|
Eylül 2006 |
TEKNOLOJİYİ ÇARPITMAK: İLGİNÇ YAPILAR | |
“Sana dün bir tepeden baktım ey aziz İstanbul” diye başlayan şiiri ve şarkısını bilirsiniz. Bir şehre uzaktan bakmak ve şehri seyretmenin de ayrı bir havası olsa gerek. Günümüzde bu büyülü havayı bozan çarpık kentleşme ve yeşilin zamanla kaybolması artık günümüzün en son problemlerinden sadece birkaçı. Şehirde bir de bu binaların ilginç mimaride olanları vardır ki bunlar oldukça ilgi çekerler. Sıra dışı olmak mı yoksa insanların standartlardan bıkmasından mıdır bilinmez ama bu tür yapılar deyim yerindeyse “kendilerine baktırırlar”.
Bu farklı dizaynlardan birisi ve en çok bilineni tabii ki İtalya’daki Pisa kulesidir. Ama bu kule ilginç mimarisine bilerek değil, inşa sırasında sahip olmuş. Bu tür binalara bir örnekte İstanbul’dan verebiliriz. Bakırköy sahilde bulunan “Tunnel” isimli eğlence mekanı da yatay duran bir bina gibi inşa edilmiş. Bu tür binalara genellikle Hollanda’da sıkça rastlıyoruz. İspanya’ya, özellikle Barselona’ya gidenler ünlü usta Antonio Gaudi’nin eserlerinde aynı farklılığı yaşarlar. Gaudi sanki bir başka alemde yaşıyorcasına binalar, heykeller ve parklar yaratmıştır.
Gelin Amsterdam’daki farklı mimaride bazı yapılara şöyle bir yolculuk yapalım;
1-ING Bank binası
2- “Living Tomorrow Building” adlı stüdyo ve içi
3- Arcam isimli laboratuvar
4- Otobüs durağı
5- Bir komplex olan ve yukarıda birleşen iki kule
6- MVRDV Grup konteyner binaları
7- Greenhouse botanik bahçesi
8- Yeni Van Gogh müzesinin gece görünüşü
9- Aynı müzenin gündüz ve başka açıdan görüntüsü
10 ve 11- Steven Holl binasının gece ve gündüz görüntüleri
12- Zuid bölgesinde bir bina
13- 1930’lu yıllardan kalma bir okul
14- Bilim ve teknoloji müzesi
15- Su kıyısında ilginç mimari yapıya sahip bir bina.
UTED DERGİ |