Merhaba,
Aralık sayımızda güncel
olarak işlediğimiz
“Helikopterin 100. Yılı”
ile “UNESCO Mevlana ve Hoşgörü Yılı”
konularını işlememek büyük hata olacaktı.
Bunları aradan aylar geçtikten sonra yazmak,
idamdan sonra mahkuma af belgesini
yetiştirmeye benzer.
UTED yazı kurulu
olarak bu konulara gerekli duyarlılığı gösteriyoruz.
Yine bu konular arasında, geçen
sayımızda yer alan; “Bilime Adanmış Bir
Ömür” başlıklı “Albert Einstein’ın
Hayatı” konusu da, bu ay işlenmesi gereken
bir temaydı. Nedeni ise; geçtiğimiz ay sinemalarda
filminin gösterildiği, eserlerinin ve
tezlerinin reklamlarda yayınlanarak, İstanbul’daki
büyük bir sergide de gösteriliyor
olmasına dayanıyor.
Yine geçen sayımızda siz değerli okuyucuları
mıza, dergimizin içinde 2008 yılı
takvimi vererek, küçük bir jest yaptık.
Önceki sayımızda da yine insert olarak
imsakiye sunmuştuk. Aslında siz okuyucuları
mıza daha iyisini yapmak isterdik ama
bu tür ilavelerin maliyete dayandığını ve
dergilere, derneklere mali külfet getirdiklerini
tahmin edersiniz.
Ücretsiz bir derginin,
derneğine maddi yük olmaksızın yaptığı
jest, ne yazık ki bundan fazla olamıyor.
Her ay yapmak istediğimiz, ama bir
süredir ara verdiğimiz röportaj sayfalarımız
aylık dergi olarak bizleri zorluyor. Çünkü
röportaj, randevu alarak yapılması gereken
bir çalışma ve yoğun çalışan kişilere
ulaşarak kendi boş zamanlarımızı
çakıştırmak oldukça zor.Üstelik çok önceden
yapmanın anlamsız olduğu bu
söyleşilerdeki konular, hemen güncelliğini
yitiriveriyor. Söyleşiler, eğer sıcağı sıcağına
yayınlanamazlarsa, çöpe gitmekten kurtulamı
yorlar.
Yıllardan beri milletçe canımızı yakan, on
binlerle kayıp verdiğimiz terör konusu
sokaklarda patlatılan bombalar ve yakılan
araçlar ile son günlerde yine gündemde. Bu
konuda çok beğendiğim bir sözü sizlerle
paylaşarak bu ayki köşe yazımı kapatmak
istiyorum.
“Masum insanların kanının üzerine
kurulu hiç bir şey kalıcı olamaz”.
|