| BÜYÜYEN
TEHLİKE: ÇIĞ Almanca çeviri : Himmet DURNA Düzenleme : Kemal KANAT |
|
Geçen yıl kayak kursuna katılan 11 öğrenci, öğretmenleri ile birlikte Alp’lerde kayıyorlardı. Çok yakınlarında iki snowboard’çu daha vardı. Kurs lideri Johann Gross ayakta dururken birden ilk sallantı ile yere düştü. Aniden altlarındaki kar yığını kaymaya başladı. Kar tabakası blok olarak aşağıya iniyordu.Hayatta kalan iki kişiden biri olan Zdenec Hlacic olayı şöyle anlatıyor; “Kocaman kar kütlesi ayrılmış hareket ediyordu, beyaz kütle, grubu ve iki snowboardçuyu 6 metre kalınlığındaki kar kütlesinin altına gömdü.” Bu facia geçen yılın 28 Martında meydana gelmişti ve snowboardçular dahil 12 kişinin hayatına mal olmuştu. Her yıl Alplerin zirvesi çığ kaymasından dolayı 100 kişinin ölümüne neden olmaktadır. Ölüm ve kazaları azaltmak için İsviçre’nin Davos şehrinde faaliyet gösteren ve İsviçre federasyonuna bağlı kar ve çığ hareketleri ile ilgilenen bir Enstitü ve Çığ Araştırma Merkezi bulunmaktadır (SLF-Schnee und Lawinen Forschung). Enstitüdeki bilim adamları yeni elektronik cihazlar ve bilgisayar destekli programlar geliştirerek çığ hareketlerinden meydana gelebilecek tehlikeleri önceden belirleyerek engellemektedirler. Havadaki kar kristalleri çok ince yapıda olduklarından dolayı sahip oldukları altıgen şekillerini toprağa düştükleri anda kaybederler. Hava ve toprak arasında büyük bir sıcaklık farkı oluştuğunda veya ani sıcaklık düşmesi meydana geldiğinde kristalize yapısını kaybeden kar taneleri noktasal şekilde birleşerek büyürler. “Birbirleri üzerinde katmanlar halinde kar tabakaları oluşturan kar kristalleri bilyeli yataklar gibi kayabilecek kadar tehlikeli bir boyuta ulaşırlar.” diye tanımlıyor SLF araştırmacısı Michael Leming. Tabakalar halindeki hafif kar kütleleri kırılarak, katmanlar birbiri üzerinde kayar şekilde bir snowboard gibi hareket ederler. Çığ araştırma uzmanlarına göre kar örtüsü farklı tabakalardan oluşmuştur ve birbirleri üzerindeki stabilize katsayıları çok düşüktür. Yani tabakalar çok kaygandırlar. Bilgisayar destekli programlar sayesinde eğimlerden ve eğimli arazilerden alınan çeşitli noktalara yerleştirilmiş 80 sensör sayesinde kar tabakasında her saniyede meydana gelen tektonik hareketler incelenmektedir. Ayrıca kar tabakalarının hareketleri simülasyon ortamına aksettirilerek üzerinde dikkat edilmesi gereken tehlikeli yüzeyler üzerine dikkat çekilmektedir. Havanın ısısı topraktan fazla olduğu anda özellikle akşam üzerleri tehlikeli kar katmanları yelpaze şeklinde dalgalı bir halde uyanışa geçerler. Yeni kar kütleleri sanki ağır bir halı gibi kayma noktası üzerinde beklemektedir. Böyle tehlikeli kar yatakları üzerinde kaymakta olan kayakçılar tehlikenin farkında olmadan bir anda o muazzam kütleleri uyandırabilirler. Örtü kırılmaya başladığı andan itibaren bir trenin vagonları gibi birbirini etkileyerek hızla aşağı kaymaya başlar. En son geliştirilen ölçü aletleri çığ ikazı oluşturmakta ve erken uyarıda faydalı olmuştur. “Snowmicropen” adı verilen sivri ve keskin uçlu aletler kar yüzeyine dikey olarak saplanarak bulundukları alanlardaki çığ hareketlerini ve salınımlarını grafikler halinde veri işleme merkezine iletirler. Bunlar sıklıkla tehlikeli bölgeler, zayıf noktalar ve kırık kar tabakalarıdır. Çok hızlı yayılarak bir anda insanı içine alırlar. 1.Dünya Savaşı sırasında Avusturyalı ve İtalyan askerlerin top atışları ve mayınların patlaması sonucu 40.000 ile 60.000 arası asker çığ altında kalmıştır. Yıllar önce çığ altında kalan raportör Matthias Zdarsky bu kötü anıyı şöyle anlatıyor; “Kar altında vücuda uygulanan baskı ve sıkıştırma çok fazlaydı. Ağzım ve gözlerim karla kaplanmıştı. Kaburga kemiklerim piyanodan çıkan sesler gibi teker teker çatırdayarak kırılıyordu. Boynumun da çatırdadığı an her şeyin bittiğini düşündüm.” diyor. Zdarsky 80 kemiği kırılmış olarak hayatta kalmayı başarabilmişti. Radar antenleri, kameralar ve yüzlerce sensörlerle kar kütlelerinin hareketleri devamlı monitörlerle izlenmektedir. Günlük raporlar AVAL-ID denilen bir bilgisayar programı sayesinde alınır ve kar kütlelerinin akıcılığı ve çığ durumu simüle edilir. Son olarak geliştirilen bir yenilikte “Law in Airbags” denilen çığ durumlarında kullanıcıyı çığ tabakalarının üzerinde tutmaya yarayan bir tür can yeleğidir. Her birinin içinde 75lt hava bulunan iki sırt balonundan oluşan bu yelek toplam 2 kg ağırlığındadır. Dağcıların kullandıkları avcı sırt çantası şeklindeki bu sırt balonları 1sn içinde şişerek bot halini almaktadır ve çığ dalgaları üzerinde kayarak hayat kurtarmaktadır. |