| YAZ ve
GÜNEŞ HASTALIKLARI GÜNEŞE DİKKAT ! Hazırlayan: A. Akın DİLER / THY Uçuş İşl. Bşk. |
|
İnsan cildi 20’li yaşlardan itibaren yaşlanmaya başlıyor. Güneşin atmosferde süzülmeyen ültraviyole ışınları, ciltte iki şeye yol açıyor: Birincisi kanser riski, ikincisi ise yaşlanma. Güneşe karşı korunmasız kalan ciltte moleküler düzeyde, hücrelerin normal işleyişini bozan bir dizi olay meydana geliyor. Sonuçta cilde esnekliğini veren destek doku bozuluyor ve cilt kırışmaya başlıyor. Cildin nemlenme, yenilenme süreci aksıyor cilt yüzeyinde lekelenmeler başlıyor.
İLK GÜN ÇOK ÖNEMLİ Güneşe çıkılan ilk gün çok önemli. Kesinlikle uzun süre güneşte kalınmaması gerekiyor. Yarım ile bir saatten fazla güneş altında bulunmamalı. Güneşlenme süresi yavaş yavaş artırılmalı. Eğer cilt çok hassas ise güneşlenme süresi 15 dakikayı geçmemeli. İlk günlerde uzun süre güneş altında kalan hassas ciltlerde birinci, ikinci derece yanıklar ortaya çıkabiliyor. Koruyucu krem ve sütlerin, iki ile dört saatte bir yenilenmesi gerekiyor.
KANSER BELİRTİLERİ Cilt kanseri kendini çeşitli şekillerde belli ediyor. İyileşmeyen yaralar, kısa zamanda büyüme eğiliminde olan, üzeri kabaran, değişik renkte, kenarları girintili, çıkıntılı benlerden şüphelenmek gerekiyor. Ağrı,sızı yapmıyor. Kaşınabiliyor. Lekelerin tedavisi oldukça zor. Güneşe çıkarken, kolonya, parfüm, deodorant kullanmamak gerekiyor. Ağrı kesici, romatizma ilacı, antibiyotik gibi bazı ilaçları da almak için doktora danışmak şart.
GÜNEŞ ALERJİSİ İnsan vücudu aklınıza gelebilecek her şeye alerji gösterebiliyor. Güneş alerjisi de bunlardan biri. Güneş alerjisi hariç, diğer alerji türlerinde, sorun tedavi edildiği ya da alerji yapan maddeden uzak durulduğu zaman alerji iz bırakmıyor. Ama güneş alerjisi için aynı şeyi söylemek mümkün değil. Güneşin morötesi ışınlarına alerjiniz varsa ve bunun bilincinde değilseniz, güneş ışınları deride küçük kahverengi ya da beyaz izler bırakıyor ve daha çok vücudun kışın örtülü kalan bölgelerinde etkisini gösteriyor. Örneğin, kollar, omuzlar ve bacaklar gibi.
SICAK ÇARPMASININ İKİ TİPİ Acil tedavi gerektiren, çok ciddi, yaşamı tehdit eden bir sendrom. Nedeni, vücuttaki ısı düzenleme sisteminin başarısız olması ve vücut ısısının 41 derecenin üzerine çıkması. Kalp, beyin, böbrek, karaciğer gibi hayati organların fonksiyonları bozulabiliyor. Ani olarak ortaya çıkan baş ağrısı, baş dönmesi, konuşma bozukluğu, baygınlık, hayal görme, havale ve komaya kadar gidebilen rahatsızlık hali, belirtileri. Sıcak çarpmasının da iki tipi var.
Klasik sıcak çarpması, yaşlı, damar sertliği, kalp
yetersizliği, şeker hastalığı olanlarda ve alkoliklerde daha sık görülüyor.
Sıcak çarpması hiç bir belirti olmaksızın, aniden ortaya çıkıyor. Şuur
kaybı, nadir işaretlerindendir. Baş ağrısı, baş dönmesi, baygınlık ve karın
ağrılarıyla karşılaşılabiliyor. Ateş yüksekliği ve bitkinlik, sıcak
çarpmasının tipik belirtileri. Sıcak çarpmasının ikinci tipi, efora bağlı olanı İşçi, çiftçi, asker, sporcu, kazan dairesi ve dökümhanelerde çalışan insanlarda daha fazla görülüyor. “Belirti ve bulguları, klasik tiptekine çok benzer. En önemli fark, bu hastaların terleyebilmeleridir. Bu nedenle vücut ısısı çok yüksek olmasına rağmen, deri aldatıcı olarak soğuktur. Tedavideki en önemli husus, sıcak çarpan kişilerin erken tanınması ve derhal soğutulmaya başlaması. Çok sık yapılan tehlikeli bir yanlış ise, şuuru kapalı insana su içirilmeye çalışılması ve soğutmaya başlatmaktaki gecikme. Bu kişinin hemen gölgeye alınması, giysilerinin tamamen çıkarılması gerekiyor. Vücudu ıslatmalı ve bir taraftan da yelpazelenerek, suyun buharlaşması sağlanmalı.
KRAMP Sıcak sendromunun en hafif şekli. Çok kullanıldıkları için kol ve bacak kaslarında daha sık görülüyor. Sıcakta, efordan sonra dinlenmeye geçildiği anda başlıyor. Soğuk bir duş almak da krampları ortaya çıkarabiliyor. Sıcak kramplarının nedeni, terlemeyle kaybedilen su ve tuzun, sadece su içilerek karşılanması.
BİTKİNLİK En sık rastlanan sıcak sendromu. Üç günden fazla sıcağa maruz kalan insanlarda daha fazla görülüyor. İki çeşidi var. İlki, su kaybının ön planda olduğu sıcak bitkinliği. Çok yaşlı, bebek, zeka geriliği olup, susuzluğunu ifade edemeyenlerde sık karşılaşılıyor. Fazla terleyip, az su içenler de risk altında. Aşırı susama hissi, yorgunluk, halsizlik, sinirlilik ve dikkat dağınıklığı, başlıca belirtileri. Bu kişilerde, vücut ısısı 39 dereceye kadar çıkabiliyor. Sıcak bitkinliği ikinci çeşidi, tuz kaybına bağlı olanı. Ana nedeni, terlemeyle kaybedilen su ve tuzun, sadece suyla karşılanmaya çalışılması. Belirtileri, aşırı halsizlik.
HAVUZ SUYUNUN TEMİZLİĞİNE DİKKAT İyi dezenfekte edilmemiş suyu belli bir ısının altında olan ya da aşırı klorlanmış havuzlarda yüzmekte kulak için sakıncalar doğurabilir. “Yüzdüğünüz havuzun temizliğinden emin olun, mutlaka kulak tıkacı kullanın ve en küçük bir şikayette bile hekime başvurun. Kulak zarı geçirgen olmadığı için kulağı dışarıdan gelen suya karşı korur. Ancak klor, kulağın asit dengesini değiştirir; koruyucu sarımsı sıvının yok olmasına neden olabilir. Bağışıklık sistemi bozulan kulak hassaslaşır, enfeksiyonlardan etkilenebilir hale gelir.
YAZ İÇİN 15 İPUCU 1. Hafif kokular kullanın. 2. Dudaklarınızı ruj yerine parlatıcı sürün ve gün boyu yenileyin. 3. Yüz makyajında çok açık ve flu renkler kullanın. 4. Günde 10 dakika, egzersiz yapmak, size yeni bir dünyanın kapılarını açacak. 5. Evde yoga yapın. 6. Kendinize her gün sürmek üzere en az 15 faktörlü bir koruyucu ve nemlendirici krem alın. 7. Yazın sigarayı azaltın. 8. Günde mutlaka en az 8 bardak su için. 9. Cildinizde bir gariplik hissediyorsanız, kullandığınız ürünleri azaltmak çok daha etkili olacaktır. 10. Ellerinize çok açık renk oje sürün. 11. Hayat hakkında olumlu olun. 12. Vücut masajı, rahatlamak ve zinde kalmak açısından iyi bir yoludur. 13. Uykuya dalarken kötü şeyler düşünmeyin. 14. Her gece yatarken, 5-10 dakikalık bir ılık su masajından sonra krem sürün. 15. Banyo yaparken kullandığınız vücut jeli, süreceğiniz parfüme yakın bir kokuya sahip olsun.
GÜNEŞE DİKKAT ! ÇOCUKLARI YAKMASIN Güneşin zararlı ışınlarından çocukların da korunmaları gerektiğini unutmayın. Bunun için birkaç önlem almanız yeterli : • Yüz, kol ve bacaklara koruyucu krem sürün. Altıncı ayını dolduran her bebek ve çocuk için koruma derecesi 15’ten fazla olan kremler yararlıdır. Altı aydan küçük bebeklere koruyucu krem uygulayın. • Çocuğunuz evden dışarı çıkmadan yarım saat önce, onun vücuduna ve yüzüne bol bol krem sürün. Kulakların üst kısımları, ayaklar ve eller de koruyucu krem uygulaması gereken bölgelerdir. Krem sürme işlemini iki saatte bir tekrarlamalısınız. • Çocukların şapkasız ve t-shirtsüz dışarı çıkmalarına izin vermeyin. İlk zamanlar çocuklar şapka zorunluluğuna tepki gösterebilirler. Ama siz kararlı tutumunuzla onlara şapkayı benimsetebilirsiniz. Hava çok sıcak diye çocukları t-hsirtsüz dışarı çıkarmak, kumsalda oynamalarına izin vermek yanlıştır.
|