Dr.Oya Torum

Eğitim Danışmanı

Ekim 2006

Havayolu Yolcu Terminallerinde Varış Bölgeleri

Yazımız kapsamında havayolu yolcu terminallerinin hizmetlerinde dikkatimizi çeken bir konuyu ve ilgili yenilikler özetlenmektedir.

 

Yolcular uçakla seyahat kararlarını verirken 2 temel değişkeni değerlendirirler. Birinci öncelikle havayolunu seçerler. Havayolunun bilinirliği, güvenliği, uçuş saatleri, frekansı, bilet fiyatları seçimde rol oynayan en önemli faktörlerdir. İkinci karar kriteri ise havalimanı seçimidir. Havalimanında yolculara sunulan olanaklar seçimi yönlendirir.

Diğer yandan havacılık endüstrisi, havalimanları ve havayolları birbirlerini etkilemekte, birlikte gelişmektedir.

Hava yolu taşımacılığındaki gelişmeler, ucuz uçan havayollarının çoğalması, artan yolcu ve uçak sayısı ikincil havalimanlarının da gündemini değiştirmiştir. İkincil havalimanlarında farklı bir trafik oluşmakta, yolcu terminalleri ön plana çıkmaktadır.

Bu durum havalimanlarını birbirleriyle rekabet eder duruma getirmiştir. Havalimanlarının alışılmış olan önceliği ise havayollarını limana çekebilmektir. Daha sonra, havayollarını ve yolcu servisleri açısından hizmet verecek ticari kuruluşlar gelir. Yolcular havalimanları için farklı konumdadır. Yani havalimanları havayollarının, havayolları da yolcuların peşindedir. Havalimanında yolcuyu en fazla ilgilendiren fonksiyon ise yolcu terminalleridir. Yolcu terminalleri aynı zamanda, ülkeler, şehir ve havalimanı yönetimleri için prestij elemanı olarak özel bir önem taşır.

Yolcu terminallerinde, geçmişten bu yana, gidiş (departure) fonksiyonuna ayrı bir özen gösterilmektedir. Her ne kadar yolcu en kısa sürede, hatta hiç beklemeden uçağına ulaşmak isterse de; yolcuların daha çok zaman geçirecekleri mekânlar gidiş bölümlerindedir.

Yolcu Varışları

Oysaki yolcuların büyük bir çoğunluğu, özellikle varış havalimanını ilk kullanacak olanlardır. Ve varılan ülke ya da şehir için ilk imajın ve izlenimlerin oluştuğu yerlerdir. Dolayısıyla yolcu terminallerinin varış fonksiyonları öne çıkar. Gidiş bölümleri gerek konfor, gerekse yolcuya sunulan kolaylıklar açısından fevkalade zengindir. Oysa, havalimanı yönetimlerinin en çok “pas geçtiği” fonksiyon varıştır. Yolculuklarınızı hatırlayın. Gideceğiniz, farklı ülke, farklı kültür, liman size kaygı vermez mi? Sık seyahat alışkanlığı olanların dahi oryantasyonu bozulabilir. Seyahat giysileri, el bagajları ile farklı dillerdeki işaretleri anlamaya çalışarak metrelerce uzunluktaki koridorları yürümek durumunda kalırlar. Yerel kurallar, alışılmadık prosedürler, doldurulması gereken anlaşılması son derece zor giriş dokümanları, göz korkutan pasaport (göçmen) polisi…

 

Varışta Yolcu İhtiyaçları

Aslında, limana gelen yolcuların ihtiyaçları limandan giden yolcular kadardır. Terminal hakkında bilgi, rehberlik, şehirle ilgili bilgi, kurlar, otel, araba kiralama, harita, şehre ulaşım vb. Fakat gelen yolcu daha iner inmez engellerle karşı karşıyadır. Uçaktan indikten sonra pasaport bölümüne nasıl varacaktır? Hele bazı terminallerde giden yolcu ile gelen yolcu aynı kottan (kattan) geçerler. Bu durum daha da şaşkınlığa neden olur. Soracak kimse de yoktur. Kalabalığı izleyip gitmek zorunda kalınır. Transit geçecek gruplar varsa hatalı yöne gitme olasılığı bile vardır… Hafif bir heyecanla, ben olsaydım (!) işaret koyardım, anons ederdim gibi düşüncelerle pasaport noktasına gelinir. Nedendir bilinmez, hemen hemen her zaman pasaport bankosundan daha az sayıda görevli vardır. Daha iyi yürüdüğü göze kestirilen, giderek uzayan kuyruklardan biri seçilir… Ülke hakkındaki izlenimde ciddi rolü olan pasaport polislerinin de davranışları değişiktir. Kimi güleryüzlü, kimi asık suratlı, kaba / nazik, yavaş / hızlıdır. Varsa çocuklar iyice yorulmuştur. Kimi koşuşur, kimi ağlaşır…

Pasaportun ardından sıra bagajları almaya gelir. Bagaj alma bölümleri depo alanlarına benzer. Elektronik tabelalardan konveyör ( ) bulunur. Bir yandan troley ( ) aranırken bir yandan da bandın etrafına yığılmalar başlar. Bir de troley için bozuk para bulmak gerekir. Birden fazla uçağın bagajları aynı banda verilmişse kargaşa artar. Bavulların çıkış noktasına bakan gözler büyümeye başlar…

Asıl üzerinde durmak istediğimiz konu beklemeyi çekilir kılacak hiçbir şeyin bulunmamasıdır. Ne dinlenecek bir koltuk, ne soru soracak bir görevli. Ne de yakın bir noktada içecek bir şey. Bu arada eğer bavullar kaybolmamışsa, rahat bir iç çekilir. 2. zorlu etap tamamlanmıştır. Gümrük noktasından çıkış yapılır. Karşılayanınız yoksa yeni bir macera başlar. Pek çok servis sunulur. Ama neyin ne olduğunu anlamak son derece güçtür. Şehre gidiş sorunu gündeme gelmiştir. Yolcuların çoğu ulaşım alternatiflerini bilmez. Taksi fiyatları (da bilinmediğinden) korkutucudur.

 

Basit önlemler

Havacılık bilgi, haberleşme, organizasyon, koordinasyon demektir. Çok basit önlemlerle “geliş alanlarında” farklılık yaratılabilir. Alınacal bu önlemler havalimanının şöhretini bir anda etkiler. Yolcu için varılan yerlerle ilgili kademeli ve detaylı bilgi çok önemlidir. Havayolları ile işbirliği yaparak, çeşitli medya araçları yardımıyla, uçaklarda varış noktaları ile ilgili yazılı ve resimli doküman daha uçakta iken dağıtılabilir. Varsa havayolu dergilerine ek yapılabilir. İnişe 10-15 dakika kala video gösterilebilir. Hatta koltuk arkasında ekran hizmeti varsa, opsiyonel bir tanıtım kanalı eklenebilir. Bu medya araçlarında terminalde geçirilecek süreç, şehre ulaşım seçenekleri, bilet vb ücretleri anlatılabilir. Ayrıca, bagaj beklerken, bir “bilgi merkezi” oluşturulup kiosklardan da bu bilgiler sunulabilir. Kiosklar yazıcıya bağlanarak çıktı bile alınabilir. Böylelikle gidiş fonksiyonları ile geliş fonksiyonları arasında bir yarış başlatılmış olur.

 

Pasaport kuyrukları

Kuyruk havayolu yolcusunun kaderidir. Bazı yolcular kuyrukları olağan kabul ederken bazı yolcular için stres kaynağıdır. Bir yere gitmek istiyorsanız katlanmak zorundasınız gibi bir anlayış da vardır. Sık uçan yolcular için bu durum tam bir çileye dönüşmektedir. Havayolları sık uçan yolcularına çok sayıda avantaj sağlarken, senede 20-50 kez aynı terminalleri kullananlara terminal yönetimleri nedense ayrıcalık sağlamazlar. Sık uçanlar da tıpkı diğer yolcular gibi sürprizlerle karşılaşırlar. Onlar kuyruklarda beklerken şoförleri de park yeri arayıp veya turlayıp beklerler. Özellikle, defalarca giriş yapıldığı halde pasaport kuyrukları en çekilmez olanlarındandır. Pasaport kontrol noktaları doğal olarak güvenlik süzgecidir.

İngilizler bu konuda önemli ve çağdaş bir teknolojiyi geçenlerde hayata geçirdiler. Bireyi iris (gözün renkli kısmından) aracılığıyla tanıma sistemi ile kuyrukları önlemeyi tasarladılar. Bu sayede yolcuların pasaport taşımalarına bile gerek kalmıyor. İris kayıtları kişinin kimliğini kolayca ispatlamasını sağlıyor. Geliştirilen yeni teknoloji “biyometrik sistem”, “e-border” e-sınır olarak da anılıyor. British Airways, Virgin Atlantic ve Eye Ticket şirketlerinin girişimleri ile başlatılmış.

2005'de İngiltere'ye 100 milyon yolcu giriş/çıkış yapmış, bunun %70'i İngiliz yolcular. 18 milyonu ise Avrupalı. Bu yolcuların kuyruklarda harcadıkları zaman ve yaşadıkları stres faktörü düşünüldüğünde ortaya ilginç bir tablo çıkıyor. Çünkü yolcular aynı işlemleri defalarca tekrarlamak zorunda kalıyorlar. Geliştirilen bu yeni sistem her şeyi değiştiriyor.

Yolcuların sisteme kaydolabilmeleri son derece basit. Çıkış yaptıkları terminalde bu uygulama yapılıyorsa, bir de merkez (iris kayıt merkezi) kuruluyor. Yolcu, pasaportu ve biniş kartı ile (boarding kartı) merkeze başvuruyor. Pasaporttaki tüm bilgiler, süresi dahil sisteme işleniyor. Ve yolcunun fotoğrafı çekiliyor. Çekim sırasında gözün renkli kısmının biyometrik yapısı kaydediliyor. Bu işlem 5 dakikayı geçmiyor. Sonrasında işler kolaylaşıyor. Kart, pasaport ya da bir doküman taşımak gerekmiyor. İris kaydı olan yolcunun pasaport kontrolünden geçerek sadece kameraya bakması yetiyor. Yolcu kameraya baktığında süreç çalışmaya başlıyor. Sistem kayıtları ile iris karşılaştırması yapıyor. 2-3 saniye içinde işlem bitiyor. Hiçbir fiziki temasa da gerek kalmıyor.

İngiliz güvenliği de sistemin içinde her türlü önlemin alınmasını sağlıyor. Sistemin yaygın kullanımının terminallere değişik bir yeni yüz kazandıracağa benziyor. ( )

Bu sistemin yaygınlaşması özellikle varış terminallerinde yolcuların pasaport kuyruklarında bekleme sorununu ortadan kaldıracak.

Dönen bagaj taşıyıcı bant

Bagaj arabası

Bu sistemin ilk deneme olmadığını da belirtmek gerekiyor. Amsterdam Schiphol havalimanında benzer bir sistem Avrupa vatandaşları için uygulanıyor. Sistemin adı Privium. Yolcunun gerekli tüm bilgileri chipli bir karta işlenmiş durumda. Bu karta sahip olan yolcuların park sahalarında ve check-in (bilet kontrol) de önceliği bulunmaktadır.

 

 

UTED DERGİ