light : Üzerine bastırarak faal olup olmadığı kontrol edilen lamba
Put away to : Bir tarafa koymak
Put in position to : Yerleştirmek,yerine koymak
Put into to