|
|
Değerli dostlarım, sayın okuyucularımız yeniden merhabalar,Öncelikle dergimizin bu sayısının geç yayınlanmasından dolayı sizlerden özür diliyorum. Camiamız gündemi o kadar hızlı değişiyor ki, anlatmak için odaklandığımız konu kafamızda henüz şeklini bulmadan, kendimizi daha baskın bir mevzunun içinde buluyoruz. |
MART 2007 |
|
Bu yazımda biraz genel sıkıntılardan, bir miktar da güncel meşguliyetlerden bahsetmek istiyorum. Bilindiği gibi genel sıkıntılarımızdan birisi, lisanslarımızın dönüşümü. Avrupa Birliği Sivil Havacılık Otoritesi EASA, büyük gövde uçak bakım lisanslarının dönüşüm işlemlerini, Avrupa ülkeleri ve çevre ülkelerde gerçekleştirdiği halde, biz halihazırda bu dönüşümün nasıl olacağını tartışmakla meşgulüz. Ülkemizde “Teçhizat Lisansı” ismi ile anılan yetki belgelerimizin denk kategorilere oturtulması, yılan hikayesine dönmüş durumdadır. Sektörümüzde çalışanların ücretlendirme şartları genelde lisansa bağlı olduğundan, teknik gruplardaki herkes, Dünya ve Avrupa'da geçerli bir lisans edinebilmenin veya elinde lisansı olanlar, yetkilerini uluslararası alanda tanımlatabilmenin yollarını aramaktadır. Sevgili meslektaşlar, elde bulunan lisansların dönüşümü ve yeni lisanslandırmaların nasıl yapılacağının belirlenmesi amacı ile, yetkin havacılık kuruluşları ve havacılığın sivil toplum örgütleri bir araya gelerek büyük bir komisyon oluşturulmuştur. Bu komisyonda görev alan UTED, Sizin sesiniz olmaya devam etmektedir. En yakın zamanda, makul–mantıklı ve sivil havacılığımız adına kazançlı sonuçlara varmayı arzuluyor ve umuyoruz. Kıymetli arkadaşlarım, sürdürdüğümüz hukuk mücadelesi lehimizde karar ve uygulamalarla devam etmektedir. Pek yakında tüm dava sahibi katılımcılar olarak çabalarımızın meyvelerini toplayacağız. Teknik camiamız için oldukça geniş, istihdam açacağını bildiğimiz My Teknik bakım organizasyonunun hızlı adımlarla yola çıkmasını mutlulukla izlemekteyiz. Ülkemiz için hayırlı olmasını diliyorum. Saygıdeğer dostlar, Şehit kanı ile sulanan her karış toprağı için destanlar yazılan güzel vatanımızın, rengini kıpkırmızı Sakarya'dan, kandan candan alan şanlı bayrağımız, bayrağı için toprağı için çekinmeden düşüp orda kalanlarımız, şimdikilerimiz, gelecektekilerimiz , soy ağacımızdaki körpe dallarımız, her şeyimiz, şimdiye kadar görülmedik boyutta tehdit altında. Bu büyük tehdidi ancak birbirimizi severek sayarak, birbirimize güvenerek ve birlik olarak bertaraf edebiliriz. Ancak el ele vererek ayakta kalabiliriz. Gelecekte varolabilmek için geçmişi unutmamak gereklidir . Çanakkale'yi, Conk Bayırı'nı, Sakarya'yı, Anafartalar'ı , Kara Mehmetleri, Yahya çavuşları... Bir tarih yazarak ulusumuz varlığını devam ettiren dedeleri, nineleri, bir hilal uğruna batan güneşleri unutmayalım, unutturmayalım. Dostlar! bugünlerimiz, varoluşumuz için, bizim için canlarını seve seve veren bilinen bilinmeyen yerde nur içinde yatan tüm şehitlerimizi, emanet aldıkları şanlı bayrağımızı bu günlere kadar ulaştıran tüm ecdadımızı saygı, minnet, ve şükranlarla anıyor ve bu ulu değerleri bizlere emanet edenlere sonsuz teşekkürler sunuyoruz.
Hepinizi saygı ve sevgilerle selamlıyorum sağlık ve sıhhat içinde olunuz.
Tevfik KIRMACIBaşkan |
|