| Hidrolik Akümülatörler |
|
Hidrolik
akümülatörler; frenler, iniş takımı, acil uygulamalarda ve APU’nun
çalıştırılmasında yedek güç sağlarlar. Ortalama pnömatik şarj
basıncı 1000 ile 2000 psi arasındadır. Akümülatörlerin
hidrolik sistemlerde kullanılması ile birlikte, uçak üzerindeki
uygulamalarda da kullanılmaya başlanmıştır. Kapasitelerine ve
uygulandıkları sistemlere bağlı olarak, basınçlı sıvıyı
depolamak için gaz veya mekanik güç kullanılır. Pnömatik olarak basınçlandırılan
akümülatörler hidrolik sistemlerde kullanılırken, mekanik akümülatörler
APU’nu çalıştırılması için gerekli olan yakıtın temini, yağlama
sistemlerinde yağ temini gibi değişik uygulamalarda kullanılır. Akümülatörlerin
yapısı yıllardır değişiklik ve evrim geçirmesine rağmen,
silindirik biçime sahip akümülatörler en çok kullanılanıdır. Çalışma
Biçimi Basıncı
besleyen check valf ve basınçlı sıvı tarafındaki selektör valf
gerektiğinde hidrolik akümülatörü devreye sokar. Görüldüğü üzere
iki akışkan özelliği karşımıza çıkar. Bir tarafta sıkıştırılamayan
hidrolik sıvı, diğer tarafta da yüksek sıkıştırılma özelliğine
sahip nitrojen ve hava. Akümülatörün
Yapısı Diğer
bir akümülatör çeşidi de kendinden hareketli olanıdır. Bu akümülatörler
rod ile birbirine bağlanmış iki piston kafası ile 3 halkadan oluşur.
Bu tip akümülatörler depo hacmi küçük veya çalışma hızının önemli
olduğu hidrolik sistemlerde kullanılır. Savaş uçakları ve
helikopterler küçük hidrolik hacme sahip olduğundan, bu tip akümülatörler
tercih edilir. En
son teknoloji akümülatörler ise helyum şarjlı körüklü akümülatörlerdir.
İleri teknoloji savaş uçaklarında kullanılırlar. Genellikle
kapasiteleri 500 inch3 ile 50 inch3 arasında değişir. Akümülatör
Servis İşlemleri ve Troubleshooting Genellikle
modern uçaklarda pnömatik kısımda gaz olarak nitrojen gazı kullanılmaktadır.
Bu nedenle akümülatörler silindir içerisinden, göstergelerden veya
servis valflerinden pnömatik kaçak yapabilirler. Böyle bir durumla karşılaşıldığı
zaman, piston gazın olduğu tarafa hareket ettirilerek gazın boşaltılması
sağlanır. Kaçak tespit edilip onarıldıktan sonra tekrar servis yapılır.diğer
bir kaçak ise servisten sonra oluşan, pnömatik basıncın hızlı düşmesidir.
Bu tip kaçakları tespit etmek için servis valfinden akümülatöre
2000-3000 psi basınç verilir ve akümülatör sabunlu suya batırılarak
kaçak tespit edilir. Genellikle bu tip kayıplar servis valfinin fazla
torklanarak yatağının aşınmasından kaynaklanmaktadır. Akümülatörlerde
oluşan diğer bir problem ise, akümülatörün içinde meydana gelen kaçaklardır.
Bu tip problemleri uçak üzerinde akümülatörün boşaltılıp veya şarj
edilerek tespit edilmesi zordur. Sistem basınçlandırıldığı zaman,
hidrolik akışkan piston contalarından sızarak pnömatik kısmı
doldurur. Sistem şarj edildiği zaman basınçlı gaz hidrolik kısmı
doldurur. Eğer bu tip sızıntı şüphesi varsa, servis valfi açılır.
Valf açıldığı zaman büyük miktarda kabarcık oluşuyorsa piston
contaları değiştirilmelidir. Servis valfi açlıdığında kabul
edilebilir miktarda sıvı çıkışı olabilir. Bu da pistonların dizaynında
yer alan yivlerin ve küçük hollerin içinde bulunan ve sızdırmazlığı
sağlayan sıvıdır. Bazen
piston silindir içerisinde sıkışabilir. Pnömatik basıncın değişmemesi
ve komponentlerin sistem basıncı uygulanmadan çalışmaması bu tip arızanın
belirlenmesini kolaylaştırmaktadır. Böyle bir durumla karşılaşıldığında
akümülatörün bağlantı kelepçeleri kontrol edilmelidir. Kelepçelerin
fazla torklanması sonucu silindir deforme olarak pistonun sıkışmasına
neden olabilir. Emniyet
Kuralları Enerji depolayan bu tip cihazlar daima potansiyel tehlike oluşturur. Pnömatik ve hidrolik sistemlere servis ve bakım yaparken, bakım kitaplarında yer alan spesifik pratiklere ve uyarılara uyulmalıdır. Kaynak : AMT Piston tip akümülatör |