HABOM PROJESİ START ALDI

THY NİN KURTKÖY SABİHA GÖKCEN'DEKİ HABOM PROJESİ İMZALARI ATILDI.
İmza töreni 07 Aralık 2004'de Sabiha Gökçen Havaalanında gerçekleşti. HABOM hakkında teknik bilgiler veren THY Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Candan Karlıtekin, projenin 2006 yılının sonunda bitiririlmesinin öngörüldüğünü belirtti.
 

Avrupa, Orta Asya ve Ortadoğu'nun havacılık bakım ve onarım üssü HABOM, Sabiha Gökçen Havaalanın'da hayat bulacak.


Rekabet koşulları içinde kar marjlarının giderek azaldığı havacılık sektöründe, şirketlerin maliyetlerinin yüzde 20-30'unu bakım ve onarım harcamaları kapsıyor. THY yetkilileri açılması planlanan yeni merkezin, diğer ülkelerdeki bakım ve onarım merkezlerine göre daha ucuz hizmet vereceğini belirtiyorlar.

Yıllık 450 milyon dolar ciro beklentisi ile HABOM'un, Avrupa, Orta Asya ve Orta Doğu'nun uçak bakım üssü konumuna geleceği ifade ediliyor.

Bölgede yaşanan değişimde bir başlangıç hamlesi olarak Sabiha Gökçen Havaalanının  payı büyük. Sabiha Gökçen Havaalanı'nın hizmete girmesiyle bölgede başlayan hareketlilik, yıllar içinde daha da gelişecek, Anadolu yakasında atılan bu adımların bölgedeki diğer illerle birlikte tüm Anadolu'ya kaçınılmaz olarak yansıması bekleniyor.


Havacılık teknolojileri ile birlikte büyük bir istihdam potansiyelini de bölgeye taşıyacak proje, Türkiye'nin yetişmiş teknik işgücü için binlerce teknisyene iş olanağı sağlayacak. HABOM'un, ülkemizin jeopolitik yapısı, nitelikli ve ucuz işgücü nedeniyle yoğun talep görmesi ve kısa zamanda havayolu şirketlerinin vazgeçilmez durağı haline gelmesi bekleniyor.
 

HOŞGELDİN HABOM! 

UTED dergimizin 1995 Ağustos sayısında  Eskişehir Anadolu Üniversitesi'nde düzenlenen 4.ULUSAL HAVACILIK SEMPOZYUMU'nda ve 17 Temmuz 1995 tarihinde Polat Renaissance Oteli'ndeki panelde, Ulaştırma Bakanı Sayın A. Şevki EREK, DHMİ Genel Müdürü  Sayın KIRATLIOĞLU, TÖSHİD Başkanı ve İstanbul Havayolları Gen.Müd. Sayın Safi ERGİN, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü, Gen.Müd. Yrd. Sayın Erol CENGİZ ve THY Gen. Müd. Yrd. Sayın İlhan TAYMAN tarafından benimsenen "UTED PROJESİ" neredeyse 10 sene sonra gündeme alındı.
 

Evet arkadaşlar, her zaman kendilerinin daha iyi bildiklerini söyleyen ve her zaman sivil toplum örgütlerine mesafeli yaklaşan, onları sanki birer muhalefetmiş gibi gören yöneticilerimize ithaf olunucak bir eski yazıyı, "Tek Bakım Üssüne Doğru" başlıklı yazımızı, yeniden yayımlıyoruz.

 

Değerli Arkadaşlarım,

Her zaman önerilerle, gerek Türk sivil havacılığı hakkında, gerekse THY hakkında yaptığımız öneriler, gün geliyor bu gün gördüğünüz gibi, gündeme oturuyor.

 

Çünkü bizler, sektörü gerçekten iyi takip ediyor ve bazı çok bilenlerimiz dışında, onay gören projeler üretiyoruz. Bu projelerimiz bazen de sosyal ve ekonomik içerikli oluyor. Her projemizin de her zaman arkasında duruyoruz ve bundan böyle de duracağız. Bu gün bizi anlamayan veya anlayamayanlar, yarın kesinlikle anlayacaklardır.
 

THY müşteri uçakları biriminin kurucusu ve ilk şefi olarak başladığım bu mücadelede, dar bir bakış açısıyla (kendi uçağımıza bakalım yeter anlayışı ile) 2 defa şefliğimiz kapatılmış, bünyesinde bulunan teknisyenler başka birimlere dağıtılmışken, azimle yeniden aynı kadroyu kurarak hizmete devam etmiş ve sonunucunda bu birimin kazanç cazibesi THY'yi  diğer teknik hizmetlerini iyileştirmek zorunda bırakmış, hat bakım hizmetinin yanında büyük bakımlar da yaparak büyük kazançlar elde eder hale getirmiştir. 
 

Ve şimdi de diyorum ki; HABOM, THY'den ayrı bir şirket olmalı, sadece hat bakım hizmeti vermeli.Büyük bakımları ise; çok ortaklı olabilecek bu projede değerlendirmeli,THY de içinde olmak üzere; 15 havayolu şirketimiz ve bundan sonra kurulma aşamasında olanlar, rekabetlerini ve müşteri portföylerini müşteriye sunacakları farklı farklı seçeneklerle yapmalılar.
 

Çünkü ülkemizde uçak teknisyeni olarak her çeşit uçak tipi eğitim görmüş birçok deneyimli teknisyen vardır ve bu şirketlerimize dağılmış durumdadırlar. Bu büyük potansiyelden, şu anda şirketler sadece uçurdukları uçakların tipine göre yararlanmaktalar. Diğer tip sertifikalı teknisyenlerin, ilgili şirkette kullanılamadığı, teknisyenlerin tip kursları, ilgili şirketin filosundaki uçakların dışında olduğundan yararlanılamamakta bu da ülkemiz açısından çok büyük kaynak israfına neden olmaktadır.
 

Eğer yukarıdaki önerilerimiz uygulanırsa, burada her şirket aynı kalitede teknik hizmet alacağı gibi SHGM'nin denetlemesi de daha kolay olacaktır.

Unutmayalım doğru tektir. Sadece doğruyu erken görmek önemlidir.