| Yolcu
İletişimi Yönetimi Oya Torum |
|
Müşteri İlişkileri Yönetimi (CRM) modelleriyle, son yıllarda
tüm sektörlerde; müşteri hareketleri, tercihleri, harcamaları, ilişkileri,
hakkında veri toplanmaya müşterilerin segmentler ve sayılarla ifade
edilmesine başlandı. Doğal olarak, CRM müşteri bilgileri daha çok kâr
sağlamak ve müşterileri daha çok ve isteyerek tüketmeye yönlendirecek bir
araç olarak görüldü. Konunun önemini vurgulamak için, Türkçe’nin
zenginliğinden faydalanarak, CRM’niz yok ise CEREME sini çekersiniz!
söylemini pek çok ortamda kullandık.
Oysa, CRM’nin felsefesinde, ilişkileri müşteri kontrol etmek
ve müşterileri birey olarak görmek, onların özel ihtiyaçlarını anlamak ve
müşterilerin ilişkilerinin daha iyi hale gelmesi için çalışmak var.
Fakat, giderek CRM ana konudan uzaklaşılıp, mümkün olduğunca
çok veri toplayacak, “bilgisayar programları” üretilmesi işine dönüştü.
İnsan, proses, teknoloji sıralamasıyla ele alınması gereken CRM tasarımında;
öncelikli olarak teknoloji, proses, insan ön plana çıktı. İşin sahibi ise
bilgisayar bölümleri (IT departmanları) haline geldi. (*) Çok sayıda veri toplanmasına rağmen; • firmanın liderinin yapılanlara inanması, • bilgi toplamada iç politikaların oluşturulmamış olması, • ilgili bölümlerin bilgi kaynaklarına güvenmemeleri, • işe yarar bilgiyi analiz edecek zaman yetersizliği, • bölümlerin ilgisizliği, • eğitim eksikliği,
Burada dikkatleri çekmek istediğimiz konu, müşteriyi; alıcı,
satın alan kişi, ticaret yapan kişi, düzenli olarak veya tekrar satın alan
şeklinde tanımlamamız. Ama, artık, bir defa satın alan kişiye müşteri
gözüyle bakılmamaktadır. Eğer, satın alan devamlılık göstermiyorsa,
başkalarının müşterisidir. Havayolu bağlamında ise YOLCULARIMIZ
MÜŞTERİlerimizdir. Bu noktadada Müşteri İlişkileri Yönetiminin 4 temel adımını hatırlamakta yarar var: 1. Müşteri seçimi: En karlı müşteri hangisi? Segmentasyon / kampanya planı / yeni ürün lansmanı / marka ve müşteri planlaması. 2. Müşteri edinme: Belirli müşteri segmentine en etkili yoldan satışı nasıl gerçekleştirebiliriz? İhtiyaç analizleri. 3. Müşteri koruma: Bu müşterileri ne kadar süreyle elimizde tutabiliriz? Sipariş yönetimi/ teslim / iadeler / talepler / problem yönetimi / refleks sistemi / kriz yönetimi. 4. Müşteri derinleştirme sadakat ve kârlılığın uzun süre korunması ve harcama payının yükseltilmesi için gereken adımlar, müşteri ihtiyaçlarının analizi ve çapraz satışların düzenlenmesi.
Neden Müşteri Bilgilerini Topluyoruz? Müşteri bilgilerini toplamanın temel nedeni, daha çok kâr etmek, müşterileri daha çok ve isteyerek tüketmeye yönlendirecek olanakları sağlamaktır. İş dünyası, sık sık krizler yaşıyor ama, ciddi anlamda fırsatlarla da karşı karşıya. Tüketici sayısı artmakta, tüketiciler ihtiyaçlarını ifade edebilecek kanallara sahip, rekabet üreticileri farklı arayışlara itmektedir. Ürünün değerinin yanısıra verimlilik önem kazanmaktadır. Rekabetin yol açtığı bir başka husus ise kopyalama yerine özgün ve yeni projeleri teşvik edilmesidir. Daha çok satmak, daha çok müşteri edinmek ve daha çok kazanmak! Bunun için de; araştırmak, müşteriyi tanımak, yeni müşteriler edinmek gerekmekte.
MÜŞTERİ ASLANIN AĞZINDA derken, yüksek satış kaygısı müşteri
korumayı ve ürünü konumlandırmayı hatta pazarlama ilkelerini göz ardı
etmeye neden oluyor . Yazıkki; “Müşteri memnuniyeti ve sadakatini sağlamak” sözde kalıyor. Değişen medya ortamı çok olanak veriyor, müşterilerimize - reklam kampanyaları - yeni ürün lansmanı - cazip promosyonlar aracılığıyla kolayca erişebiliyoruz.
Her Şey Müşteriye Göre Tasarlanmalı
Her Alışveriş Bir Öyküdür
Aslında her alışveriş bir öyküdür. Alışveriş öyküleri doğrultusunda, yani müşterilerin verdiği bilgilerin doğrultusunda satın alma eğilimleri belirlenerek, hedeflenen müşteriye göre biçimlendirilmesi gerekmektedir. Müşteriler, aynı zamanda doğru zamanda, doğru kanallar üzerinden bilgi almak ve bilgi vermek istemektedirler. Kritik sorun, müşterilerimize bizden duymak istediklerinin ne olduğu, nasıl ve ne şekilde duymak istediklerini yine onlara sormaktır. Müşterilerimizi muhafaza etmek için; neyi iyileştireceğiz? Satışlarımızı mı? Ürünlerimizi mi? Hizmetlerimizi mi?
Yukarıdaki soruların yanıtlarını müşterilerimiz biliyor. Bu
yüzden firma içinde her zamankinden daha fazla takım çalışmasına ve diyaloga
ihtiyaç doğmaktadır. Çünkü, artık, anlat-sat esasına dayalı tek taraflı
monolog dönemi geçmiş bulunuyor. Etkileşimli, katılımlı birlikte var edilen
yeni bir dinle-öğren dönemini yaşamaktayız. Bu kurguya destek olarak; farklı tarafların ve paydaşların ilişkileri, bilgi paylaşımı elektronik ortamda kesintisiz ve hatasız bir şekilde yürütülmelidir. Kuruluşların, müşterileri ile olduğu kadar 3.şahıslarla ve çalışanlarla bağlantıları ilişkisel bir yapıda modellenerek kullanımı sağlanmalıdır. Zira, müşterilerin memnuniyet, talep ve şikayetlerinin, kolaylıkla ilgili bölümlere aktarılması büyük önem arz etmektedir. Yine, müşterileri rahatsız eden; herhangi bir şeyi iletmek isterken, aynı problemi defalarca tekrarlama durumunda kalmaktır. Bu nedenle, istek veya şikayetlerin tek seferde elektronik ortamda kaydı alınarak, çözüm sürecini de takip edecek yöntemlerin oluşturulması beklenmektedir .
Müşteriyi tanımak, hizmeti müşteriye özelleştirmek ve uygulamak gerekir. Kurumun üst düzey yönetici takımı, işi yapanların katılımı ile “iletişim yönetiminin” vizyonun bir parçası haline getirildiğinde projede yol alınması kolaylaşmaktadır.
Sistemlerin günlük operasyonlara entegre edilebilmesi insan kaynakları fonksiyonları ile iç içedir. Çalışanların eğitimi ve gelişimi, performans takibi, değerlendirme, ödüllendirme faktörleri ile ilişkilendirilmesi çok yönlü iletişimin başarısını sağlayacak en kısa yoldur. Ancak bu şekilde, iletişimin organizasyon kültürü haline gelebilmektedir.
• Farklı düşünmeli, • CRM’e iç müşterilerden başlamalı, • Yalnızca firma çıkarları gözetilmemeli, ÿ• İlişkinin türüne müşterinin karar vermesi sağlanmalı, • İşiniz için en önemli müşterilerin kimler olduğu saptanmalı, • Bilgiler mutlaka güncellenmeli, • Ölçülebilir hedefler belirlenmeli, • Başarı kriterleri oluşturulmalı, • Müşterilerle diyaloğu artırmanın yollarını aranmalı, • Çalışanlar yeniliğe ve yaratıcılığa yönlendirilmeli, • Stratejiler değiştirilmeli, • Şirket kültürünü ve gelenekleri gözden geçirilmeli, • Değişime direnç kırılmaya çalışılmalı, • Müşteri beklentileri izlenmeli, • Yeni teknolojileri uygularken önce fonksiyonlar ve süreçler değerlendirilmeli, • Doğru araçları seçilmeli, • Teknolojik araçları belirlemeden önce firmanın ihtiyaçları belirlenmeli, • HANGİ ÜRÜNLERİN NASIL SATILACAĞINI DEĞİL, MÜŞTERİNİN NE İSTEDİĞİ ANLAŞILMALI
* Frederick Newell (14 Nisan 2004 konferans) |