ÖZEL BİR KADIN: Marie Marvingt

Çeviri ve düzenleme: Kemal KANAT

O, zamanın gerçekten uç noktalarında yaşayan sıra dışı bir kadındı. Marie Marvingt, hayatını spora, rekabete ve rekorlara ayırmıştı. Fransa’da bir çok dalda kadınlara özgürlük ve haklar tanınması O’nun sayesinde olmuştur. Havacılığın doğuşu onun çocukluk yıllarına tesadüf ettiğinden Fransa’da havacılığın gelişmesine önemli etkisi olmuştur.

Dört yaşında yüzüyordu
Marie Marvingt bir çok önemli yolculuklar yapmıştı. Yaşadığı dönemde kadınlar evden çıkmazken o ülkeleri ve şehirleri hiç durmadan ardında bırakıyordu. Marie Marvingt  4 yaşındayken yüzmeye başlamıştı. Yaşı ilerledikçe çevresindeki bir çok yüzme yarışlarına katılıyordu. Sen (Seine) nehrinde yapılan ve yüzerek karşıya geçme yarışlarına katılan ilk kadındı. 15 yaşındayken Meurthe ve Mossele nehirlerinde Fransa’nın Nancy şehrinden Almanya’nın Koblenz şehrine kadar süren 400 kilometrelik kano yarışlarına katılıyordu. Bunu daha sonra Nancy’den İtalya’nın Napoli şehrine kadar devam eden bisiklet yarışları izledi.

“Solo France Tour”u bitiren ilk kadın
1908’de bisikletle “Solo France Tour” Onun bitirdiği yarışlardan sadece birkaçıdır. Yaşadığı dönemlerde kadınlar için ayrı bir kategori olmadığından yarışlara sadece erkekler katılıyordu. Marie Marvingt, 36 yaşına geldiğinde resmi olarak erkeklerin alındığı 114 yarışı bitirmişti. Katıldığı ve eğitimini bitirdiği Tenis, Golf, Polo gibi sporlar ise O’nun için basit egzersizlerden başka bir şey değildi. Jiu Jitsu, Güreş, Boks ve Eskrimde Spor Bakanlığına ve Federasyonlara kayıtlı ilk kadın sporcudur. 1907’de “Fransa Savunma Bakanlığı tüfekle atıcılık ödülünü kazanmıştır.

Dağcılık başlıyor
1908 ve 1909 yıllarında ise kayak ve buz pateninde ödüller kazanmıştır. Alp dağlarındaki bir çok tepeye tırmanan ilk kadındır. “Grand Charmoz” ve “Grepon” zirvelerine ise aynı gün çıkmayı başarmıştır. Bir çok gazete ve dergide “dünyanın en iyi 5 kadın dağcısı” arasına girmiştir. Tüm spor dallarında yarıştığı için bir çok gazete ve kadın dergisi onu “Dünyanın En Büyük Kadını” ve “Kainatın En Başarılı Kadını” olarak göstermiştir. Fransız Spor Akademisi “Tüm Sporlarda Başarı” madalyası vermiştir. Otomobil o dönemde çok az olmasına rağmen ehliyet almış, bununla yetinmeyerek lokomotif ve buharlı tren kullanmayı da öğrenmiştir.

Zeplinlerde de o var uçaklarda da
1909 yılında Zeplin sertifikası almıştır. Bu zeplinle Fransa’nın Nancy şehrinden havalanarak Manş denizini geçen ilk havacıdır. Üstelik Kuzey denizini de bu balonla geçmeyi başarmıştır. Bir gazeteci olarak çalışırken uçakları keşfetti. Uçuş eğitimi almaya başladı. 8 Kasım 1910’da 281 no ile pilotluk brövesini aldığında Fransa’da ilk, dünyada üçüncü kadın pilot oldu. Bundan bir kaç gün sonra 45 kilometrelik mesafeyi 53 dakikada uçarak (o dönemdeki uçaklar için bir ilk) hayatı boyunca kırmayı başardığı 17 rekordan birisini elde etti.

O artık asker
Birinci dünya savaşında ilk uçan ambulans teorisini ortaya attı ve bu uçak için proje ve teknik çalışmalar yaptıysa da Fransız ordusu bu projeyi onaylamadı. Daha sonra askeri bir üste hem hemşire, hem de asker olarak görev yaptı. Generallerle beraber çalıştı. Kayaklı özel bir kar takımını  kurdu ve idare etti.

Dört saat uyku
Sürekli dinç ve sportifti. O bu enerjik yaşamını az uyumaya, az ve hafif ama sık sık yemek yemeye, bisiklete binmeye borçlu olduğunu söylüyordu. Günde 4 saat uyuyor bol bol spor yapıyordu. Kuzey Afrika, Yunanistan ve Amerika’ya bir çok yolculuklar yapmıştı. Asya yolculuklarından birinde saniyelerle kaçırdığı uçağa binemeyince ölümden dönmüştü. Çünkü uçak Fas yakınlarında düşmüş ve 140 kişi hayatını kaybetmişti.

85 yaşında helikopter pilotluğu
Marie Marvingt 80 yaşında bir F-101 uçağı ile Nancy şehri üzerinde uçtu. 85 yaşına geldiğinde helikopterlere merak sardı ve bu yaşta helikopter pilotu oldu. 1963 yılında 88 yaşında ölünceye kadar enerjisi ve öğrenme merakı asla azalmadı. Bir gazetecinin “yapmadığın bir şey kaldı mı?” sorusuna gülerek “Çocuk” diye yanıt vermişti. Marie Marvingt uçsuz bucaksız macera, seyahat ve öğrenme dolu hayatında evlenmemiş ve çocuk sahibi olmamıştı. O hayatını başka yönde kullanan sıra dışı bir kadındı. Amerikalı gazetecinin “Denemediğiniz başka araç kaldı mı, halen gitmek istediğiniz yer var mı?” sorusuna  “Evet, Ay” diye yanıt vermişti. Röportajı yapan gazetecinin anlamsız bakışları birkaç yıl sonra aya ilk insanın ayak basmasıyla anlam kazanacaktı. Eğer aya daha önce gidilebilseydi ve bu bir kadın olaydı bu kuşkusuz Marie Marvingt olurdu.

UTED DERGİ