| HABERLER |
|
Yeni Ariane 5 (ATV) füzesiyle uzaya daha fazla kargo taşınıyor
"Jules Verne" adı verilen ilk Automated Transfer Vehicle (ATV), Uluslararası Uzay İstasyonuna(UUİ) malzeme taşıyacak. Yeni geliştirilen özel ağır yük taşıma kapasiteli yeni versiyon Ariane 5 roketleri uzaya daha fazla kargo (20 tondan fazla) taşıyabilecek. Roket ana motor Vulcain 2 ile havalanıyor.
G. Afrika A400M alıyor Güney Afrika Dışişleri Bakanlığı A400M programına katılma anlaşması imzaladı. Bu, 400 milyon Euroluk katılım 8 adet uçağa tekabül ediyor. Bu yeni jenerasyon askeri nakliye uçaklarının tesilmatı 2010-2014 tarihlerini kapsayacak.
THY AO. ile Singapore Technologies Aerospace Uçak Bakım Merkezi Kurmak Amacıyla Stratejik Ortaklık Başlatmak Üzere Mutabakat Zaptı (MOU) İmzaladı
Türk Hava Yolları, ST Engineering şirketinin havacılık kolu olan Singapore Technologies Aerospace (ST Aero) şirketi ile Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı'nda yeni bir uçak bakım merkezi kurmak amacıyla stratejik ortaklık için Mutabakat Zaptı (Memorandum of Understanding) imzaladı. Hazırlanan Mutabakat Zaptı 16 Haziran Perşembe günü dünyanın en büyük havacılık fuarı olan Paris Air Show'da törenle imzalandı. Mutabakat Zaptını Türk Hava Yolları adına yönetim Kurulu Başkanı Candan Karlıtekin ile Genel Müdür Temel Kotil, ST Aero adına Yönetim Kurulu Başkanı Tan Guong Ching ile Genel Müdür Tay Kok Khiang imzaladı. Türk Hava Yolları ile Singapur firması ST Aero, HABOM projesi çerçevesinde, uçak bakım, onarım ve modifikasyon merkezi olarak kurulacak ortak şirkette iki taraf eşit paya (yüzde 50, yüzde 50) sahip olacak.
Alp Havacılık, 14 Haziran 2005 günü Paris’de imzalanan bir
törenle dünyanın en büyük iki uçak motoru üreticisinden biri olan Amerikan
Pratt & Whitney’in global tedarikçisi oldu.
Alp Havacılık, aralarında Türkiye’nin de yer aldığı 9 ülke
tarafından müştereken geliştirilen Müşterek Taarruz Uçağı (Joint Strike
Fighter-JSF) motoru olan Pratt& Whitney F135’in uçuş kritik parçalarından
olan fan rear hub’ı tek üretici olarak 2007 yılından itibaren üretecek.
Proje kapsamında 4 milyon Amerikan dolarlık ilk yatırım yapılacak ve
ileride planlanan kapasite artışları ile toplam yatırım 10 milyon Amerikan
Dolarına ulaşacak. Proje kapsamında çok sayıda mühendis ve teknisyen
istihdamı gerçekleştirilecek.
Savunma Sanayi Müsteşarı Murad Bayar’ın da katıldığı
törende, Pratt & Whitney Başkanı Louis Chenevert ve Alp Havacılık Yönetim
Kurulu Başkanı Tuncer Alpata mutabakat zaptını imzaladılar. Taraflar bu ilk
projeyi takiben gerek F135, gerek diğer uçak motorları konusunda birlikte
yeni projeler geliştirme hususunda istekli olduklarını teyit ettiler. Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi’ndeki tesislerinde Havacılık ve Uzay Sanayi’ne yönelik donanım üretimi yapan Alp Havacılık, aralarında Sikorsky ve Goodrich gibi dünya devlerinin de bulunduğu müşterilerine yapısal ve motor komponent ve asambleleri üretiyor. Alp Havacılık Sikorsky Blackhawk ve Seahawk Helikopterleri’nin sürücü şaftlarının da aralarında olduğu bir çok komponentin de dünyada tek üretici durumunda.
13-19 Haziran 2005 tarihleri arasında Paris Havacılık Fuarı
sırasında 14 Haziran Salı günü Northrop Grumman Şalesinde yapılan ve Savunma
Sanayi Müsteşarı Sn. Murad Bayar’ın katıldığı bir törenle TUSAŞ Havacılık ve
Uzay Sanayi A.Ş ile Amerikan Northrop Grumman şirketi arasında F-35 Ortak
Taarruz Uçağı için parça üretimine yönelik uzun vadeli bir anlaşma
imzalanmıştır.
TAI adına Yönetim Kurulu Başkanı Sn. Hasan Peker GÜNAL ile
Northrop Grumman adına Başkan Yardımcısı Sn. Janis PAMILJANS’ın imzaladığı
100 milyon dolar tutarındaki anlaşma, dünyanın en gelişmiş çok amaçlı gizli
muhabere uçağı olan F-35 uçağının orta gövdesine ilişkin kompozit ile alt
montaj parçaların üretimini kapsamaktadır. F-35 uçağının geliştirilmesinde
son derece kritik rolü ve sorumlulukları olan Northrop Grumman’ın TAI ile
uzun vadeli anlaşma imzalamış olması Türk Havacılık Sanayinin erişmiş olduğu
seviyeyi göstermesi açısından büyük önem taşımaktadır. Türkiye’de insanlı ve insansız hava platformlarının tasarımı, geliştirilmesi , imalatı,sistem entegrasyonu , modernizasyonu ve satış sonrası hizmetleri alanlarında teknoloji merkezi konumunda olan TAI, dünyanın en büyük iki havacılık fuarından biri olan Paris Havacılık Fuarı’na ürün ve kabiliyetlerini sergilediği bir stand ile katılmaktadır.
Boeing, dünya havacılık endüstrisini bir araya getiren 46. Paris Havacılık Fuarı’nın ilk 2 gününde, 3 müşterisinden toplam 53 kesin sipariş aldı. Boeing, Avrupa’nın en büyük “düşük-maliyetli” havayolu şirketi Ryanair’le 5 adet 737-800, dünyanın önde gelen finansal kiralama şirketleri GECAS’la 20 adet 737 ve ILFC’yle 20 adet 737 ile 8 adet 777 için anlaşma imzaladı. Boeing’in aldığı yaklaşık 4.3 milyar dolarlık siparişin çoğunu, Türkiye’deki havayolu şirketlerinin de yoğun olarak tercih ettiği 737’ler oluşturdu. Son siparişlerle Boeing’in bugüne dek 777 modeli için aldığı toplam sipariş miktarı 700’e ulaşırken, dünyanın en çok satan uçağı Yeni Nesil 737’lerin gördüğü talep ise 2.600 adedi aştı. Boeing, 19 Haziran’a dek devam eden Paris Havacılık Fuarı’nda, verimliliğiyle öne çıkan en yeni modeli 787 Dreamliner programını tanıttı. Ayrıca dünyanın en uzun menzilli uçağı 777-200LR’yi ve “göklerin kraliçesi” unvanıyla tanınan 747’nin kargo modelini de sergiledi.
Sivil havacılık sektörünün en yeni şirketlerinden olan Saga Airlines, üçüncü uçağını filosuna kattı. Filosunda biri A 300, diğeri de A310 olmak üzere iki uçak bulunan Saga’nın üçüncü uçağı da 207 koltuklu A310. Ürdün’ün başkenti Amman’da büyük bakımı yapılan uçağın filoya katılmasıyla Saga’nın koltuk kapasitesi 723’e yükseldi. Konuyla ilgili olarak bilgi veren Saga Hava Taşımacılık A.Ş Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Musa Alioğlu “biraz gecikme ile de olsa üçüncü uçağı filomuza kattık. Bu uçak için ekiplerimiz hazır bekliyordu. En kısa zamanda uçuşlara başlayacak olan uçağımızın bakımı iyi bir şekilde yapıldı. Yeni uçak alımı için arayışlarımızı sürdürüyoruz. Yılsonuna doğru dördüncü uçağı devreye sokmayı planlıyoruz. Sektörün içinde bulunduğu durumu da göz önüne alarak çalışmalarımızı sürdürüyoruz.” diye konuştu… Filoya yeni katılan uçağa “Fethiye Kolot” adı verildi. Hazırlayan : Neşe TANER
Uzay ve havacılık şirketi Boeing, Türkiye’deki sosyal
sorumluluk projelerine devam ediyor. Kuruluşundan bu yana Uzay Kampı
Türkiye’nin sponsorları arasında yer alan Boeing’in burs verdiği 10 öğrenci,
yaz programını başarıyla bitirerek “mezun oldu”. Uzay kampının 6 günlük
programına katılan öğrenciler, kapsamlı uzay eğitimini tamamlayarak
diplomalarını The Boeing Company’nin Türkiye Başkanı Greg Pepin’den aldı.
Mezuniyet töreninde konuşan Greg Pepin, “Boeing olarak
gençlerimizin ufuklarını açacak etkinlikleri desteklemeyi görev biliyoruz.
Uzay Kampı Türkiye’de eğitim alan çocuklarımızın artık çevrelerindeki
olaylara çok daha geniş bir çerçeveden bakıyor olması bizi mutlu ediyor.
Türkiye’deki mevcudiyetimizin sadece ticari faaliyetlerle sınırlı kalmaması,
eğitim, sağlık, tarih ve sanata verdiğimiz destek, Türkiye’ye inancımızın
bir göstergesidir.” dedi. Ankara Yeşilkent İlköğretim Okulu, Ankara Dumlupınar İlköğretim Okulu, Bolu İnkilap İlköğretim Okulu, Düzce Aziziye İlköğretim Okulu ve Düzce Beyköy İlköğretim Okulu’ndan Boeing’in sağladığı bursla gelen öğrenciler Uzay Kampı’nda hem eğitici hem de eğlenceli zaman geçirdi.
İzmir- Ege Serbest Bölgesi’nde kurulu Uzay Kampı Türkiye’nin programına katılan gençler, kamp boyunca uzay bilimleri, teknolojileri ve takım çalışması konularında uygulamalı eğitim alıyor.
Devlet Hava Meydanları İşletmesi’nin 3 Mart’tan itibaren Gaziantep Havalimanı’nda gerçekleştirdiği inşaat süresi boyunca seferlerini Adana’ya kaydıran Onur Air, pistin uçuş operasyonlarına hazır hale gelmesi dolayısıyla 5 Temmuz’dan itibaren Gaziantep seferlerine yeniden başlıyor.
İstanbul’dan Gaziantep’e 11.25’de, Gaziantep’ten İstanbul’a
ise 14.05’de yapılacak seferler haftanın her günü gerçekleşecek. İç hatlarda en geniş uçuş ağına sahip olan ve İstanbul’dan karşılıklı olarak; Adana, Antalya, Bodrum, Dalaman, Diyarbakır, Erzurum, İzmir, Kars, Kayseri, Malatya, Samsun ve Trabzon’a tarifeli olarak sefer düzenleyen Onur Air, Gaziantep uçuşlarının da başlamasıyla İstanbul çıkışlı 13 noktaya sefer düzenleyecek.
Hindistan'ın düşük ücretli ilk havayoli Air Deccen ilk ATR
72-500 uçağını Paris Airshow'da teslim aldı. Şubat ayında, Aero India -Bangalore'da
imzalanan 30 uçaklık anlaşma gereği bu uçaklar 72 koltuk konfigürasyonunda
üretilecek. Teslim töreninde Air Deccan genel müdürü Kapt. Gopinath ve
ATR'de bu anlaşmadan sorumlu müdür Filipo Bagnato katıldılar. SPOT: Sevgili Okuyucularımız... UTED Dergi havacılık sektörünün sesi ve kulağıdır; her okuyucumuz aynı zamanda gönüllü muhabirimizdir. Siz de; dikkatinizi çeken haberleri, araştırmalarınızı, gözlemlerinizi, çevirilerinizi dergimize ulaştırabilir, derginize katkıda bulunabilirsiniz. www.uted.org
Uluslararası lojistik ve ekspres taşımacılık sektörünün lideri DHL Türkiye, Gaziantepli işadamlarının katılımıyla gerçekleşen davette başarılarını ve hedeflerini değerlendirdi. Düzenlenen davette Dış Ticaretten Sorumlu Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen, DHL İcra Kurulu Üyeleri Reha Arar ve Nedim Öztürk, Anadolu Satış Müdürü Savaş Yaşar ve Kurumsal İletişim Müdürü Selda Susal hazır bulundu.
DHL İcra Kurulu Üyesi Reha Arar, güneydoğunun dünyaya açılan kapısı Gaziantep’te bölgenin iş dünyası ile birarada olmanın önemine değindi. Gaziantep’in bölgenin en önemli ticaret ve sanayi merkezlerinden biri olduğuna dikkat çeken Arar, bölgenin en gelişmiş ve büyük şehri olan Gaziantep’te yatırımlarını sürdüreceklerini söyledi.
DHL Anadolu Satış Müdürü Savaş Yaşar ise " Güneydoğu Bölgesi'nde yüzde 60 pazar payına sahibiz, Gaziantep'teki %40 lık pazar payımızı % 55'e çıkarmayı hedefliyoruz. Burada geçen seneki büyüme oranımız % 58’idi, 2005 yılı büyüme oranımızın ise % 50’ nin üzerinde olmasını bekliyoruz. Bizim büyümemiz Gaziantep’in toplam ihracat rakamlarına paralel olarak ilerliyor. Gaziantep’te Ocak – Nisan 2005 döneminde yapılan 536 milyon dolarlık ihracatta bizim de büyük bir payımız bulunuyor. Bu bölgeden yapılan ihracat öncesi numune çıkışlarının ve dökümanlarının büyük kısmı DHL tarafından dünya’nın dört bir yanına taşındı. Dünya pazarlarında rekabetin iyice artmış olması nedeniyle ihracatta hız daha da önemli bir hale geldi. Bu yıl içerisinde Antep için hedeflenen 2 milyar dolarlık ihracat kapasitesine önemli katkılar sağlamaya devam edeceğiz. Gaziantep'deki bu büyüme trendine paralel olarak biz de artık bu ilimizde yeni bir ofis ile hizmet vereceğiz ve müşteri memnuniyetini daha da üst seviyelere taşıyacağız" dedi. Hazırlayan : Neşe TANER
Lockheed Martin'in Fort Worth-Texas'daki tesislerinde JSF-35A"'nın son montaj hattına aldı ve ilk prototip şekillenmeye başladı.
Mayıs başında Northrop Grumman tarafından üretilen ön ve
orta gövde montajı tamamlandı, 10.6 metre genişliğindeki kanatlar yerine
monte edildi. Montaj son hızla devam ediyor. Program sorumlusu Bob Elrod; şimdiye kadar herşeyin yolunda gittiğini, parçaların hemen hemen sorunsuz olduğunu, bu olumlu gidişin gelecek yıl yapılması planlananan ilk uçuşun zamanında yapalabileceği umudunu kuvvetlendirdiğini belirtiyor.
Havacılık ve uzay şirketi The Boeing Company, James
McNerney’i Yönetim Kurulu Başkanı, Genel Müdür ve Şirket Başkanı olarak
atadığını bildirdi. Şirketin genel müdürlük ve başkanlık görevlerini geçici
bir süre yürüten James Bell, Mali İşler Başkanlığı’na atanırken, icra
yetkisi olmayan Yönetim Kurulu Başkanı Lew Platt ise Üst Direktörlük
görevine atandı. Boeing, yönetim değişikliklerinin 1 Temmuz 2005 tarihi
itibarıyla geçerli olacağını açıkladı. Lew Platt yeni görevlendirmeyle
ilgili olarak “ James’in, yönetim kurulunun tüm değerlendirme kriterlerine
uyan özellikleri, Boeing’i yönetecek ideal kişi olduğuna karar vermemizi
sağladı.” dedi. McNerney yeni göreviyle ilgili duyduğu heyecanı dile getirirken, “Boeing, zengin geçmişi ve parlak geleceğiyle havacılık ve uzay endüstrisinin lideri. Finansal yapımızın sağlamlığı ve stratejilerimizin doğruluğunu birçok kez kanıtladık. Benim görevim kârlı büyümeyi sürdürürken, üstün ürün ve servislerimizle müşteri memnuniyetini sağlamak olacak.” dedi.James McNerney Ocak 2001’den bu yana 3M şirketinin Genel Müdürlük ve Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini yürütüyordu. McNerney 3M’deki görevine başlamadan önce General Electric firmasının üst yönetiminde çeşitli pozisyonlarda görev aldı. Diğer yandan ticari havacılık pazarının önemli firmalarından finansal kiralama şirketi GE Capital’de de bir süre Genel Müdür Yardımcılığı görevini yürüttü. McNerney, 3,5 yıldır Boeing’de ve Procter &Gamble’da üst düzey yöneticilik yapıyordu.
Rus yetkililer dünyanın ilk Güneş yelkeni teknolojisini kullanan uzay aracı Cosmos 1’in yere düştüğünü teyit etti.
Uzay yelkenlisi Cosmos 1, Barent Denizi’nde bir denizaltıdan
fırlatılmış, ancak sonrasında araçla iletişim kopmuştu. Yetkililer, uzay
yelkenlisinin, fırlatılıştan 83 saniye sonra füzesinden ayrılmayı
başaramadığını ve Dünya yörüngesine giremeden yere düştüğünü belirtti.
Rus denizaltısından fırlatılan Cosmos 1’i taşıyan füzenin
ateşlemeyi başaramaması nedeniyle, ikisinin de birden Barent Denizi’nde bir
noktaya düştüğü tahmin ediliyor. Rus donanması enkazı aramaya koyuldu.
Cosmos 1, Barents Denizi'inde bir denizaltıdan fırlatıldı. Cosmos 1’de itkiyi sağlayan 8 adet üçgen yelkeni bulunuyor; 15 metre’lik yüksek yansıtma yeteneği olan bu yelkenler özel bir maddeden üretiliyor.
Aracın yelkenleri açılsaydı, Güneş’ten gelen fotonlar
yelkenlerde şişme yaratacak ve aracı ittirecekti. Araç her gün hızına 160
km/saat ekleyerek sürekli hızlanacaktı. Aracın yüksek hıza ulaştığında 101
dakikada bir Dünya etrafında dönmesi planlanıyordu. Cosmos 1, Dünya
yörüngesinde en az 5 hafta kalacaktı.
Astronomlar uzun yıllardır, rüzgar yelkeni teknolojisini Güneş enerjisine uyarlamayı ve uzay araçlarına sonsuz enerji üretmeyi tasarlıyor.
Güneş yelkenleri uzay araştırmaları için devrim niteliğinde iki değişiklik getirecek. Birincisi, sonsuz enerji kaynağı Güneş’ten güç alan araçlar, geleneksel yakıtları taşımak zorunda kalmayacak ve daha hafif olacak. Hafif olmaları sayesinde maliyetler düşecek. Güneş enerjisinin sonsuz olması sayesinde ise, araç teorik olarak yakıt derdi olmadan sürekli yol katedebilecek. Bu sayede uzak gezegenlere yolculuğun önü açılacak.
Cosmos 1, işler yolunda gitseydi bu rotayı izleyecekti. İkinci olarak ise, Güneş yelkenlerinin sağladığı sonsuz enerji araçların düz yol alabilmesinine olanak verecek. Mevcut teknolojilerle araçlar rota üstündeki gezegenlerin kütle çekiminden güç alarak ilerliyorlar. Kimi zaman aynı gezegene birden çok kereler yaklaşmak zorunda kalan uzay araçlar artık uzayda -filmlerdeki gibi- düz yol alabilecek. Geleceğin teknolojisi Güneş yelkeni, son derece ince yansıtma gücü yüksek bir maddeden üretiliyor. Gelecekte uzak gezegenlere yolculuk için tek alternatif olan Güneş yelkenleri tabiatiyle NASA’nın da gündeminde. NASA, daha gelişmiş bir Güneş yelkeni teknolojisini halen Ohio Sandusky’deki dünyanın en büyük vakum odasında deniyor. Söz konusu yelken dört gümüş rengi üçgenden oluşuyor. Dört üçgen, kenarı 21 metre olan bir kare oluşturuyor. NASA, uzaya çıkacak olan güneş yelkenlerinin en az 80 metre olmasını amaçlıyor.
Planetary Society, Güneş yelkenlerini NASA’dan önce uzaya çıkarmanın gururunu yaşıyor. Cosmos 1’in finansamanını ünlü astronom Carl Sagan’ın karısı Ann Druyan üstlendi. Planetary Society’nin 2001 yılında yaptığı denemede Cosmos 1’in prototipi balistik füzeden ayrılamamış ve Kamçatka Yarımadası’na çakılmıştı.
Boeing Ticari Uçaklar’ın Avrupa ve Orta Asya’dan Sorumlu Satış Başkan Yardımcısı Marlin Dailey, 8 Haziran İstanbul’da düzenlediği basın toplantısında, şirketteki son gelişmelerle Boeing’in Avrupa ve Türkiye’ye bakışını açıkladı. Dailey, Avrupa, Asya ve Afrika kıtalarının merkezinde bulunan Türkiye’deki havayolu şirketlerinin, orta ve uzun menzilli hatlarda en çok kâr edeceği uçağın Boeing 787 olacağını açıkladı.
Marlin Dailey konuşmasında, 787 modelinin sunduğu verimlilik ve yeni teknojileriyle, havacılık dünyasındaki dengeleri değiştireceğini söyledi. Dailey “Dünyadaki yolcu trafiği hızlı bir artış eğilimi gösteriyor, rakamlar 2000 yılındaki seviyeye geri döndü. Yapılan araştırmalar, yolcuların, belirli merkezlerde toplanıp aktarma yapmak yerine, bulundukları şehirden gidecekleri noktaya tek seferde, aktarmasız uçmak istediklerini gösteriyor. Boeing 787, Türkiye’ye, orta ve uzun menzilli hatlara yeni uçuş noktaları ekleme imkanı sağlayacak.” dedi.
Dailey konuşmasına, “En yeni modelimiz 787 Dreamliner, %20 daha az yakıtla daha uzağa uçabilme özelliği sayesinde, Türkiye gibi merkezi konumdaki ülkelere büyük kâr sağlayacak. 787 Dreamlliner’ı kullanan şirketler, yolcularını yepyeni bir anlayışla inşa edilen ferah ve konforlu bir kabinde, rakiplerinden çok daha az maliyetlerle taşıyabilecek. 787’nin ağırlıklı kompozit gövdesi sayesinde, havayolu şirketleri rutin bakımı rakiplerinden %30 daha kısa sürede tamamlayacak, uçaklarını daha uzun yıllar kullanabilecek. Havayolları, 787’nin operasyon, bakım ve yakıt giderlerindeki gözle görülür fark sayesinde, aynı uçuşlardan daha fazla kâr elde edecek.” sözleriyle devam etti. Toplantıya katılan Boeing’in Türkiye’den Sorumlu Satış Direktörü Aldo Basile ise Boeing’in 787 modeli için 14 ayda 261 sipariş aldıklarını söyledi. Boeing’in çeşitli havayolu şirketlerinden 400 adetin üzerinde 787 için teklif talebi aldığını da belirten Basile, uçakla ilgilenen şirketlerin pek çok değişik iş modeli uyguladığını sözlerine ekledi. Haber: İlhan Özdemir
Geçtiğimiz 14 Mayıs'ta Eurocopter AS 350B3, bir dönerkanatın çıkabileceği en yüksek noktaya ulaşarak Everest Dağı (8858m.) bir rekor geliştirdi. Eurocopter test pilotu Didier Delsalle, iki dakikadan biraz uzun bir süre kadar dünyanın çatısında durdu. Daha sonra Lukla'daki üssüne geri döndü.
Nüfusu 1 milyarı aşan Çin, 100 milyon kullanıcı ile dünyanın
ikinci en kalabalık ‘online nüfus’una sahip. Gözlemciler bu rakamın gelecek
5 yıl içinde iki katına çıkabileceğini belirtiyor. Çin’de internet ekonomik gelişmeye paralel olarak hızla yaygınlaştı. Ülkenin kıyı kesimlerinde yaşayan, ticaret ve finansla uğraşan kentli nüfus gelişmiş ülkelere yakın bir bilgisayarlaşma oranına ulaştı. Kişisel bilgisayarların devlet desteğiyle düşük fiyatla pazara çıkması sayesinde milyonlarca kişi PC kullanıcısı oldu.
Türkiye Ulusal Uzay Programı, 21-22 Haziran tarihlerinde üst
üste yapılan Milli Güvenlik Kurulu ve Savunma Sanayii İcra Komitesi
toplantılarında ele alındı. TÜBİTAK ve Hava Kuvvetleri Komutanlığı koordinatörlüğünde yürütülen programda, yıllık olarak Türkiye’nin uzay alanında neler yapacağı ortaya konuldu. 10 yıllık uzay çalışmalarının bütçesi 1.125 milyar YTL olarak belirlendi.
2005 yılı içinde bir uzay araştırma merkezi kurularak program uygulamaya konulacak. 2008 yılından itibaren ise astronot yetiştirme programları hayata geçirilecek. Bu amaçla Hava Kuvvetleri Komutanlığı’ndan seçilecek pilotlar eğitim için yurtdışına gönderilecek. 2010 yılına kadar Türkiye’deki tüm gözlemevlerindeki teleskoplar yenilenecek, ulusal yüksek irtifa uçağı geliştirilecek.
Programın en iddialı hedefi ise, 2014 yılında, Türkiye’de
geliştirilecek bir roketle, yine Türkiye’de geliştirilen bir araştırma
uydusunun Ay’a ya da Mars’a gönderilmesi. Program 2015 yılına gelindiğinde
uzmanlaşmış insan gücünün belli bir aşamaya gelmesini öngörüyor ve aynı yıl
uzaya astronot gönderilmesine yönelik çalışmalar başlatılıyor.
Uzay teknolojisi konusunda belli bir birikimin
kazanılmasıyla 2020’li yıllarda uzay gemisi tasarımı ve üretimi safhasına
geçilecek. Bütün bu çalışmalar için Güney Kore, Ukrayna ve Çin gibi uzay ve
roket teknolojilerinde belli bir aşamaya gelmiş ülkelerle işbirliği
yapılacak. Güney Kore ve Ukrayna ile uzayın barışçıl amaçlarla kullanımında
işbirliği yapılmasına dönük anlaşmaların imzalandığı belirtiliyor. Son yıllarda ABD ve Rusya dışında geleneksel olarak adı uzay araştırmalarıyla duyulmayan birçok ülke uzaya adım atma telaşında. Ekim 2003’te uzaya ilk Çinli astronotu gönderen Çin’in yanı sıra Avrupa ülkeleri ve Japonya ve Hindistan da Ay’a ve Mars’a insanlı uçuşlar yapacaklarını açıklıyor.
Rus uçak yapımcısı Antonov, Nisan 2005'de ikinici An-148-100'i da uçurdu. Regionaljet Sergey Troschin liderliğinde Kiev yakınlarındaki uçuş araştırma merkezi Gostomel'de kısa bir uçuş yapılarak tanıtıldı. Bunun ardından buzlanma testleri için uçuk Arhangelsk'e gönderildi. Antonov 148-100'ün 2006'nın ilk çeyreğine kadar sertifiye edilmesi umuluyor.
NASA?nın Deep Impact uzay aracı, 4 Temmuz günü, Tempel 1 kuyrukluyıldızından füzeyle parça koparacak. Açılacak delikten kuyrukluyıldızın çekirdeği incelenecek.
4 Temmuz’da uzay tarihinde bir ilk gerçekleştirilecek; Deep Impact uzay aracı, 139 milyon km uzaklıkta hareket halindeki Tempel 1 kuyrukluyıldızına darbe füzesi atarak bir delik açacak. Araç, açılacak deliğin görüntülerini Dünya’ya gönderecek. Delikten kuyrukluyıldızın çekirdeği açığa çıkacak. NASA uzmanları, Deep Impact’in yaratacağı darbenin kuyrukluyıldızda yuvarlak, futbol stadyumu büyüklüğünde bir çukur açacağını tahmin ediyor. NASA’nın Dünya etrafındaki uzay teleskopları Hubble, Spitzer, Chandra ve yeryüzündeki birçok gözlemevi, Tempel 1’de açılacak deliği incelemeye alacak. Bilim insanları, çekirdekten Güneş Sistemi’nin oluşumu ile ilgili bilgi toplayacak.
Bilim insanlarının amatör gözlemcilere bir de sürprizi var. Deep Impact’in, kuyrukluyıldızı tam isabet vurması halinde, Tempel 1, normalin 40 katı parlayacak ve bu olay Dünya’nın bazı bölgelerinden çıplak gözle izlenebilecek. Bilim insanları, Deep Impact’in araştırmalarının astronomi alanına önemli açılımlar getireceğini belirtiyor. Donmuş buz, kaya ve toz topları olan kuyrukluyıldızlar, 4.5 milyar yıl önce Güneş Sistemini oluşturan gaz ve toz bulutundan arta kalan yegâne parçalar. Kuyrukluyıldızlar, Güneş etrafında döndükçe dış kabukları eriyor ve sadece içteki donmuş maddeler ayakta kalıyor. Kuyrukluyıldızların nasıl ayakta kaldıkları ile ilgili bilim dünyasının bilgisi henüz sınırlı, bu cisimlerin iç çekirdekleri ile ilgili ise hemen hemen hiç bir bilgi bulunmuyor.
Deep Impact uzay aracı, 3 Temmuz’da 370 kg’lik bakır darbe
füzesini (impactor) kuyrukluyıldızın rotası yönünde fırlatacak. Bundan
sonraki 22 saat boyunca NASA’nın Pasadena’daki Jet Propulsion Laboratuvarı,
hem uzay aracını, hem de darbe füzesini Tempel 1’e doğru kumanda edecek.
Çarpışmadan önce 4 Temmuz sabahı ise, darbe füzesi otomatik pilota geçerek,
navigasyon yazılımı yardımıyla kuyrukluyıldızın çekirdeğine doğru kendini
yönlendirecek. Deep Impact'ın 370 kg. ağırlığındaki bakır darbe füzesinin içinde kendi kendini yönetmesini sağlayan özel bir yazılım bulunuyor. Bu esnada Deep Impact uzay aracı da çarpışma noktasına 8 bin km’de kendini beklemeye çekecek. Patlamadan kısa bir süre sonra da, 500 km uzaklığa yaklaşarak görüntü almaya başlayacak. Çarpışma, 4 Temmuz sabahı TSİ 8:52’de gerçekleşecek. Çarpışmadan 5 ton’luk TNT dinamitinin patlamasına denk bir enerji açığa çıkacak. Deep Impact’ın çarpışmayı temiz bir şekilde görüntülemesi için 15 dakikası var, zira bu süre sonunda açığa çıkan tozlar aracın kameralarını kaplamış olacak. (www.ntv.com.tr) |