Sorun varsa çözümü de vardır!

Merhaba!

Gönül istiyor ki dergimizin bu köşesinde hep iyi, hep güzel şeyler yazalım, sohbet edelim, mutluluk mesajları verelim ve pozitif enerji yayalım. Ama maalesef sıkıntıları yazmaktan, bazı konularda haklı olduğumuzu anlatmaya çalışmaktan, sektörümüzdeki açmazları çözmek için akılcı önlemler alınması gerektiğini vurgulamaktan başka bir şeyler yazamaz hale geldik.

Uzunca bir zamandan beri hemen her gündem yazısında teknik personel eksikliğinden bahsediyoruz. Hatta UTED olarak personel açığı problemimizi, üst düzey yöneticileri ile yaptımız toplantılarda defalarca dile getirdik. Fakat; bu nasıl bakış açısıdır ki, (duyarlı, saygılı ve işini bilen birkaç yöneticimizi bu ifadenin dışında tutuyor ve saygıyla selamlıyorum) kalifiye teknik personel yetiştirilmesinin, sebze yetiştirmekten çok farklı birşey olmadığını vurgulayan görüş ve davranışlarla karşılaşıyoruz. Olaya bu denli ciddiyetsiz bakıldığında ciddi boyuta ulaşmış problemler çözümsüz kalıyor.

Daha evvel anlattığımız gibi, Türk Uçak Teknisyeni, lisans sahibi olup, uçağa servis verir hale gelene kadar, çok zorlu ve masraflı bir yol katediyor. Bu zorlu aşamaları tamamlamak ve olgun bir boyuta ulaşmak, en az 5 yıl gerektirmekte. Uçak ile alakalı sistemlerde çalışmak ve uçuş emniyetini devam ettirebilmek için ise uçak teknisyeni'nin tüm yenilikleri takip etmesi, güncel sistemlere adapte olabilmesi ve gelişen teknolojiye uzak kalmaması gerekiyor. Bu gerekliliği yerine getirebilmek için personelin devamlı olarak eğitim alması, yeniliklere açık olması ve teknolojik hıza ayak uydurması gerekmektedir. Yani basitçe açıklarsak uçak teknisyeninin öğrenme ve olgunlaşma süreci, meslek hayatını bitirene kadar devam etmektedir. Uçak teknisyenliği bazı kişilerin sandığı gibi sadece bir cıvatayı söküp sıkmaktan, kapı kapatmaktan, uçağa yakıt almaktan veya lastik değiştirmekten ibaret bir sanat değildir.

Uçak teknisyen lisansına sahip olmak ve lisansın verdiği yetkilerle çalışabilmek, eğitim devamlılığını mecburiyet getiren bir nevi akademik kariyerdir. Havacılık sektöründe çalışan herkesi bu ehliyete, ustalık belgesine saygı duymaya davet ediyorum.

Sevgili arkadaşlarım! UTED'in sadece THY Teknisyenlerinin değil, Türkiye'de bulunan tüm uçak teknisyenlerinin derneği olduğunu tekrar vurgulamak istiyorum. Tüm sektörümüzde teknik ekiplerin sıkıntıları, problemleri olduğunu biliyoruz. Fakat; şu an en büyük sıkıntı THY Teknikte yaşanıyor. Bundan dolayı, yoğun olarak THY Teknikteki problemlerden bahsetmek zorunda kalıyorum, bu konuda beni affedeceğinize inanıyorum.

Hepimizin bildiği gibi THY'den geçtiğimiz Ocak ayında 350 civarında personel, maliyetlerindeki yükseklik nedeniyle işten çıkartıldı. Bu günlerde ise en üst düzey yetkililer, atılan arkadaşlarımızın “Şirket için daha az önemli kişiler” olduğunu söyleme pişkinliğini devam ettiriyorlar ve hukukun üstünlüğünede aldırış etmeden “ben yaptım oldu” mantığını haklı göstermeye çalışıyorlar. Havacılıkta, kimin daha az önemli olduğunu tesbit edebilmek için, yıllarca bu sahnenin tozunu yutmak gerekir. Bence hergün medyada boy gösterip oklara hedef olmanın, “meyve veren ağaç taşlanır” atasözümüzle bağlantısı yoktur. Umarız bundan sonra verilecek kararlarda bu hatırlatmaların biraz etkisi olur.

Çünkü “daha az önemli görülerek” işten çıkarılan, teknik personel arkadaşlarımızdan yaklaşık 100 kişi özel sektör tarafından derhal değerlendirilerek işe alındı. Pek çok arkadaşımız ise müracaatlarının sonucunu bekliyor. Eminiz ki yakın zamanda hepsi arzuladıkları işlerine başlayacaklar. Bunun dışında geçtiğimiz 8-10 ay içinde 40 civarında (4 ile 8 sene tecrübeye sahip) genç arkadaşımız kendi istekleriylen THY Teknik'ten ayrılarak diğer havayolu filolarında işe başladılar. Motivasyonun düşük olması, baskı, beklentilerin karşılanmaması ve performans sınırlarının aşılmaya zorlanması arkadaşlarımızın ayrılış nedenlerinden bazılarıdır. Yaptığımız fikir alışverişi ve sohbetlerden edindiğimiz kanaat şudur ki; bu kopmalar ve ayrılışlar devam edecektir.

Sayın yöneticiler! Bu şirket, yakın geçmişte yaşanan ve dünyadaki pek çok köklü havayolunu gümbürtülerle çökerten çok büyük bir krizi, üstelik kar ederek atlatmış bir kuruluştur. Bu sıyrılış, çalışanlar–işveren ve sendikamızın elele vermesiyle gerçekleşmiştir. Çalışanlar, şirketin ayakta kalabilmesi için, gösterdikleri manevi fedakarlıklarla beraber, maaşlarının %10'luk kısmını almayarak, gerekli maddi dayanışmayı da gerçekleştirmişlerdir. En üst kademeden en alttaki personele kadar tüm çalışanlar gönül birliği içinde hareket etmiş ve eşine az rastlanan bir dayanışma ile şirket ayakta durmayı başarabilmiştir. Sizlerden ricamız bu duyarlı ve fedakar personelin sesine kulak vermeniz ve haykırışları, boşa atılan çığlıklar olarak değerlendirmemenizdir.

Değerli dostlar! Birkaç hafta evvel THY Teknik A.Ş. İnsan Kaynakları bölümü genel bir bildiri yayınlayarak THY Teknikten ayrılan emekli teknisyenlerin, atölyelere ve hangara girişlerini izne bağladı. Güvenlik ve idari konular açısından bu çağrıya saygıyla riayet etmek gerekir. Fakat; bu karar için gösterilen gerekçe oldukça çirkin ve aşağılayıcıdr. Teknikten ayrılan, emekli olan ve diğer filolarda çalışan teknisyen arkadaşlarımız, “teknolojiyi kopyalamak ve çalmakla” suçlanmaktadırlar. Toplumda kişisel suçlar işlenebilir, hatalar yapılabilir fakat kişilerin işlediği suçlar (tabi eğer ortada suç varsa) topluma veya toplumun hedef alınmış bir kesmine malediliyorsa bu resmen karalamak ve çamur atmaktan başka birşey değildir.

Bu talihsiz ifadenin,yanlışlıkla kullanıldığına inanmak istiyoruz ve ilgili ünitenin düzeltici bir açıklama yapmasını bekliyoruz.

Sayın Mesai Arkadaşlarımız! Her problemin çözümü mümkündür. Havacılık çoğu zaman matematiksel bir işlem gibidir. Bilinmeyenli denklemleri çok olmasına rağmen, pay ve paydayı doğru yerlere yerleştirdiğimiz ve dört işlemi doğru yaptığımız taktirde çözülemeyecek denklem ve denkleştiremeyeceğimiz hesap kalmayacaktır. Askeri veya sivil havacılık sektöründe Teknik, matematik işleminin taraflarından birisidir. Sonuca gidebilmek için tüm taraflar küçümsenmeden ve özen gösterilerek değerlendirilmeli ve işlemler gerçekleştirilmelidir. Aksi halde tüm sağlamalar sonuçsuz kalacak ve çözüme asla ulaşılamayacaktır.

 

Hepinize sağlıklı günler dilerim.

Saygılarımla,

 

 

Tevfik KIRMACI

Başkan