6 Haziran Dünya Çevre Günü

HEPİMİZİN bildiği şeyler olmasına rağmen ve bu kadar tekrar edildiği halde durumda bir değişiklik yok. Karbondioksit oranı gün geçtikce artıyor, okyanuslar ısınıyor, buzullar eriyor, deniz seviyesi yükseliyor, orman yangınları hızla artıyor, kurak dönemler uzuyor, ırmaklar kuruyor...

.

 

Mevsim dengesizlikleri gittikçe artıyor. Bitkiler de bütün bu olaylardan nasibini alıyor. Kıyı şeritleri erozyon nedeniyle eriyor. Hastalıklar gittikçe yayılıyor. Yaşadığımız her gün ortalama 23.000 kez nefes alıyoruz ama soluduğumuz havanın temiz olup olmadığını ne kadar önemsiyoruz? Kirleticilerin tümü insan sağlığını aynı şekilde etkilemiyor elbette. Kimisi vücudun anında tepki vermesiyle kendini gösterirken, kimisi uzun yıllar sessizce kalıyor; ama sonunda insan vücudunda geri dönüşü olmayan hasarlara yol açabiliyor. Yani kimisi akut, kimisi kronik hastalıklara neden oluyor.

 

1960'lardaki kirlenme, buzulların yüzde 20'sini eritti. Kuzey Kutbu'ndaki ısınma dünyanın geri kalanından iki kat daha hızlı. Bugün ise 2070'te dünyanın buzulsuz kalacağı, küresel çölleşmenin artacağı ve denizlerin gittikçe yükseleceği artık resmi gerçekler. Dünya küresel ısınma yüzünden 10 yıl içinde geri dönülmez bir noktaya gelecek. Avrupa kıtası diğer bütün kıtalara göre çok daha hızlı ısınmakta, "2050 yılına kadar" Alp buzullarının 4'te 3'ü tamamen dünyadan silinecek...

Dünya bir kez daha büyük bir iklim değişikliğiyle burun buruna kalmış durumda.

Peki bu olanlar karşısında ne gibi önlemler alınmaktadır?

 

Kyoto Anlaşması nedir?

Kyoto Anlaşması, Birleşmiş Milletler'in 1997 yılında Japonya'da düzenlediği çevre toplantısında katılımcı hükümetler tarafından kabul edilen bir anlaşmadır. Bu anlaşma, gelişmiş ülkelerin sera etkisi yaratan gazların atmosfere salınımını 2008-2012 yılları arasında yüzde 5.2'e düşürmelerini öngörüyor. Birleşmiş Milletler verilerine göre, 2001 yılı Mayıs ayı itibarıyla 84 ülke anlaşmayı imzaladı, 34 ülke de onayladı.

 

Koyoto ile neler değişecek?

Kyoto Sözleşmesi ile devreye girecek önlemler son derece pahalı yatırımlar gerektiriyor;

* Atmosfere salınan sera gazı miktarı yüzde 5'e çekilecek.

* Endüstriden, motorlu taşıtlardan, ısıtmadan kaynaklanan sera gazı miktarını azaltmaya yönelik mevzuat yeniden düzenlenecek.

* Daha az enerji ile ısınma, daha az enerji tüketen araçlarla uzun yol alma, daha az enerji tüketen teknoloji sistemlerini endüstriye yerleştirme, ulaşımda, çöp depolamada çevrecilik, temel ilke olacak.

* Atmosfere bırakılan metan ve karbondioksit oranının düşürülmesi için alternatif enerji kaynaklarına yönelinecek.

* Fosil yakıtlar yerine örneğin, bio dizel yakıt kullanılacak.

* Çimento, demir çelik ve kireç fabrikaları gibi yüksek enerji tüketen işletmelerde atık işlemleri yeniden düzenlenecek.

* Termik santrallerde daha az karbon çıkartan sistemler, teknolojiler devreye sokacak.

* Güneş enerjisinin önü açılacak. Nükleer enerjide karbon oranı sıfır olduğu için dünyada bu enerji ön plana çıkarılacak.

* Fazla yakıt tüketen ve fazla karbon üretenden daha fazla vergi alınacak.