| ŞAPKA DÜŞTÜ KEL GÖRÜNDÜ... |
|
Gündem
yazılarımı yazarken ve dergimizin yayın politikasını biçimlendirirken;
UTED'in bir mesleki dergi olduğunun bilincinde olarak, siyasi ve etnik
konulara girmemeye azami ölçüde dikkat ederim. Sadece ve sadece doğruları yazdığımı ve kişisel görüşlerimin hiçbir etki veya tepkiden kaynaklanmadığını beni yakından tanıyan üyelerimiz bilmektedirler. Bir gün yazılarımı yazarken; kalemimi etkileyecek veya engelleneceğim bir durumla karşılaştığımda, hemen orada bu kalemi bırakacağımı bilmenizi isterim. Bu ayki
"Gündem" yazımızın konusu, tabii ki görülmemiş bir destekle başlayan ve her
nedense başarısız sonuçlanan 20. Dönem Toplu İş Sözleşmemiz. Geçen ayki
dergimizde, toplu iş sözleşmemizi havada bulut resmiyle yorumsuz
değerlendirmiş, inanın yazacak bir şeyler bulamamıştım. Çünkü, diğer toplu
iş sözleşmelerine örnek olmaması, hükümet ve Türk-İş'in zor durumda
kalmaması adına bizlerden saklanan kazanımlarımız olduğunu düşünmüş ve
aceleci davranmamaya karar vererek yorumdan kaçınmıştım. Ve artık her şey
yerine oturdu, bordrolar alındı; şapka düştü kel göründü. Ekstra kazanım
%10'u, Türk İş aldı ve uygulandı. %3 C/S (certifiying staff) primi ekstra
alındı. Bu ekstra
kazanımı masaya bir yatıralım isterseniz: Bildiğiniz üzere C/S şirket
yetkisidir ve şirketimiz dışında bir geçerliliği yoktur. Şöyle ki, THY'de
çalışan bir teknisyen, özel bir havayoluna geçtiğinde bu C/S'si tanınmaz.
%20 istenip, %3'te kalan bu özel prime bir göz atalım. Bir kere %3
olacağına, hiç olmamalıydı bence. Çünkü, bundan sonraki toplu iş
sözleşmelerinde %100 zam alınsa bile buna etkisi % 6 şeklinde olur. Bir mal,
alırken kazanılır diye bir söz olduğunu hatırlatarak, yanlışın birincisine
dikkat çekmek istedim. İkinci
yanlış, C/S dediğinizde yetkiyi şirket yönetimine bırakırsınız. Şirket C/S
sayısını sınırlandırıcı yetkiye sahiptir. Lisans deseydiniz, şirketi
aşardınız ve tüm lisanslı teknisyenlere uygulatırdınız. Üçüncü yanlış, başteknisyenler ve teknisyen kökenli şefler de C/S. Bunlara uygulanmadı, yani, % 3'ü yok. Neden yok? Çünkü, bunlar yönetici primi alıyorlarmış. Ne ilgisi varsa, anlamış değilim. Şöyle düşünelim isterseniz; bu kategoriye girenlerin başteknisyenliği, şefliği geriye alınsa, % 3'ü otomatik olarak alabiliyorlar, yani, verilen C/S primi aslında hakları. Ama, yönetici primi aldıklarından bu kazanım(!) verilmiyor, ya da başka bir tarifle, % 10'luk başteknisyen primi %7'ye düşürülüyor ve üstüne % 3 ilave ediliyor. (Bu mantıkla baktığınızda, tabii ki bu nasıl acemilik, ya da kurnazlık anlaşılmaz)… Bu arada 20.Toplu İş Sözleşmemiz'in başarılı kazanımları da olmuştur şüphesiz... PİLOT arkadaşlarımızın lisans kayıplarını ödemeyen THY, bu sözleşmeden sonra bu sigorta primini her pilot adına ödemek durumunda. (Yılda 1000.-USD'lik bir prim söz konusu.) Ferdi kaza sigortası ile beraber lisans kaybı sigortasını iptal eden THY'ye karşı, sadece lisans kaybı sigortasını kabul ettiren HAVA –İŞ yönetimini kutlamak gerekiyor. Yalnız, burada daha önemli bir husus var dikkatimizi çeken: İptal edilen, ferdi kaza sigortası kapsamında teknisyenler de vardı, eskiden iş kazalarımız ve 24 saat özel hayatımızdaki her türlü kaza 500.-USD muafiyetli ödeniyordu. HAVA-İŞ'in bunun üstünde durmaması ve sadece pilot arkadaşlarımızdaki (Teknisyende bu kayıp olamaz mı? ) lisans kaybını gündeme getirmesi ilginç… (Neyse ki, tüm üyelerimize uyguladığımız ferdi kaza sigortanız, muafiyetsiz UTED'den devam ediyor nasıl olsa.) Sonuç olarak, Hava-İş tarihinin en büyük işçi destekli ve en kazanımsız Toplu İş Sözleşmesinde imzaları olan işçi temsilcilerimizi tüm uçak teknisyenleri adına kınıyor, ve çok önemli bir konuya dikkat çekmek istiyorum. Aslında, bu başarısız geçen toplu iş sözleşmemizde en büyük yarayı THY'nin aldığını, çünkü her geçen gün uçak teknisyenlerinde (deneyimli) azalma olacağının bilinmesini (özel hava yollarına kaçış), THY'nin, sendikamızın yaptığı bu acemiliği unutup gerçeği görmesini ve en kısa zamanda iyileştirme yapmasını diliyoruz.
UTED Başkanı |