Selahattin GÜL
Aralık 2006


UÇAK RADOMLARI

Genel…

Uçakların burun radomları, önceleri uçağa bir aerodinamik özellik kazandıran ve radar sistemine koruyuculuk yapan bir parça iken, son 10-15 yıldır “Weather Radar” ünitesi tarafından üretilen ve alınan elektromanyetik dalgalar için adeta bir pencere haline gelmiştir.

Weather Radar'ın zamanla gelişmesiyle, radomların yapısıda bu sistem ünitelerini korumak amacıyla daha da geliştirilmiştir. Yolcu uçaklarında çok pahalı sistemler olan Windshear sisteminin iyi çalışması, radomlarla doğrudan ilişkilidir.

Radom (radome) kelimesi, radar ve dome kelimelerinden türetilmiştir. Radomların elektromanyetik dalga geçirgenliğine göre bir sınıflaması da söz konusudur. Örneğin : A sınıfı %90 etkinliği, E sınıfı %70 etkinliği ifade eder.

Farklı malzeme ve imalat teknikleri olmakla birlikte Airbus ve Boeing firmaları honeycomb (balpeteği adı verilen kompozit ürün) malzemeden üretilen radomları tercih etmektedirler. Bunların en büyük özelliği, radar dalgalarını mükkemel derecede iyi geçirmeleridir.

Hasar tesbitleri ve Onarımları...

Radom onarımları ve kontrolleri, uçaklardaki seyrüsefer sistemlerinin hassasiyeti nedeniyle artık günümüzde daha önemli hale gelmiştir. Radomun bakım faaliyetinin temel hedefi onun dizayn şartlarında sahip olduğu elektromenyetik özelliğinin korunması amacıyla yapılır.

Radomlardaki hasarlar ve bunların onarımları sonucunda, radar performanslarında dikkati çeker ölçüde düşüşler gözlenir. Radomların hasarları genellikle kuş çarpması, yıldırım isabetleri ve dolu yağışından dolayı olur. Bu nedenle radomlar düzenli olarak dıştan gözle, kuş çarpması veya yıldırımın yaratacağı hasarları açısından kontrol edilmelidir.

Bu hasarlar esnasında malzeme içerisine sızan su tanecikleri ayrıca, radomun tabakalaşması (delamination) adı verilen hasar tipine de yolaçar.

Kompozit tabakalar arası ayrılmaların olup, olmadığını tesbit için Tap-Test (metal bir cisimle-genellikle metal bir parayla- vurarak) uygulanarak ses değişikliklerinden problemli bölgenin tesbiti yapılır. Nemin neden olduğu tabakalaşmanın tesbitinin diğer usulü, Thermoscan teknolojisi veya Infrared kamera metodudur. Bu usulde, radom bir fırında ısıtılır, bilahare soğumaya terkedilir. Soğuma esnasında da, ısı ölçme prensipli kamerayla görüntülenme yapılarak, farklı ısı bölgelerinin tesbiti ile kusurlu bölgeler ortaya çıkarılır.

Ayrıca, radom iç bölgeleride hasar ve su sızıntıları açısından kontrol edilirler. İlk bakışta basit bir parça olarak görülebilecek radomlarda yapılan onarımlar sonucunda 0.005 inch (0.127 mm)'lik bir kalınlık değişimi, dalga yayma ve alma hassasiyetini ciddi bir şekilde değiştirebilir.

Radomların boyanmasıda ayrı bir dikkat gerektirir. Poliüretan boyanın biraz kalın olması, dalga gecirgenliğini azaltacağından, radomun 2 sınıf alt-kategoride değerlendirilmesine yol açar.

Testleri…

Radar trimline'dan (radom firar kenarı) 10 inch mesafeye kadar olan onarımlar sonunda herhangi bir test öngörülmez. Fakat, herhangi bir yama veya katman ilavesi radomun elektriksel teste tabi tutulmasını gerektirir.

Bu test yapılmaksızın, onarımın radom geçirgenliğine ne kadar etki ettiğini bilmek imkansızdır.

Genel test ekipmanları temelde 2 parçadır. Birinci parça; C veya X bandı alıcı anten kısmıdır. İkinci parça; Test edilecek radomun oturtulduğu verici (transmitter) anten kısmıdır. Radomlu ekipmandan test için sinyal gönderilerek, yapılan onarımlar nedeniyle olabilecek sapmalar ve kayıpların değerleri ölçülür. Burada önemli olan, sistemin aynı uçakta görev yapıyormuş gibi tıpatıp aynı şartların yaratılıyor olmasıdır.

Sonuç…

İyi bir radomun özelliklerinden biriside “statik elektriği“ üzerinden atabilmesidir. Radomun, anti-statik ve anti-erozyon kaplaması (boyası) ve üzerindeki şeritler (strip) uçuşta biriken statik elektrik yükünü, uçağın gövdesine herhangi bir kıvılcım atlamasına veya ark oluşmasına meydan vermeden aktarabilmesidir.

 

UTED DERGİ