EKO-EĞİTİM
Dr.Oya TORUM / Eğitim Danışmanı


Eğitimli olmak ya da olmamak, işte bütün mesele bu!!!

Hangi problemle karşılaşsak, nerede bir aksaklık görsek, “eğitim eksiği” diye teşhisi koyuyoruz. Hayatı insanca sürdürebilme, yaşam kalitesini artırma, dünyaya, olaylara yön verme, her şeyin temelinde kuşkusuz eğitim yer alıyor.

Modern dünyada herkes, 11-15 yıllık bir eğitim deneyimi yaşamakta, yüzlerce dersle, bir o kadar öğretmen/eğitmenle, yüzlerce saat sürmüş bir eğitim sisteminin ürünüdür.

Eğiticiler kendilerine öğretilenleri, kendilerine öğretildiği şekilde öğretmektedirler.

Eğitimin; bilgi çağının gelişmelerine uyum sağlayabilmesi, dinamik ve ekonomik olması beklentilerin başında gelen faktörlerdir. Bu nedenle, çağın gereklerine göre eğitimin tanımı ve kurgulanması da değişmek durumundadır.

Yakın zamana kadar eğitimi “hedef kişilerde, belirlenmiş amaçlar doğrultusunda istenen düşünce, tutum ve davranışlarında değişiklik yapma sürecidir” şeklinde tanımlıyorduk.  Oysa artık, bulunduğumuz dönemde; “bireyin; etkileşerek ve iletişerek, kendini her bakımdan geliştirme sürecidir” kapsamıyla ele almak daha isabetli olmaktır. Kazanılan bilgi, beceri ve performans, bireysel, organizasyonel ve sosyal alanlardaki gelişmelerin belirleyici faktörüdür. Zamanı daha anlamlı ve verimli yaşayarak, yaratıcılığa yönelme, sınırları aşma, daha esnek bakabilme bu sayede sağlanabilir.  Info-teknolojisi, anılan gelişim için olağan üstü bir fırsattır. Ve info-tek olanaklarıyla bilginin hızla yayılması mümkün olmaktadır.

Bu bağlamda: Eğitim, eğitmen/öğretmen, içerik hazırlanması, uygulamaların gerçekleştirilmesi, eğitim kayıtlarının tutulması, eğitimlerin etkinliğinin ölçülmesi gibi sistemi oluşturan temel ögelerin yeniden düzenlenmesi gerekmektedir.

Info-teknolojisi, aynı zamanda eğitimin “ekonomi” ve “ekoloji” olmak üzere “2” ana boyutunu gündeme getirmektedir. Bu boyutları “Eko-Eğitim” olarak yeni eğitim kurgusunda “eko” metaforu ile  dikkate almayı öneriyoruz.

Ekonomi ve ekoloji sözcüklerinin kökleri (etimolojisi)  ortaktır. “Eko” Yunanca bir sözcük olup, “ev” anlamına gelen “oikia-oikos” kökünden gelmektedir. “Nomos” kurallar, “logos” ise konu-bahis karşılığında kullanılmaktadır.

Ekoloji = oikia(ev) + logos  (konu)      Ekonomi = oikia(ev)  + nomos(kurallar)

“Eko” Metaforu Ev / Ekonomi / Ekoloji

Ev, eğitimin yer boyutunu ifade eden metafordur.

Her türlü bilgiye herkes bulunduğu yerden ve özellikle “evlerinden  (oikos)” kolaylıkla erişebilmektedir. Birey programını yapmakta, dilediği ortamda, dilediği giysiyle, çayıyla, kahvesiyle rahat bir biçimde kendisini geliştirebilmektedir. Sınıf ortamında sormaya çekindiği soruları sorabilmekte, ek kaynaklara anında erişebilmektedir. Tekrarlamak, not tutmak sorun bile değildir. Bir şeyler kaçırmak da söz konusu olamaz. Üstelik ders sırasında konuşmak serbettir. “Konuşma” diye azarlayacak biri de yoktur!!!

Kendi kendine öğrenmenin, düşünceyi ifade etmenin, başkalarının ne düşündüğünü bilmenin en güçlü yolu haline gelmektedir. Bu nedenle, e-öğrenme giderek yaygınlaşmaktadır.              

Ekonomi, aşırı harcamalardan kaçınma, tutum, giderleri kısma, iktisat olarak sözlükte yer almaktadır. Ekoloji ise canlı varlıkların birbirleriyle ve bulundukları ortamla ilişkilerini inceleyen bir bilimdir. Dilimize çevre bilimi olarak yerleşmiştir.

Yaşamın özü olan enerji ve enerjinin ürünü olan ekoloji içinde bulunduğumuz çağın en önemli gündem maddesidir. Yaşam konforu arttıkça, insanlar kaynak kullanımını da dikkate almak durumundadır. Kaynakları iyi kullanmak; doğanın dengesini ve çevreyi korumanın yanı sıra dış bağımlılıkları da azaltacaktır. Kaynaklar açısından değerlendirildiğinde ekonomi ve ekoloji birbirinden ayrılamaz .

E-öğrenme ekonomiktir:
Çünkü, yer ve zaman bağımlılığı yoktur. Direkt eğitim maliyetleri ciddi bir şekilde düşmektedir. Yerleşik eğitim masraflarını ortadan kaldırır. İş gücü kaybı en aza inmektedir. Zaman ve mekan esnekliği ile hızla yayılmaktadır. Fırsat eşitliği sağlar. Uygulamaya geçişi hızlandırır. Performansları izlemek, çalışmaların sonuçlarını görmek, kayıtlarını tutmak son derece kolay ve hızlıdır. Tekrara imkan verir. İhtiyaca göre hazırlanabilir. Bilginin dinamizmi doğrultusunda güncellenmesi de hızla mümkündür. Derslerle ilgili olarak saklanmak istenen dokümanlar bir yüzü kullanılmış kâğıtlara basılabilir.

Eğitimde ‘e’ ortamın kullanılması kurumlar açısından da çok caziptir. Çünkü, kurumların hizmet içi veya personeli geliştirme eğitimleri için, seyahat ve otel masraflarını ortadan kaldırmakta, eğitim görecek kişilerin çalışma yerinden uzaklaşmamaları ile iş gücü kaybı da önlenmektedir.

E-öğrenme ekolojiktir:
Çünkü, kâğıt tüketimini minimize etmektedir. Örneğin, ortalama bir ders kitabının 100 sayfa olduğu, bir eğitim programında 40 ders bulunduğunu ve bu dersleri 10.000 kişinin alacağını, her bir derste 2 sınav yapılacağı, kişi başına ortalama 150 sayfa, kitap, not ve fotokopi çekileceği varsayılabilir. (15 sayfa 80 gramdır.) 60 milyon sayfayı aşan bir tüketim söz konusudur. 2.2 milyon ton kâğıt hamuru üretebilmek için 35.milyondan fazla ağaç kesilmekte, üretim için ise enerji ve iş gücü harcanmaktadır. (34) Bireylerin kitap ve notları paylaştığını da dikkate alarak, % 50’sinin gerçekleşeceği hesabıyla, minimum 30 milyon sayfa kâğıdın israfı önlenmiş olmaktadır.  Bu da 175  ton civarında kâğıt anlamına gelmektedir. 175 ton kâğıt elde etmek için ise 2.400 ağaç kesmek gerekmektedir. Varsayımlar ve harcanan ağaç miktarı, fikir vermek üzere, aşağıdaki tabloda verilmiştir.

Bir ağacın yetişmesi 20-30 yıl almaktadır. Ağaçlar doğanın örtüsüdür. Ekonomik  değeri vardır. Saçaklı kökleriyle toprağı korur ve erozyonu önler. Toprağın geçirgenliğini artırarak yağış sularının yer altına inmesini sağlar. Çeşitli hayvanların doğal barınağıdır. Yaprakları toprağı besler. Doğadaki oksijen miktarını dengeler.

Bundan böyle eko-eğitim sistemi olarak kullanmak istediğimiz, iyi tasarlanmış bir e-öğrenme modelinde öğrencilerin önemli kazanımları olacaktır.

Eko-Eğitim programında öğrenici:

-         Bir grubun üyesidir, yeni bir kimlik geliştirir.

-         Katılımcı ve katkıcı bir oluşuma yönelir.

-         Etkileşim artar.

-         Sorunları tanıma, çözüm üretme ve zamanı kullanma becerisi gelişir.

-         Plan ve program yapma alışkanlığı kazanır.

-         Tüketim alışkanlıkları değişir.

-         Sosyal entelektüellik boyutu kazanır.

-         Şirketler arası iletişimde bulunabilir.

-         Kâğıt ve enerji tüketimi azalır.

-         Doğaya ilgi artar. Her türlü kaynağı daha tasarruflu kullanır.

Yapısal ve eylemsel bazda yeniden ele alınacak eğitim sistemi, önümüzdeki 10-20 yılda turizm, sanayi, ulaşım, inşaat, sağlık, savunma, hizmet ve diğer ticari sektörlerdeki yatırımlarda enerji ve ekoloji etkeninin en üst düzeyde ele alınmasına yardımcı olacaktır.

Eğitim sistemimizin doğru analizler yapabilen ve sentez üretebilen bir yapıya kavuşturmamız gerekmektedir.

Bu kapsam çerçevesinde Amerikan üniversiteleri çok hızlı davranarak, web olanaklarını sonuna kadar kullanmaya başladılar. Massacusett Institute of Technology (MIT) bütün ders notlarını ve kitaplarını 2003 öğrenim yılında internetten faydalanılabilir hale getirdi. Ohio, Phoneix gibi üniversitelerde e-öğrenme başladı. Bizim üniversitelerimizin de ortak noktada buluşmaları gerekiyor.

Öte yandan, gerek Avrupa Birliğinde gerekse yine Amerika’da ilk öğrenim çağındaki çocukların da e-öğrenmeden daha çok yararlanarak “çevre” bilincinin geliştirildiğini ve teşvik edildiğini ve eko-okulların desteklendiğini görmekteyiz.

Sonuç: 
e- eğitim programlarının bundan böyle “eko-eğitim” olgusu içinde değerlendirilmesi ve e-öğrenme sisteminin yeni kurgusunun, uygulamalı çözümleriyle birlikte üniversitelerce ele alınarak yaygınlaştırılmasını önermekteyiz.

Dünyamızdaki bilgiler ‘e’ ağlar içinde üremektedir. Bu ağlar ayağımıza, başımıza dolaşmadan bir ucundan tutmamız hepimizin ortak görevidir. Moda deyimle ‘çağı yakalamanın’ en temel adımı çağdaş eğitim kurgusuyla ilerlemek olacaktır.

Eğitimli olmak ya da olmamak, işte bütün mesele bu!!!

Varsayımlar:  

2.2 milyon ton kağıt elde etmek için   35 milyon ağaç katlediliyor.

1 ton kâğıt için 16 ağaca ihtiyaç var.   

1 m2   kağıt  =    80 gr      ve     1 m2 de 15  tane A4

15 sayfa        =    80 gr,     1.000 sayfa  = 5.0 kg,    3.000 sayfa =  15.0 kg

 

Örnek:  
2 yıllık bir eğitim programında, 1 öğrenci için harcanan kâğıt miktarı:

 

1 ders kitabı  için min.100 sayfa x ders sınav, ödev ve ders notu  50 sayfa

30-50 ders için  :  ort. 40 ders x 150 sayfa =  6.000  sayfa , % 50’ının kullanıldığını düşünürsek: kişi başına yaklaşık 3.000 sayfa kâğıt tüketilecektir.

Öğrenci Sayısına Karşılık Kâğıt Tüketimi Tablosu

Kişi sayısı

Sayfa sayısı

Ağırlık

Ağaç sayısı

1.000

3.000.0000

15 ton

240

2.000

6.000.0000

30 ton

480

3.000

9.000.0000

45 ton

720

4.000

12.000.0000

60 ton

960

5.000

15.000.0000

75 ton

1.200

6.000

18.000.0000

90 ton

1.440

7.000

21.000.0000

105 ton

1.680

8.000

24.000.0000

120 ton

1.920

9.000

27.000.0000

150 ton

2.160

10.000

30.000.0000

175 ton

2.400

1 Barutçugil İ., Eğiticinin Eğitimi, Kariyer Yayıncılık İletişim, Eğitim Hiz.Ltd.Şti., İstanbul  2002

2 Kavrakoğlu İ., Kurum İçi Eğitim Dersleri 2003

3 Öngel Ü.,

4 www.ecopaperaction.org/factssheets.html