KAZA SENARYOLARI

  Değerli Okurlarımız, yeniden Merhaba,

ARALIK 2007



Öncelikle ulusumuzun yaşadığı elim uçak kazasından duyduğum acıyı belirtmek isterim. Hepimizi yasa boğan bu felakette kaybettiğimiz canlarımıza rahmet, geride bıraktıklarına sabır ve başsağlığı diliyorum. Havacılıkta varolan en büyük risk gerçekleşti, bir uçağımız düştü. Bu kaza milletçe içimizi yaktı ve bizleri derin üzüntülere sevketti. Bu felaketin hemen akabinde ise genel karakterimizden kaynaklanan tatsız gelişmeler yaşandı. Hepimiz şüphesiz yakından takip ettik ama ben tespitlerimi sizlerle paylaşmak istiyorum.

Sevgili Dostlar, yaşanan acının hemen ardından, her zaman olduğu gibi, felaket tellalları ortaya çıkarak, değişmez senaryoyu oynamaya başladılar. Bir anda ortaya çıkan onlarca bilirkişi (!) yorumlama yarışına girdi ve yüksek havacılık, pilotaj, teknik, topografik bilgilerini konuşturarak kazaya açıklık getirdiler, sağolsunlar tebrikler...

Kimi usta yorumcu bu işe “kaderin oyunu derken”, bazıları ise “Amerika’ nın oyunudur” buyurdular. Bazıları pilotajdan dem vururken, birtakım çok bilenler, uçağın bakımsızlıktan düştüğünü iddia ettiler. Hatta MD uçaklarının nüfus ve sicil kayıtlarını inceleyip bu uçaklara “sabıkalı” damgası vuranlar da oldu. Kendilerini çoğu zaman ayrıcalıklı kişi zannedip, uçak hatta deniz otobüsünde dahi cep telefonunu kapatmayan pek çok yorumcu ise, olayın cep telefonundan kaynaklandığını haykırdılar. Gazetelerde yorum yapan, radyo ve televizyonlarda yayınlara katılan “çokbilir” ler, birkaç saniye ekranda görünmek veya duyulmak adına, olmadık senaryolar ürettiler.

Kıymetli okurlarımız, yaşanan bu tatsızlıklar bence otorite boşluğundan kaynaklanmakta. Şöyle ki, kamuoyuna tatmin edici açıklamalar yapılmadığı için toplumun üretken katmanları kendilerine göre senaryolar yaratmak durumunda kalmışlardır. Böylece mevzu dallanıp budaklanmış ve istenmeyen yönlere uzanmıştır. Hatta bazıları bu kaza sonucunda çeşitli nedenlerle kurumlara, şirketlere ve kişilere karşı biriktirdikleri nefreti açıkça dile getirerek kin kusmuşlardır.

Sevgili Dostlar, yukarıda anlattığım doğrultuda, ileri-geri, bilmeden yorum yapan, uyduruk teoriler üreten, ayrıca insanların acılı hikayelerinden beslenen, nemalanan herkesi ayıplıyorum, saygıya davet ediyorum.

Tabi bu arada sağ duyu ile bilgece hareket eder ve “kara kutular yorumlansın gerçek anlaşılacaktır” doğrultusunda yorumlar veren saygıdeğer dostları tenzih ediyor, ayrı tutuyor ve selamlıyorum.


Yüce Allah bize bir daha bu acıları tattırmasın, yaşatmasın, havacılık camiasının bir neferi olarak tekrar başsağlığı diliyorum, kaybettiklerimize rahmet olsun diyorum.


Tevfik KIRMACI

Başkan