Çeviri:

Mert Alper Güner

Ekim 2006

“BİLGİ GÜÇTÜR”

Boeing, 787'lerin kokpit ve avionik sistremlerinin tasarımında “konumsal bilinci” merkez noktaya yerleştirdi.

Geoffrey Thomas

787'nin kokpit ve avionik sistemleri özetlenirse insanın aklına çok iyi bilinen iki özlü söz gelir: “Bir resim bin kelimeden etkilidir” ve “Bilgi Güçtür”.

Sistem Mühendisliği Şefi Mike Sinnett'e göre Boeing'in bu en yeni modeli, teknolojinin sınırındaki en son avionik sistemlerini kullanacak, ancak asıl büyük özelliği ise pilotlar için özel olarak geliştirilen “konumsal bilinç” (situational awareness) paketi olacak. Sinnett bunu “Her iki yanda bulunan HUD (Head-up Display) ve geliştirilmiş taktik durum göstergeleri sayesinde kokpit ekipleri gerekli bilgileri istedikleri şekilde ve büyük bir kolaylıkla alabilecekler” şeklinde açıklıyor.

Bilgi, 15.1inç görüş açısına sahip beş adet geniş ekrandan –ki bu ekranlar 777'dekilerin iki misli büyüklüğe sahip- okunabilecek ve bu sayede pilotlar önlerini görmede yeni bir aşama kaydetmekle kalmayıp etraflarında ne olduğunu da görebilecekler. “Eğer pilotlar acil bir manevra yapmak zorunda kalırlarsa çevredeki yer şekilleri hakkında anında bilgi sahibi olabilecekler.

Acil manevra sırasında kokpit ekibinin dönüş yaptığı yöne doğru yaşayabileceği anlık görüş kaybını Rockwell Collins WXR-2100 Multiscan Radar, tam dönüş yönündeki sahayı tarayarak çözecek ve böylece hızlı “re-visit” zamanı sağlayacak.”

Sinnett, gerçek avantajın pilotların ihtiyaç duydukları tüm bilgileri HUD üzerinde görebilmeleri ve böylece duruma hakim olmak için ekranı aşağı yukarı kaydırmak zorunda kalmamaları olarak açıklıyor. Ekranlar 1,280mi (2370km) ölçeğindeki geniş format haritaları gösterebilecek kadar büyük ve pilotlar havaalanı taxi yollarının tamamını ekranı kaydırmadan bir bakışta görebilecekler. Ekstra ekran boşluğu, hava durumu bilgilerinin, ekrandaki diğer önemli bilgiler engellenmeyecek şekilde bindirilmesini sağlayacak ve kokpit ekiplerinin ATC haberleşmelerini kolaylaştıracak yeni ekranlar da eklenecek.

787'yi kullanacak olan tüm pilotlar bu ve sayısız diğer güvenlik sistemlerine sahip olacaklar, zira Boeing bu sistemlerin tümünü standart olarak sunacak ve güvenlik “opsiyonel” olmayacak. Bu konuda Sinnett “Herşey standart. Havayolları başta gereksiz veya fazla gördükleri sistemler için para vermek istemediler, ancak biz herşey standart olur ve kokpit için modifikasyon yapılmazsa bunun daha uygun maliyetli olacağını savunduk” diyor ve gülümseyerek ekliyor “Artık bu konuda herhangi bir tartışma yaşamıyoruz”

HUD Savaşları

En büyük mücadelelerden birisi HUD (Head-up Display) konusunda yaşandı. Bazı havayolu yöneticileri HUD'un bir oyuncak olduğu ve işe yaramasının çok güç olduğu fikrine sahipti. Adeta bu fikri desteklercesine, Boeing'in HUD'un da içinde olduğu güvenlik sistemlerini satışı, 787'nin pek çok kokpit özelliğine sahip olmayan 777'nin kusursuz güvenlik geçmişi sebebiyle daha da zor bir hal aldı. Ancak şirket en sonunda HUD için maliyet düşürücü bir yöntem geliştirdi, böylece 787 artık 300ft minimum yerine 200ft'de kalkış yapabilecek.

Havayolu Pilotları Birliği Başkanı Duane Woerth'e göre 787'nin pilot kabini, en güvenli ve verimli uçağı imal etmek için pilotlar, uçak üreticisi ve uçak parçası imalatçıları arasındaki işbirliğinin mükemmel bir örneğini oluşturuyor. ALPA'nın Uçuş Güvenlik Birimi sorumlusu Terry McVenes “Pilotlar tasarım aşamasının içinde çok sık olarak bulundukları için 787 onlara istedikleri bilgiyi nasıl ve ne zaman isterlerse o şekilde sağlayacak. Pilotlar yıllardır bu tip bir kokpitin hayalini kuruyorlardı.

Bu hayali gerçekleştirecek yenilik ise türünün ilk örneği: The Smiths Common Core System, yani Dreamliner'ın sinir sisteminin merkezi. CCS en büyük ilerlemeyi sağlam ve güçlü bir bilgisayar sistemi oluşturmada kaydetti, öyle ki bu sayede uçak içinde zamanla değişimi gereken 100'e yakın parçanın yerini alacak tek bir platformu oluşturmayı başardı.

777'nin Aircraft Information Management adlı, uçakla ilgili avionik bilgileri toplayan, biçimlendiren ve uçağın pek çok önemli merkezine dağıtan sistemine kıyasla Smith's, daha fazla sistemi devreye sokup CCS'in iki ana arterini 787'nin gövdesi boyunca yerleştirilmiş 21 adet “Remote Data Concentrator” adlı bilgi toplama ünitesine bağlayarak kilometrelerce kablo kullanılmasının önüne geçmiş.

Sinnett'e göre RDC üniteleri CCS'e giden dijital anayollar olarak servis verecek. CCS, 777'deki 80 adet hesaplama fonksiyonu yerine 787'de 30 adet adet fonksiyon kullanacak ve kokpitte de Dreamliner'ın 15 yerine sadece 8 adet LRU ünitesi bulunacak. Toplamda Boeing, 787'nin avionik sisteminin önceki modellere nazaran 2.000lb (909kg) daha hafiflemiş olmasını umuyor. Çeşitli fonksiyonları CCS içerisindeki ana işlemcilerden ayırmak için sistem, farklı yazılım setlerini birbirlerinden ayıran ARINC 653 tipinde bölümlendirilmiş bir işletim sistemi çevresinde tasarlandı. Endüstri standardındaki bu işletim sisteminin kullanılmasıyla 787 avionik sisteminin açık mimarisi pekiştirildi ve böylece Boeing kokpiti kolayca güncelleyebilir hale gelerek en iyi yardımcı-sistem imalatçılarını seçebilme özgürlüğüne sahip oldu.

CCS ve RDC'lerin bir arada kullanımı ile avionik sistemleri ARINC 664 Deterministic Ethernet olarak da bilinen full-duplex bir ethernet ağı üzerinde işlerlik kazanmış olacak ve böylece daha önceki uçaklarda kullanılan bir önceki ARINC 429 sisteminden 1000 kata kadar daha hızlı çalışacak. Daha önce kullanılan ve sadece havacılığa özel olarak geliştirilen kısıtlı data iletişim protokolleri yerine Ethernet bazlı bir teknoloji kullanılması ile, bu yeni kokpit sisteminin 1972 yılındaki icadından bu yana Ethernet'e yapılan dev boyuttaki yatırımlardan da yararlanabilmesi sağlayacak. Üstelik Ethernet sistemi, esnekliği sayesinde 787'nin gelecekteki sistem gelişim programı ile birlikte rahatlıkla genişleyebilecek.

Yeni Bir Bakış Açısı

Açık mimari platformuna sadık kalarak, tedarikçilerin sorumlu olduğu geliştirme ve sistem entegrasyonu sayesinde Dreamliner'ın avionik sistemi, Boeing'in felsefesindeki büyük değişikliği temsil ediyor.

787'nin büyük oyuncularından birisi olan Rockwell Collins, 787'nin ana güvenlik fonksiyonlarının Entegre Gözetim Sistemi (ISS) içerisine gruplandırılmasından sorumlu. Uçağın gözleri ve kulakları olarak görev yapacak olan ISS, çift TCAS'a sahip tekli ünite, Honeywell menşeili TAW, meteoroloji radarı ve S Mode transponder'ların da içinde bulunduğu ağa dahil olacak. Tüm bu sistemleri entegre ederek Rockwell, ağırlık, hacim, güç tüketimi ve genel maliyet kalemlerinde tasarruf edecek.

Boeing, 787'nin fütüristik kokpitinin en son teknolojiye sahip olması konusunda oldukça ısrarcı davranıyor. Sinnett bu konuyla ilgili olarak, “787 ve 777'nin aralarında yaklaşık 15 yıllık bir tasarım farkı var ve 787'de en son teknolojiden faydalanmamak dar görüşlülük olurdu. Ancak gelişmiş sistemler sayesinde iki uçak arasındaki farkları kokpit ekipleri için neredeyse görünmez kılabiliriz. 777'nin fonksiyonelliğini ve verdiği hissi dijital olarak yeniden oluşturduk ancak daha verimli ve daha modern yaklaşımlardan faydalandık.”

“Örneğin geliştirme takımının yeni bir buluşu olan rüzgar hamlesini bastıran sistemin (gust suppression) yardımı ile artık pilotlar daha az çaba ile daha yumuşak inişler gerçekleştirebilecekler. Bu özenli yaklaşım bize kokpit prosedürlerini fazla değişime zorlamadan çok büyük ve etkili yenilikler yapmamızı sağlarken, pilotların bir başka Boeing tipine geçişi esnasındaki eğitim maliyetlerini de azaltacak. Pilotların 757/767 ve 737NG gibi kablolu uçuş sistemine sahip olmayan (non-fly-by-wire) uçaklardan geçiş yapması sadece sekiz gün sürecekken, 737-400'ün geçiş eğitimi daha geniş olarak on gün sürecek.

Pilotların Eğlencesi

787 Dreamliner'ın, her pilotun içinde olmaktan zevk duyacağı kokpitinin navigasyon sistemlerini Honeywell firması üstlendi. Yüksek isabet ve çoklu yedeklemeyi garantilemek açısından 787'nin navigasyon ekipmanı içerisinde hem kullanılıp test edilmiş geleneksel ataletsel referans sistemi (Inertial Reference System-IRS) hem de son yıllarda geliştirilen uydu-bazlı navigasyon sistemlerinin en son versiyonları bir arada bulunacak. Uçağın hızı ve yüksekliğini ölçen tümleşik hava veri sistemi ve bunlara yedeklik yapacak iki adet mikro IRS ünitesi de navigasyon ekipmanı içerisinde yer alacak.

Uydu destekli seyir yeteneği sayesinde 787'nin Global Navigasyon Uydu İniş Sistemini (GNSLS) kullanarak pilotlar, Cat IIIB hava şartlarında ILS iniş yapabilecek ve farklı GPS yer istasyonları tarafından taranan havaalanlarına, henüz yeni oluşturulan satnav-bazlı Cat 1 GLS yaklaşmaları yapabilecekler. Navigasyon ekipmanının diğer aygıtları arasında çift DME vericisi, çift radyo-altimetre, opsiyonel çift ADF telsizi ve acil durum yer belirleyici telsizi yer alacak.

 

 

UTED DERGİ