|
SPOR Ekim 2006 |
BİATLON | |
SOĞUK ÜLKELERİN BİLİNMEYEN SPORU
-“Dünyanın en iyi savunmasını kimler yapar?” diye sordu komando astsubayı.
Hep bir ağızdan:
-“Türkler” diye bağırdık.
Astsubay:
-“Hayır, Yunanlılar” dedi. “makineli tüfek yuvalarını betondan yapar, teslim olmayıp sonuna kadar savaşsın diye de askerlerini buraya zincirlerler” dedi.
-“Peki dünyanın en iyi gerilla harbini kimler yapar?” Diye sordu.
Yine hep birlikte:
-“Türkler” diye bağırdık.
Yine:
-“Hayır, Finlandiyalılar” dedi. Her ne kadar bir defada en çok zayiatı Vietnamlılar Amerikalılara karşı verdirmiş olsa da, genelde en iyi gerilla savaşını Finliler yapmıştır” dedi.
O zamanki adıyla Hava İndirme Tugayı'nda askerliğimi yaparken hava tipiye döndüğü için yine arazide üstü kapalı, ama yanları açık bir binada eğitime devam ediyorduk. Kayaklı birlikler eğitimden geri dönüyordu. Konu “kayak eğitimine giriş” olduğundan genel bilgilerle birlikte kayaklı gerilla savaşını anlatılıyordu. Komutanımız devam etti:
-“Ruslar Finlandiya'yı işgal ettiğinde az askeri olan ve milis gücüne dayanan birliklerle Finliler ülkelerini savunmuşlar” dedi. “Rus tümenleri ilerlerken küçük bir tepenin yanından kayarak çıkıveren bir Finli asker, makineli tüfek ile birliği tarayıp anında başka bir tepenin yanından gözden kayboluyormuş. Birlik ilerlerken biraz sonra bir başkası yanlarından hızla kayakla geçiyor ve ortalarına bir el bombası atıyormuş. Böylelikle bir avuç asker ve milis ile koca tümenleri yok etmişler ve bu sıfata layık görülmüşler” dedi.
Yukarıda askerlik anıları ile başlayan Finli birliklerin yaptığı askeri eğitimin temeli sayılan bir spor dalından bahsedeceğim. Ülkemizde ve az gelişmiş ülkelerde spor dediğimizde sadece futbol akla geldiğinden, bu ilginç ve farklı sporları tanıtırken detay bulmakta zorlandığımı itiraf etmeliyim. Çünkü bir çoğumuzun zaping yaparken yabancı spor kanallarında gördüğü bu tür branşlar bir çok ülkenin kurtuluşunu hazırlasa da maalesef ülkemizde pek rağbet görmüyor. Keza bu güne kadar ben bir kayakçımızın bir yarışmada bir kupa kazanmasını bırakın, bir derece elde ettiğine bile şahit olmadım.
Bu kadar uzun bir girişten sonra gelelim Biatlon sporuna;
Biatlon diğer kardeş sporları triatlon ve pentatlon gibi bir dayanıklılık sporudur. Burada sırtınızda bir tüfekle ve ayağınızda kayakla 3 kilometre kayıp, vücudunuzun temposu yüksek iken hedefe odaklanıp 5 atış yapmak zorundasınız. Atışları yatarak veya ayakta yapabilirsiniz. Ama yatarken ve kalkarken kaybettiğiniz zamanı unutmayın!. Acemiler yatarak atışı tercih etselerde zamanla ustalaştıklarında ayakta atışa doğru yöneliyorlar. Kural ise atış öncesine kadar bu 3,5 kg. ağırlığındaki silahı kapalı tutmak. Atış sonrası bu defa 1,5 kilometre kayıyor ve 50 metre mesafedeki hedefe tekrar 5 atış yapıyorsunuz. Kaçırdığınız her atış size bir penaltı (hata puanı) olarak dönüyor. Kullanılan silah 5,6 mm. çapında, yani düşük kalibreli bir silah kullanılıyor. Silahın askı kayışı taşırken sallanmasını engellemek ve atışta çıkarıp-takmak için kayakçı tarafından gergin tutuluyor. Hızla kaydıktan sonra nefes nefese iken nefesini tutmak, hedefe odaklanıp, konsantre olmak ve hedefi vurmanın ne kadar zor olduğunu tahmin edebilirsiniz. Çünkü bu anda değil hedefi vurmak, hedefi namlunun ucunda görebilmek bile bir başarıdır. Ama unutmayın ki bir ülke bu şekilde zafere ulaştı. Biz bu ilginç sporun tanıtımını burada bitirip askerde kaldığımız yere geri dönelim;
Komutanımız yine sordu:
-“Dünyanın en iyi hücumunu kimler yapar?”
Kimseden çıt çıkmadı, öyle ya diğer soruların hiç birisini bilememiştik.
Gülerek cevap verdi:
-“Tabii ki Türkler”, “bunun için örnek vermeme gerek var mı?”.
(Yaşanmış bir olaydır).
UTED DERGİ |