![]() |
Şebnem BayezitDış Hat Bilet Satış MuhasebesiEkim 2006 |
SÜVEYŞ KANALI | |
Firavunlar dönemine dayanan bir hayalin gerçeğe dönüşmesidir Süveyş Kanalı. İnsanoğlunun zaman ve özellikle ticarette tasarruf etme isteği eski çağlara kadar dayanır. Eski gemiciler tarafından Akdeniz ve Kızıldeniz arasında yapılan ticari yolculuklar için uzun mesafeleri can ve mal kayıplarıyla kat etmeleri, zamanla daha kısa bir yol arayışına girmelerine neden olmuştur. Bugün Mısır halkının Piramitler ve Nil Nehri kadar önemsediği ve ulusal bir sembol haline getirdiği Süveyş Kanalı'nın aynı zamanda dünya ticaretine yaptığı katkı da unutulmamalı.
İlk kez M.Ö Firavunlar döneminde çalışmalarına başlanmış ancak tamamlanamamıştır. Daha sonra Yunanlıların ve Arapların da yarım bıraktıkları kanal çalışmalarında Osmanlılar döneminde Yavuz Sultan Selim, II.Selim ve III.Mustafa Han'ın da önemli payları olmuştur.
Napoleon Bonaparte'ın 1798 seferinde iki denizi, bir kanal açarak birleştirme isteği insanın düşünme gücünün resmedilmesinde ki somut bir adım olmuştur. O zaman ki imkanlarla mühendisler; Akdeniz ile Kızıldeniz arasında ki dokuz metrelik su seviye farkının böyle bir kanalın yapımını olanaksız kılacağını ileri sürdüler. 1854 yılında Ferdinand Vicomte de Lesseps tarafından çizilen projeyi uygulamak amacıyla Compagnie Universelle du Canal Maritime de Suez kurulmuştur. 1861 yılında başlayan çalışmalar 1869 'da tamamlandı ve aynı yıl kanal açıldı. 1869 yılında kanalın yönetimi Mısır hükümeti tarafından 99 yıllığına uluslararası bir şirkete devredildi. 1875 'te İngilizler kanalın %44'üne sahip oldu. Yaklaşık 87 yıl boyunca uluslararası bir kimlik taşımış olan Süveyş Kanalı, 1956 yılı Temmuz ayında bütünüyle Mısır'ın yönetimine geçmişti. 1956 yılında Mısır hükümeti tarafından millileştirildi. Ancak 1948 ile 1975 yılları arasında İsrail gemilerinin geçişine izin verilmedi; 1967 yılındaki Arap-İsrail Savaşı'nın ardından ise 1975 yılına kadar, tam sekiz yıl boyunca bütün geçişlere kapalı tutuldu. 1975 yılında kalıntı ve mayınlardan temizlenerek yeniden açılan kanal, 1980 yılına kadar süren bir çalışmayla genişletildi.
Açılışından bu yana 1 milyonu aşkın geminin ve 12 milyar tonu aşkın yükün geçiş yaptığı kanal bütün bu zaman boyunca 30.5 milyar Amerikan Doları gelir sağlamış durumda... Şu an 25.000 gemiyi aşan yıllık geçiş kapasitesiyle, toplam dünya ticaretinin %14'ü Süveyş Kanalı'ndan geçiyor. Petrol ihracatında ise %26 gibi yüksek bir orana hizmet ediyor. Yine Arap Yarımadası'ndaki limanlara ulaşan toplam yük ve kargonun %41'i buradan geçiyor. Suudi Arabistan'ın Cidde Limanı ile Karadeniz'de ki Köstence Limanı arasındaki mesafe Ümit burnu üzerinden 11771 mildir. Süveyş kanalı üzerinden ise 1698 mildir. Böylece mesafe %86 oranında kısalır. Hollanda'nın Rotterdam Limanından Japonya'nın Tokyo Limanına giden bir geminin alacağı yol %23 oranında kısalır. Afrika sahilinden dolaşması ile kıyaslanırsa, deniz yoluyla yapılan dünya ticaretinin %7'si Süveyş kanalından yapılır. Bu ticaretin %35'i Kızıldeniz ve Arap Körfezi limanlarından yüklenir. %20'si Hint ve Güneydoğu Asya Limanları ve %39'u Uzakdoğu bölgesinden yapılır.
Mısır Hükümeti kanalın teknoloji ve kapasitesini, gelişen dünya ticaretine ve artan ulaşım gereksinimlerine paralel biçimde yükseltmeye büyük özen gösteriyor.
Birleştirdiği denizler arasında önemli bir su seviyesi farkı olmadığından kanalda kapak ve kilit sistemi bulunmamakta ve kanalın gerektiğinde genişletilmesi ya da derinleştirilmesinde herhangi bir teknik zorluk da söz konusu olmamaktadır. Gemi Trafik Yönetim Sistemi, elektronik sistem ve radar ağı sistemlerinin bulunduğu kanal da kaza oranı neredeyse sıfır olup seferler gece ve gündüz de yapılabilmektedir. Sefer yapan büyük tankerler için barınma imkanına da sahiptir. Şu anda yapılan çalışmalarda kanalın, 2010 yılında 72 feet (21.88 metre) su çekme kapasitesine sahip gemilerin geçişini yapabilmesi hedeflenmektedir. Böylelikle, 360.000 tonluk kapasiteye sahip gemiler bile kanaldan rahatlıkla geçebilecek. Günümüzde askeri olmayan yük gemileri de kanaldan transit olarak geçiş yapabilmekteler.
KANALIN GETİRDİĞİ YENİ TÜR DENİZ CANLILARI :
Kanalın açılmasıyla birlikte insanoğlunun belki o zamana kadar düşünmediği bir şey daha meydana gelmeye başlamıştı. Hint Okyanusu ile Akdeniz arasında bir bağ oluşturan bu kanal ekonomik kazançların dışında farklı ekosistemlere sahip tropik özellikte ki Kızıldenizle, alt tropik olan Akdeniz ekosisteminin birbiriyle kaynaşmasına da sebep olmuştur.
Kanalın açılmasıyla birlikte birbirine karışan bu ekosistemde karşılıklı göçler başlayarak çeşitli plankton, algler, deniz bitkileri, süngerler, karidesler, yengeçler, yumuşakçalar, balıklar gibi bir çok canlı, iki deniz arasında geçiş yaptılar.
Son kayıtlara göre 60 civarında balık türünün Akdeniz'e giriş yaptığı bilinmekte. Ülkemizdeyse, 40 civarında Lessepsian balık türünün kıyılarımızda yayılış gösterdiği biliniyor. Bunların içinde ekonomik değeri olan paşa barbunu, sokar, orfoz gibi türler de bulunuyor.
Kızıldenizli türler Akdeniz'e girdikten sonra davranışları, biyolojilerinde herhangi bir değişiklik olup olmadığı, türlerin bölgedeki durumları henüz tam olarak bilinmediğinden, Akdeniz ekosistemine nasıl etkiler yapacağı ve uyum gösterip gösteremeyeceği tam olarak bilinmemekte. Yine de bilinen olumlu ve olumsuz etkiler yok değil. Örneğin, Rhopilema nomedica türü deniz anası, Kızıldeniz'de yaşayan ve oldukça tehlikeli olan bir tür. Bu deniz canlısı balıkçılık, turizm ve insan sağlığı üzerinde oldukça olumsuz etkiler yapabiliyor. Ülkemizdeyse, son zamanlarda İskenderun Körfezi'nde balıkçı ağlarına yakalanan balıkların %80'ini Kızıldeniz kökenli türler oluşturmaktadır. Özellikle, son 10 yılda Kızıldeniz kökenli türlerin sayısında önemli ölçüde artışlar görüldü. Bunun yanında, Akdeniz'de tür çeşitliliği Süveyş kanalının açılmasıyla başlayan göçle artış bulunmaktadır.
Sonuç olarak, Kızıldeniz'in Süveyş aracılığıyla Akdeniz'e açılmasıyla her yıl 5 ile 10 yeni tür Kızıldeniz'den Akdeniz'e girmekte. Bu nedenle Doğu Akdeniz'in canlı varlığının %10'unu daha şimdiden Hint - Pasifik kökenli türler oluşturmakta.
Bu göç sonucunda, belki de Akdeniz tarih öncesi zamanlarındaki zengin deniz yaşamına dönecek.
Kaynakça: Akdeniz'de ki deniz canlıları ile ilgili bilgi Bilim ve Teknik dergisinden alınmıştır.
UTED DERGİ |