| UÇAK
TEKNİSYENLİĞİ VE VERİMLİLİK ÜZERİNE DÜŞÜNCELER HİDAYET KAPKAÇ |
|
Uçak bakımı ve arıza giderilmesi işlemlerinde verimliliği
net olarak ölçebilmek gerçekten zordur. Çünkü ortada uçuş emniyeti ve yolcu
memnuniyeti vardır. Böyle önemli bir konuda masraftan kaçınmak,
değiştirilmesi gereken bir parçayı es geçmek mümkün değildir. O zaman
geriye; doğru teşhis ve düşük maliyetle iyi sonuç almaktan başka
seçeneğimiz kalmaz ve bunu başarabildiğimiz ölçüde verimli, başaramadığımız
ölçüde de verimsiz çalışıyoruz demektir. Konuya yaklaşabilmek için uçak üzerinde kullanılan komponentler ile ilgili bir kriterden bahsetmek istiyorum. Komponentlerin pek çok açıdan takibinin yanında MTBUR- (Mean Time Between Unscheduled Removal) tabir edilen uçak üzerinden plansız, yani bakım zamanı gelmeksizin arıza nedeniyle sökülmelerinin kayıtları tutulur. Bir komponentin uçak üzerinde normalden daha sık değiştirildiği belirlenirse o komponenti tamir eden atelyenin ve gerekirse yurtdışındaki imalatçının dikkati çekilir ve söz konusu komponentin güvenilirliğini yükseltmek için iyileştirme çalışmaları yapılır. İşte benzer uygulama uçağın kendisi için de söz konusudur. Aynı ya da benzer arızalar aynı uçakta sıklıkla meydana geliyorsa, uçaktaki o sistem mercek altına alınır ve daha detaylı çalışmalar planlanır.
Uçak arızalarının giderilmesinde teşhis ve tedavinin dolayısıyla da verimliliğin önemini vurgulayabilmek için birkaç örnek arıza senaryosu yazalım:
( Bir B737/800 uçağında APU ( Auxiliary Power Unit )
arızası olsun. İyi eğitimli ve arızayı incelemek için gerekli zamanı bulan
teknisyen kokpitte arıza kodunu okuyacak ve eğer APU nun yeniden start
edilmesini yasaklayan bir kod görmüş ise arızayı gidermeden APU yu
çalıştırmayı denemeyecek yada arıza kodu kritik değilse çok kısa bazı
kontrollardan sonra yeniden çalıştıracaktır. Burada teknisyenin hatalı bir
kararı 150.000 $ değerindeki Apu start/converter unit'in yanmasına sebep
olabilir veya teknisyen böyle bir risk taşımayan bir arızayla karşı karşıya
olduğunu görüp basit bir reset işlemiyle APU yu yeniden uçağın (dolayısıyla
yolcunun ve şirketin) hizmetine sokar.
( Bir A310 uçağında slat / flap arızası olsun. Aviyonik
kompartımanda İlgili Computer lerden ( SFCC – Slat Flap Control Computer )
arıza kodlarını alan teknisyen bu kodları iyi değerlendiremezse ve hangi
durumlarda arıza giderilmeden computer değiştirilemeyeceğini bilmiyorsa SFCC
(2 adet) leri arıza teşhisi amacıyla kendi aralarında swap edebilir ve
herbiri 45.000 $ olan computerleri yakabilir.. ( Motor üzerinde elektrik üretmekle görevli komponent olan IDG ( Integrated Drive Generator) yağ seviyesindeki uygunsuzluğu zamanında fark eden bir teknisyen 193.000 $ değerindeki bu komponentin hasarlanmasını önleyebilir farkedemezse hasarlanmasına sebep olabilir.
İşbirliğinin Önemi
Aslında uçak arızalarının giderilmesi işi pilot, teknisyen,
planlamacı vs. çeşitli iş gruplarının iyi bir işbirliği sonucu başarıya
ulaşır. Burada kilit eleman uçak teknisyeni olsa da, ona gerekli ön bilgi,
zaman ve ortam sağlanamazsa elde edilen sonuç arzu edilenden uzak olacaktır.
Günümüz sivil havacılığında çok kullanılan B737 NG
uçaklarını esas alarak bu konudaki işbirliğini inceleyelim:
Pilot havada karşılaştığı bir arıza ile ilgili olarak uçuş
şartları elveriyorsa telsizle teknik departmanı (MCC-Bakım Kontrol Merkezi
) arar ve arızayı bildirir. Teknik sorumluların arızanın hemen giderilmesi
veya net olarak anlaşılabilmesi amacıyla soracakları sorulara cevap verir
veya önerileri varsa ve de uçuş şartları uygunsa önerileri uygular. Arıza
düzelmezse kokpitte bulunan Fault Reporting Manual'den söz konusu arızaya
ilişkin arıza kodunu ve arızanın şeklini uçak defterine kaydeder. (Bu
noktada arıza kodunun ve ayrıntısının birlikte yazılması teknisyenin işini
önemli ölçüde kolaylaştıracaktır.) Pilot deftere yazdıkları ile yetinmeyip
ilave bilgi verme ihtiyacı duyarsa, yetkili bir teknisyeni uçak başına davet
eder ve karşılıklı görüşerek arızanın daha iyi anlaşılmasına yardımcı olur.
Teknisyen defterde yazılı arıza kodunun karşılığı olan
düzeltici işlemin ne olduğunu Fault Isolation Manual denilen dökümandan
(Bilgisayar ortamında veya hardcopy kullanarak) bulur. Bu dökümanı ve AMM,
IPC vs. diğer dökümanları doğru ve hızlı biçimde kullanarak arızayı gidermek
için ne yapılacağına karar verir. (Boeing firmasının yıllar içerisinde
yaptığı standartlaştırma çalışmalarının sonucu olarak pek çok arızada nasıl
bir çalışma yapılacağı belirlenmiş olmasına rağmen, arızanın dökümanlarda
yazılı olana bire bir uymadığı durumlarla da sıkça karşılaşılır.) Teknisyen eğer önceden haberdar edilmiş ve zaman bulabilmiş ise, arızanın daha önce gelip gelmediğini ve gelmişse ne gibi işlemler yapıldığını kayıtlardan kontrol etmiştir. Edemediyse etmelidir. Ayrıca uçağın sefer saatine kadar olan süreyi de dikkate almak ve o zaman içerisinde en iyi sonucu üretmek durumundadır. İşte burası ekip çalışmasına en çok ihtiyaç duyulan zamandır. Arıza için görevlendirilen teknisyene şartlara göre başka arkadaşları veya yöneticileri bilgi ve lojistik destek sağlarlar. Arızanın planlı sefer saatine kadar giderilmesi mümkün görünmüyorsa uçak tahsis departmanından daha geç bir sefere planlama talep edilir. Bunun mümkün olup olmamasına göre bir strateji belirlenir ve uygulanır. Bazı durumlarda sivil havacılık kurallarının verdiği izinler ve uygulamalar doğrultusunda arıza uçuş emniyetini riske atmıyorsa - aksine zaten kurallar izin vermez - ertelenir ve daha sonra yapılmak üzere planlanır.
Sonuç olarak şunu söyleyebilirim: Uçak bakımı ve arızalarının giderilmesi konusundaki 21 yıllık tecrübem ile edindiğim düşüncelerimi sizlerle paylaşmaya çalıştım. Bu konuda iyi niyetle yapılacak her çalışmanın mesleğimizi bir adım daha ileriye götüreceğine yürekten inanıyorum. |