|
Eğitimli olmak ya da
olmamak, işte bütün mesele bu!!!
Hangi
problemle karşılaşsak, nerede bir aksaklık görsek, “eğitim eksiği”
diye teşhisi koyuyoruz. Hayatı insanca sürdürebilme, yaşam kalitesini
artırma, dünyaya, olaylara yön verme, her şeyin temelinde kuşkusuz eğitim
yer alıyor.
Modern
dünyada herkes, 11-15 yıllık bir eğitim deneyimi yaşamakta, yüzlerce
dersle, bir o kadar öğretmen/eğitmenle, yüzlerce saat sürmüş bir eğitim
sisteminin ürünüdür.
Eğiticiler
kendilerine öğretilenleri, kendilerine öğretildiği şekilde öğretmektedirler.
Eğitimin; bilgi çağının gelişmelerine uyum sağlayabilmesi, dinamik
ve ekonomik olması beklentilerin başında gelen faktörlerdir. Bu
nedenle, çağın gereklerine göre eğitimin tanımı ve kurgulanması da
değişmek durumundadır.
Yakın zamana kadar eğitimi “hedef kişilerde, belirlenmiş amaçlar doğrultusunda
istenen düşünce, tutum ve davranışlarında değişiklik yapma sürecidir”
şeklinde tanımlıyorduk. Oysa artık, bulunduğumuz dönemde; “bireyin; etkileşerek
ve iletişerek, kendini her bakımdan geliştirme sürecidir” kapsamıyla
ele almak daha isabetli olmaktır. Kazanılan bilgi, beceri ve performans,
bireysel, organizasyonel ve sosyal alanlardaki gelişmelerin belirleyici
faktörüdür. Zamanı daha anlamlı ve verimli yaşayarak, yaratıcılığa
yönelme, sınırları aşma, daha esnek bakabilme bu sayede sağlanabilir.
Info-teknolojisi, anılan gelişim için olağan üstü bir fırsattır.
Ve info-tek olanaklarıyla bilginin hızla yayılması mümkün olmaktadır.
Bu bağlamda: Eğitim, eğitmen/öğretmen, içerik hazırlanması,
uygulamaların gerçekleştirilmesi, eğitim kayıtlarının tutulması, eğitimlerin
etkinliğinin ölçülmesi gibi sistemi oluşturan temel ögelerin yeniden
düzenlenmesi gerekmektedir.
Info-teknolojisi,
aynı zamanda eğitimin “ekonomi” ve “ekoloji” olmak üzere
“2” ana boyutunu gündeme getirmektedir. Bu boyutları “Eko-Eğitim”
olarak yeni eğitim kurgusunda “eko” metaforu ile
dikkate almayı öneriyoruz.
Ekonomi ve ekoloji sözcüklerinin kökleri (etimolojisi)
ortaktır. “Eko” Yunanca bir sözcük olup, “ev” anlamına
gelen “oikia-oikos” kökünden gelmektedir. “Nomos” kurallar,
“logos” ise konu-bahis karşılığında kullanılmaktadır.
Ekoloji
= oikia(ev) + logos (konu)
Ekonomi
= oikia(ev) + nomos(kurallar)
“Eko”
Metaforu Ev
/ Ekonomi / Ekoloji
Ev,
eğitimin yer boyutunu ifade eden metafordur.
Her türlü bilgiye herkes bulunduğu yerden ve özellikle “evlerinden
(oikos)” kolaylıkla erişebilmektedir. Birey programını
yapmakta, dilediği ortamda, dilediği giysiyle, çayıyla, kahvesiyle
rahat bir biçimde kendisini geliştirebilmektedir. Sınıf ortamında
sormaya çekindiği soruları sorabilmekte, ek kaynaklara anında erişebilmektedir.
Tekrarlamak, not tutmak sorun bile değildir. Bir şeyler kaçırmak da söz
konusu olamaz. Üstelik ders sırasında konuşmak serbettir. “Konuşma”
diye azarlayacak biri de yoktur!!!
Kendi kendine öğrenmenin, düşünceyi ifade etmenin, başkalarının ne
düşündüğünü bilmenin en güçlü yolu haline gelmektedir. Bu
nedenle, e-öğrenme giderek yaygınlaşmaktadır.
Ekonomi,
aşırı harcamalardan kaçınma, tutum, giderleri kısma, iktisat olarak
sözlükte yer almaktadır. Ekoloji
ise canlı varlıkların birbirleriyle ve bulundukları ortamla ilişkilerini
inceleyen bir bilimdir. Dilimize çevre bilimi olarak yerleşmiştir.
Yaşamın
özü olan enerji ve enerjinin ürünü olan ekoloji içinde bulunduğumuz
çağın en önemli gündem maddesidir. Yaşam konforu arttıkça,
insanlar kaynak kullanımını da dikkate almak durumundadır. Kaynakları
iyi kullanmak; doğanın dengesini ve çevreyi korumanın yanı sıra dış
bağımlılıkları da azaltacaktır. Kaynaklar açısından değerlendirildiğinde
ekonomi ve ekoloji birbirinden ayrılamaz .
E-öğrenme
ekonomiktir:
Çünkü,
yer ve zaman bağımlılığı yoktur. Direkt eğitim maliyetleri ciddi
bir şekilde düşmektedir. Yerleşik eğitim masraflarını ortadan kaldırır.
İş gücü kaybı en aza inmektedir. Zaman ve mekan esnekliği ile hızla
yayılmaktadır. Fırsat eşitliği sağlar. Uygulamaya geçişi hızlandırır.
Performansları izlemek, çalışmaların sonuçlarını görmek, kayıtlarını
tutmak son derece kolay ve hızlıdır. Tekrara imkan verir. İhtiyaca göre
hazırlanabilir. Bilginin dinamizmi doğrultusunda güncellenmesi de hızla
mümkündür. Derslerle ilgili olarak saklanmak istenen dokümanlar bir yüzü
kullanılmış kâğıtlara basılabilir.
Eğitimde
‘e’ ortamın kullanılması kurumlar açısından da çok caziptir.
Çünkü, kurumların hizmet içi veya personeli geliştirme eğitimleri için,
seyahat ve otel masraflarını ortadan kaldırmakta, eğitim görecek kişilerin
çalışma yerinden uzaklaşmamaları ile iş gücü kaybı da önlenmektedir.
E-öğrenme ekolojiktir:
Çünkü,
kâğıt tüketimini minimize etmektedir. Örneğin, ortalama bir ders
kitabının 100 sayfa olduğu, bir eğitim programında 40 ders bulunduğunu
ve bu dersleri 10.000 kişinin alacağını, her bir derste 2 sınav yapılacağı,
kişi başına ortalama 150 sayfa, kitap, not ve fotokopi çekileceği
varsayılabilir. (15 sayfa 80 gramdır.) 60 milyon sayfayı aşan bir tüketim
söz konusudur. 2.2 milyon ton kâğıt hamuru üretebilmek için
35.milyondan fazla ağaç kesilmekte, üretim için ise enerji ve iş gücü
harcanmaktadır. (34)
Bireylerin kitap ve notları paylaştığını da dikkate alarak, %
50’sinin gerçekleşeceği hesabıyla, minimum 30 milyon sayfa kâğıdın
israfı önlenmiş olmaktadır. Bu da 175 ton
civarında kâğıt anlamına gelmektedir. 175 ton kâğıt elde etmek için
ise 2.400 ağaç kesmek gerekmektedir. Varsayımlar ve harcanan ağaç
miktarı, fikir vermek üzere, aşağıdaki tabloda verilmiştir.
Bir ağacın yetişmesi 20-30 yıl almaktadır. Ağaçlar doğanın örtüsüdür.
Ekonomik değeri vardır. Saçaklı kökleriyle toprağı korur ve
erozyonu önler. Toprağın geçirgenliğini artırarak yağış sularının
yer altına inmesini sağlar. Çeşitli hayvanların doğal barınağıdır.
Yaprakları toprağı besler. Doğadaki oksijen miktarını dengeler.
Bundan böyle eko-eğitim sistemi olarak kullanmak istediğimiz, iyi
tasarlanmış bir e-öğrenme modelinde öğrencilerin önemli kazanımları
olacaktır.
Eko-Eğitim
programında öğrenici:
-
Bir grubun üyesidir, yeni bir kimlik geliştirir.
-
Katılımcı ve katkıcı bir oluşuma yönelir.
-
Etkileşim artar.
-
Sorunları tanıma, çözüm üretme ve zamanı kullanma becerisi
gelişir.
-
Plan ve program yapma alışkanlığı kazanır.
-
Tüketim alışkanlıkları değişir.
-
Sosyal entelektüellik boyutu kazanır.
-
Şirketler arası iletişimde bulunabilir.
-
Kâğıt ve enerji tüketimi azalır.
-
Doğaya ilgi artar. Her türlü kaynağı daha tasarruflu kullanır.
Yapısal
ve eylemsel bazda yeniden ele alınacak eğitim sistemi, önümüzdeki
10-20 yılda turizm, sanayi, ulaşım, inşaat, sağlık, savunma, hizmet
ve diğer ticari sektörlerdeki yatırımlarda enerji ve ekoloji etkeninin
en üst düzeyde ele alınmasına yardımcı olacaktır.
Eğitim
sistemimizin doğru analizler yapabilen ve sentez üretebilen bir yapıya
kavuşturmamız gerekmektedir.
Bu kapsam çerçevesinde Amerikan üniversiteleri çok hızlı
davranarak, web olanaklarını sonuna kadar kullanmaya başladılar.
Massacusett Institute of Technology (MIT) bütün ders notlarını ve
kitaplarını 2003 öğrenim yılında internetten faydalanılabilir hale
getirdi. Ohio, Phoneix gibi üniversitelerde e-öğrenme başladı. Bizim
üniversitelerimizin de ortak noktada buluşmaları gerekiyor.
Öte yandan, gerek Avrupa Birliğinde gerekse yine Amerika’da ilk
öğrenim çağındaki çocukların da e-öğrenmeden daha çok
yararlanarak “çevre” bilincinin geliştirildiğini ve teşvik edildiğini
ve eko-okulların desteklendiğini görmekteyiz.
Sonuç:
e- eğitim programlarının bundan böyle “eko-eğitim” olgusu
içinde değerlendirilmesi ve e-öğrenme sisteminin yeni kurgusunun,
uygulamalı çözümleriyle birlikte üniversitelerce ele alınarak yaygınlaştırılmasını
önermekteyiz.
Dünyamızdaki bilgiler ‘e’ ağlar içinde üremektedir. Bu ağlar
ayağımıza, başımıza dolaşmadan bir ucundan tutmamız hepimizin
ortak görevidir. Moda deyimle ‘çağı yakalamanın’ en temel adımı
çağdaş eğitim kurgusuyla ilerlemek olacaktır.
Eğitimli
olmak ya da olmamak, işte bütün mesele bu!!!
Varsayımlar:
2.2
milyon ton kağıt elde etmek için
35 milyon ağaç katlediliyor.
1
ton kâğıt için 16 ağaca ihtiyaç var.
1
m2 kağıt = 80
gr ve
1 m2 de 15 tane A4
15
sayfa
= 80 gr,
1.000 sayfa = 5.0 kg, 3.000
sayfa = 15.0 kg
Örnek:
2 yıllık bir eğitim programında, 1 öğrenci için
harcanan kâğıt miktarı:
1
ders kitabı için
min.100 sayfa x ders sınav,
ödev ve ders notu 50 sayfa
30-50
ders için : ort. 40 ders x 150 sayfa =
6.000 sayfa , % 50’ının
kullanıldığını düşünürsek: kişi başına yaklaşık 3.000 sayfa
kâğıt tüketilecektir.
|
Öğrenci
Sayısına Karşılık Kâğıt Tüketimi Tablosu
|
|
Kişi
sayısı
|
Sayfa
sayısı
|
Ağırlık
|
Ağaç
sayısı
|
|
1.000
|
3.000.0000
|
15
ton
|
240
|
|
2.000
|
6.000.0000
|
30
ton
|
480
|
|
3.000
|
9.000.0000
|
45
ton
|
720
|
|
4.000
|
12.000.0000
|
60
ton
|
960
|
|
5.000
|
15.000.0000
|
75
ton
|
1.200
|
|
6.000
|
18.000.0000
|
90
ton
|
1.440
|
|
7.000
|
21.000.0000
|
105
ton
|
1.680
|
|
8.000
|
24.000.0000
|
120
ton
|
1.920
|
|
9.000
|
27.000.0000
|
150
ton
|
2.160
|
|
10.000
|
30.000.0000
|
175
ton
|
2.400
|
|