Şebnem BAYEZİT / THY AO DIŞ HAT BİLET SATIŞ MUHASEBE MEMURU |
|
| |
|
Evet, her sene 23 Nisan tüm yurtta, birçok dünya ülkelerinden gelen çocukların da katılımıyla kutlanır. 23 Nisan'a sadece bir çocuk bayramı gözüyle bakmak yeterli değildir. “Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda” “Şüheda fışkıracak toprağı sıksan şüheda” “Canı, cananı alsın da Huda” “Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda” dizelerinde de Mehmet Akif'in söylediği gibi; üzerinde asıl durulması gereken ULUSAL EGEMENLİK ve bunun o günkü şartlarda nasıl başarıldığı olmalıdır. Tarihteki kahramanlıkları, mücadeleyi ve yaşananları birkaç sayfaya sığdırmak mümkün olamaz. Ancak bir millet meclisi fikrinin ne zaman, nasıl oluştuğu ve meclisin açılışı bölümlerinin özetine burada değinerek bu günün önemini bir kez daha anımsayabiliriz. I. Dünya savaşından yenik çıkan Türk Ulusu, Kurtuluş Savaşı ile büyük bir mücadeleye başlamıştır. Sevr Antlaşmasının ardından başlayan işgallere karşı halkımızdan da tepkiler gelmekteydi. “İLK KURŞUN” ile Türk Halkının sesi düşman birliklerine karşı kahramanca İzmir'den yükselmiş olup;16 Mayıs 1919'da Padişah Vahdettin ile görüşen Mustafa Kemal, 9. Ordu müfettişliği gibi kendisine geniş imkanlar sağlayan görevi kabul ederek, Samsun'a adım atmak üzere İstanbul'dan ayrılmış ve Kurtuluş mücadelesini başlatmıştır. Mustafa Kemal Samsun'a çıkışının ardından 12 Haziran 1919'da Havza'daki çalışmalarını tamamlayarak Amasya'nın daha güvenli bir yer olacağını düşündüğünden Havza'dan ayrılmış ve Amasya'ya gelmiştir. Amasya Tamimi, siyasî ve hukukî yönden önem taşıyan tarihi bir belgedir. Bu tamim ile Millî Mücadele fikri artık bir fikir olmaktan çıkmış, bir eyleme dönüşmüştür. Mustafa Kemal Paşa, Anadolu'da başlayan Millî Mücadelenin hedefini belirlemiştir. Amasya Tamimi Türk Ulusunun bağımsızlık bildirisidir. Millî egemenliğe dayalı yeni bir Türk Devleti'nin kurulması yolunda ki ilk adım bu tamim ile atılmış olup ilk defa bu tamim ile millet egemenliği dile getirilmiştir. Halk, vatanına ve istiklâline sahip çıkmaya çağırılmakta, milleti kendi geleceğiyle ilgili bir konuda söz sahibi yapmaya çalışılmaktadır. Millî irade ve millî hakimiyet düşüncesini millete mal etme yolunda ilk adım yine bu tamim ile atılmış olup millet ve memleket meselelerine sahip çıkacak bir millî heyetin kurulmasını da söz konusu etmektedir. Erzurum'da bir Kongre yapılacağı da bu tamimde belirtilmiştir. Kurtuluş Mücadelesinin Kongreler Sayfası açılmış, Mustafa Kemal tarafından Türk Ulusunun Birlik ve Beraberliği, Vatanın bölünmez bir bütün olduğu ilk defa Erzurum Kongresinde resmileştirilmiştir. Ulusal direniş oluşturmada ikinci büyük adım olan Sivas kongresi ile atılan bu temeller tüm ulusa bildirilmiştir. Bu sırada İtilaf Devletlerinin İstanbul'a müdahalesi gittikçe artmaktaydı, bu sebeple Büyük Millet Meclisi Ankara'da derhal kurulmalı diye düşünen Mustafa Kemal Ankara'ya gelebilen milletvekilleriyle birlikte meclisin 23 Nisan Cuma günü açılmasına karar verdikten sonra, yurdumuzun her köşesinde milli ve dini törenler yapılması maksadıyla uzun bir program hazırlamış ve bu büyük tarihe geçecek olayın bütün milletimize yüksek bir heyecanla duyurulması hususunda Kolordulara, Bütün Valiliklere, Bağımsız Sancaklara, Müdafaa-i Hukuk Merkez Heyetlerine, Belediye Başkanlıklarına bir tamim yayınlamıştı.
Bu telgrafın metni şöyledir: Ankara 21 Nisan 1920 Acele tezkere. 1-Kolordulara (XIV' üncü Kolordu Vekâletine) 2-Bütün Vilayetlere. 3-Bağımsız Liva'lara. 4-Müdafaa-i Hukuk Merkez Heyetleri'ne. 5-Belediye Başkanlarına 1) Yüce Allah'ın yardımıyla Nisan'ın 23'üncü Cuma günü, Cuma namazından sonra Ankara'da Büyük Millet Meclisi'nin açılışı yapılacaktır. 2) Vatanın İstiklâli, Yüksek Hilâfet ve Saltanat Makamı'nın kurtarılması gibi en önemli ve hayatî görevleri yerine getirecek olan Büyük Millet Meclisi'nin açılış gününün Cuma'ya rastlamasıyla adı geçen günün bütün kutsallığından yararlanılacak ve bütün Sayın Milletvekillerinin hazır bulunmalarıyla Hacı Bayram Velî Camii'nde Cuma namazı kılınarak, Kur' an ve dualardan da manevî bir güç sağlanacaktır. Kutsal Emanetleri ve Sancak-ı Şerîf'i taşıyarak özel daireye (Meclis'e) gidilecektir. Özel daireye girilmeden önce bir dua okunarak, kurbanlar kesilecektir. Bu törende camiden başlayarak özel daireye kadar askerî birlikler ile özel düzenlemeyi Kolordu Kumandanlığı yapacaktır. 3) Adı geçen günün kutsallığını bir kere daha arttırmak için bu günden vilâyet merkezinde Vali Beyefendi hazretlerinin düzenlemesiyle hatim ve Kur' an okunacak ve hatimin son bölümü Cuma günü namazdan sonra özel dairenin önünde tamamlanacaktır 4) Kutsal ve yaralı vatanımızın her köşesinde bugünden Kur'an ve hatim okutulmaya başlanacak, Cuma günü ezandan evvel minarelerde Salavât-ı Şerîfe getirilecek ve hutbe sırasında Halîfemiz Padişahımız efendimiz hazretlerinin namları zikredilirken Padişahımızın ve bütün ülkenin bir an önce kurtuluşa ve esenliğe kavuşmaları duası ilave edilerek okunacaktır. Cuma namazının kılınmasından sonra da Kur' an okunacak ve Yüce Hilâfet ve Saltanat makamının ve vatanın bütün parçalarının kurtuluşu amacıyla oluşturulan millî çalışmaların önem ve kutsallığı ve milletin her ferdinin kendi vekillerinden meydana gelen bu Büyük Millet Meclisi'ne tevdî edeceği vatanî görevi yerine getirme zorunluluğu hakkında vaazlar yapılacaktır. Bundan sonra, Halîfe ve Padişahımızın, din ve devletimizin, vatan ve milletimizin kurtuluşu, selâmeti ve istiklâli için dua edilecektir. Bu dinî ve vatanî törenin yerine getirilmesinden ve camilerden çıkıldıktan sonra Osmanlı Ülkesinin her tarafından, hükümet makamına gelinerek Meclis'in açılmasından dolayı resmî kutlamalar yapılacaktır. Her tarafta Cuma namazından önce uygun suretle mevlidî şerif okunacaktır. 5) Bu bildirinin hemen yayımı için her araca baş vurulacak ve acele en ücra köylere, en küçük askerî birliklere, ülkenin bütün teşkilatlarına ve kurumlarına tebliğ edilmesi sağlanacaktır. Ayrıca, büyük levhalar halinde her yere asılacak ve mümkünse yerel baskı ve çoğaltılarak parasız dağıtılacaktır. 6) Yüce Allah'a tam başarı için dua olunacaktır. Heyet-i Temsiliyye Adına Mustafa Kemal
Bu tamim gereğince 23 Nisan 1920 Cuma günü Ankara'nın Ulus semtindeki Hacı Bayram Velî Camii'nde kılınan Cuma namazı'ndan sonra Peygamberimizin Sancak-ı Şerîf-i ve Sakal-ı Şerîf-i taşınarak tekbirlerle, salâtüselâmlarla, şimdi Ulus meydanı altında müze olan Meclis binasına gelinmiştir. Kesilen kurbanlardan, yapılan duâlardan sonra saat 13.45'te en yaşlı üye olan Sinop Milletvekili Şerif Bey'in Başkanlığında 120 Milletvekiliyle Türkiye Büyük Millet Meclisi açılıp tarihî görevine başlamıştır. Mebus üyelerinin yaşça en büyüğü olan Şerif Bey, Meclis konuşmasını yapmak üzere kürsüye gelerek açılış konuşmasını yapmış, konuşmasının sonunda meclisin ismi konusunda ki fikir ayrılıklarını da sonlandırarak “Büyük Millet Meclisini açıyorum” demiştir. 24 Nisan 1920' de görüşmelere devam etmek üzere meclis tatil edilmiş ertesi gün tekrar toplanan Meclis Üyelerinin oy çokluğu ile Mustafa Kemal meclis başkanı seçilmiştir. 24 Nisan 1920'de Mustafa Kemal yaptığı konuşmanın sonunda “Bu bayram, aziz milletimize ve bilhassa çocuklarımıza kutlu; yarınlarımız hep mutlu ve umutlu olsun.” diyerek çocuklara verdiği önemi vurgulamış, Türk Ulusunun yarınını yine Türk çocuklarına emanet etmiştir. Atatürk'ün buyruğu ile ilk defa 23 Nisan 1927 tarihinden itibaren bu bayram çocuk bayramı olarak da kutlanmaya başlamıştır.
Büyük Millet Meclisi isminin başına Türkiye sözcüğünün ne zaman kullanıldığı konusunda ki bilgiler ise farklıdır. Nutuk'taki belgelere göre Kasım 1920'den itibaren Mustafa Kemal Paşa'nın Türkiye Büyük Millet Meclisi unvanını kullandığını görüyoruz. Büyük Millet Meclisi'nin imzaladığı ilk anlaşma olan Gümrü Barış Antlaşması'nda Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti deyimi geçmiştir. Ancak Şubat 1921'den itibaren Türkiye Büyük Millet Meclisi kesintisiz olarak kullanılmaya başlanmıştır.
|
|