| KEROZİN Erhan İNANÇ |
| UÇAK
YAKITI (KEROZİN) VE ÇEVRE İLE İLİŞKİSİ NEDİR ? Çevremdeki
havacılıkla ilişkisi olamayan kişilerin sıklıkla bana yönelttikleri
bazı soruları oluyor : Uçaklarda
süper benzin mi kullanılıyor ? Hayır,
uçaklarda benzin değil kerozin (jet engine fuel) dediğimiz bir yakıt kullanılıyor. Kerozin,
gaz lambalarında, eski gaz ocaklarında ve japon sobalarında kullanılan
gazyağı’ nın benzeridir ve parlama noktası yüksektir. Bu özelliği
ile bir kaza/kırım sırasında uçakta yangın çıkma olasılığını
azaltır. Kerozin de benzin gibi bir ham petrol ürünü olmasına karşın,
uluslararası standartda olması gerektiğinden, üretiminde sülfür oranı
düşük ham petrol tercih edilir. Bu
yakıtın sivil havacılık havacılık dilindeki kod adı Jet
A-1 dir. Her ısı ve basınç şartlarında en uygun jet/türbin
motor yakıtıdır. Jet uçakları yerden ortalama 10.000 m. yükseklikte
uçtuklarından, ortam ısısı oldukça düşüktür. Kerozinin donma ısısı
-47° C civarında olduğundan, içinde su yoksa donmadan motora
akmaya devam eder. Gelecekte ses hızının çok üzerinde uçan (satte
4000 km üzerinde) uçaklar üretildiğinde sıvı nitrojen veya benzeri
bir yakıt kullanılma zorunluğu olacaktır. Uçak
yakıtının çevremize ve ozon tabakasına ne ölçüde zarar var ? Son
yıllarda çevre koruma bilinci, toplumun jet uçaklarının kullandığı
yakıtın, ozon tabakasının
delinmesi, asit yağmuru ve sera etkisi gibi olumsuzluklara olan
etkisi üzerine odaklanmayı ve yetersiz bilgi nedeniyle de beraberinde suçlamaları
getirmiştir. Jet
motorlu yolcu uçaklarının uçuş başına gerçekten oldukça fazla yakıt
kullanmalarına karşın, 100 km. de yolcu başına kullanılan miktar
ortala 3.5
– 4 litre kadardır. Buna karşı orta boy bir otomobil şehir içinde
100 km.de ortalama 10 litre, şehir dışında
ortalama 6-8 litre benzin yaktığı da unutulmamalıdır. Kerozin
yakıldığında, egzos gazı emisyonu olarak % 99 Subuharı,
Azot (Nitrojen) ve Karbondioksit çıkarır. Bu gazlar zaten havanın
doğasında var
olan gazlardır. Egzos gazlarının geriye kalan % 1 lik miktarın içinde
; Karbonmonoksit, İs/ Kurum ve Sülfürdioksit
bulunur. Kerozin
içinde hiçbir zaman kurşun bulunmaz. Uluslararası
araştırmalar, uçaklarda kerozin yakılmasının hava kirliliğine katkısının
%1-2 gibi çok düşük oranda olduğunu tespit etmiştir. Hava
kirliliğinin ana nedeni kara yolları araçları, endüstriyel ve evsel
kullanımlardır. Normal uçuş yüksekliğinde (genel olarak 10.000
metre) iklim üzerine tesiri olan önemli gazlar Karbondioksit, endirek
olarakta Azotoksit ve Su Buharıdır. Sera etkisinin %3.5 i hava trafiğine
aittir. Ancak, ozon tabakasının delinmesinde bir katkısı yoktur. Bir
kg. Kerozin yakıldığında; 1.2 kg. Subuharı, 3.15 kg. Karbondioksit, 14gr.
Azotoksit, 0.9 gr. Sülfürdioksit, 4 gr. Karbonmonoksit, 0.6 gr. yanmamış
Karbonhidrojen ve 0.04 gr. İs/Kurum çıkarmaktadır. Fazla yakıtın havada atılması olayı Uçaklar
uzak bir mesafeye uçacaklarında yolcu ve kargo yükleri fazla olduğu
zaman, ihtiyaçları nedeniyle mecburen fazla miktarda yakıt alırlar. Bu
durumdaki bir uçak, bir meydandan azami kalkış ağırlığı ile kalktıktan
kısa bir sonra sonra mecburi nedenlerle (arıza gibi) yakıt ağırlığı
yeteri kadar azalmadan dönüp kalktıkları meydana inmeleri gerekirse,
kalkış ağırlıkları ile iniş yapmaları, iniş takımları üzerinde
kaçınılması şart olan aşırı
yük meydana getireceğinden, depolarındaki yakıtın bir miktarını
iniş yapmadan önce atmaları yani ağrlık azaltmaları gerekebilir. Bu
işlemin teknik adı Fuel Dumpf’ tır ve fevkalade seyrek karşılaşılan bir olaydır.
Mecbur
kalındığında bu işlem, otoriteler tarafından daha önceden tespit
edilmiş uygun sahalarda uygulanır ve Fuel Dumpf yapmak isteyen uçak
hava trafik kontrolörü tarafından bu sahaya yönlendirilir. Uçak bu
sahaya geldiğinde, belirli bir yüksekliğe ve hıza sahip olmalıdır.
Bu şartlara bağlı olarak gerçekleştirilecek Fuel Dumpf işleminde
depolardan atmosfere salınacak yakıt musluktan akan su gibi sıvı
olarak değil, pülverize bir halde çıkar ve havada buharlaşır. Orta
veya kısa mesafeye uçacak uçakların depolarında fazla yakıt olmadığından,
tekrar dönüp inmeleri gerektiğinde Fuel Dumpf işlemi gerekmeyecektir. Bu kadar
kısa bir izahatın yukarıdaki soruların aydınlatılması için yeterli
olduğunu sanıyorum. Kaynak : Das Magazin, September 2002 |